Süper Lig'de Çaykur Rizespor ile Fenerbahçe arasında oynanan karşılaşmadan sonra sarı-lacivertlileri taşıyan otobüsün kurşunlanması "Sözün bittiği yer" oldu. 7'den 70'e herkes artık yaşananlara isyan ederken Türk futbolunun tecrübeli kalemlerine konuyla ilgili fikirlerini sorduk. Olayı lanetleyen yazarlar, saldırının planlı olduğunu vurgularken acil çözümler alınması gerektiğini kaydetti. İşte ünlü yazarların görüşleri... Dünyaya rezil olduk
Daha hâlâ bazı şeylerin çok kimse farkında değil. Futbol aleminin en zayıf halkası olan yöneticilerin getirdiği noktadır, bu nokta! Tabii yöneticiler bunları yaparken futbolu yöneten federasyon da eyyam yaparak bu işe yardımcı olmuşlardır. Olayların üstünü kapatmaya kalkarsan, adaleti doğru dağıtamazsan, işte o zaman çok tehlikeli boyutlara gelir dün olduğu gibi. Senin dağıtamadın adaleti bu sefer sokakta dağıtmaya kalkarlar. Şu andaki iğrenç noktaya gelir. Bu iğrenç bir saldırıdır. Futbolcular küfür ederse, yöneticiler küfür ederse, seyirciler küfür ederlerse ve tüm bunlar gözardı edilirse, "Ne yapalım yani yapmışlar bir kere" denilirse, birileri duymazsa, birileri görmezse dün olduğu gibi hadi biz birbirimizi biliyoruz ama böyle dünyaya rezil oluruz.
Artık dibe vurduk / GÜRCAN BİLGİÇ
Büyük bir olayın kıyısından geçtik. Tüm Türkiye'ye geçmiş olsun. Bu olay Trabzon Emniyeti ve Trabzonluların namusudur! Silahı sıkanlar yakalanmadığı sürece malesef üstlerine kalacaktır. Çünkü artık olay tepkiyi geçti. Öldürmeye teşebbüse geldi. Açıklanacak yanı yok! Ülke olarak çok öfkeliyiz. Hepimizin ne dediğine çok dikkat etmesi lazım. Victor Hugo'nun dediği gibi, "Kuş gibi uçmayı, balık gibi yüzmeyi başardık ama insan gibi birlikte yaşamayı beceremedik" Artık dibe vurduk. Failler yakalanmadıkça da bu temizliği başlatamayız. Fenerbahçeliler ve Trabzonsporlular artık geçmişi mahkemelere teslim edip önlerine bakmalı ve eskisi gibi rekabet içinde yer almak için söylemler ve stratejiler üretmeliler.
Seçim öncesi planı / KEMAL BELGİN
Fenerbahçe kafilesinin Trabzon'a giderken yaşadığı menfur saldırının futbolun olgusu içinde gerçekleşmiş olduğuna ben inanmıyorum. Bu sanki çok iyi organize edilmiş, 2011'deki F.Bahçe ile Trabzon arasında meydana gelen ciddi çekişmeden yararlanılmış bir olay. Bunun bir örneğini 3 Temmuz vakasının yaşandığı günlerde Fenerbahçe taraftarlarının gösterilerine Beşiktaşlı, Galatasaraylı, Trabzonsporlular da formalarıyla katılmışlardı. Şahane bir şekilde o kalabalığı "Devlet otoritesi yoktur, bakın Fenerbahçe'nin de başına neler geliyor" filan-falan şekliyle 7 Haziran seçimleri öncesinde iyi bir malzeme olarak kullanılma organizasyonu yattığını sanıyorum. Yazıklar olsun demekten başka birşey yok. F.Bahçe'ye de, doktoruna futbolcusuna, yöneticisine, şoförüne, malzemecisine geçmiş olsun.
Futboldan soğudum / GÜRKAN KUBİLAY
Sahanın içinde olan teknik özellikleri değerlendirdim hep. Saha dışı çirkinlikleri, hem alanım, hem de ilgim dışıydı. Asıl işim İç Hastalıkları Uzmanlığı olduğu için de hayatım, insan hayatını kurtarmaya çalışmakla geçti. Ama ne zaman ki, doğrudan onlarca insanı öldürmeye yönelik Fenerbahçe kafilesi kurşunlandı, soğudum bu sektörden. İnsana nefret, yavaş yavaş verilen şırıngalarla bu seviyeye gelmişti demek. Ülkem bunları hiç hak etmiyor. Ve ben! Bu saldırıyı yapan sapık caniler ve onların zihniyeti yakalanmadıkça "Futbol köşe yazısı" yazmamaya karar verdim. Bu saatten sonra "Şampiyonluk" falan da hikayedir. Kişisel protestomdur. Kim ne ders alacaksa, alacaktır.
