Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) yeni başkanı Yıldırım Demirören'e dayandırılarak medyada yer alan ''CAS'a yapılan başvuru geri çekilirse talebin TFF tarafından karşılanacağı'' iddialarıyla ilgili soru üzerine Koç, ''Tam ne söylendi bilmiyorum. Varsayımlar üzerine de hareket etmek istemiyorum. Zaten Türk futbolunun medyaya bu şekilde ciddi anlamda mahkum olmasının arkasında da bunlar yatıyor. İnsanlar araştırmadan, soruşturmadan dibine inmeden ortaya bir şeyler atıyorlar. Başka insanlar bunlara, iyi niyetli yahut art niyetli, inanıyorlar. Böyle bir zincirleme olay, hiç olmayan bir olay büyük bir olaymış gibi gündeme geliyor. Dünkü olayın tam ne olduğunu bilmemekle beraber şu an bizim açımızdan dedikodusal bir bazda, gerçeği var mı yok mu bilmiyoruz. Böyle bir olay hakkında da yorumda bulunmak istemiyorum'' dedi.
Fenerbahçe'nin UEFA Şampiyonlar Ligi'nden men ediliş şeklinin hukuksuz olduğunu, sarı-lacivertli ekibin, suç tespit edilmeden, savunma hakkı kullanılmadan cezalandırıldığını ileri süren Ali Koç, CAS'ta, UEFA ve Türkiye Futbol Federasyonu'na dava açtıklarını hatırlatarak, ''Bizim bir CAS davamız var. Orada 45 milyon Avro'luk bir talebimiz var. Olur ya da olmaz bilmiyorum. CAS davalarında genelde, bu gibi paradigma değiştirecek davalarda CAS çoğu zaman UEFA'nın yanında olmuş ama biz burada elimizin çok çok kuvvetli olduğunu düşünüyoruz'' şeklinde konuştu.
Koç, CAS davasını geri çekip çekmeme konusunda bir pazarlık içinde olup olmadıkları şeklindeki soruyu şöyle cevapladı: ''Hayır, kimseyle öyle bir pazarlık içinde değiliz. Buradaki pozisyonlamamız, Fenerbahçe'nin çıkarlarını en iyi şekilde korumak için ne gerekiyorsa yapmak durumundayız. Bize CAS'taki savunmayla ilgili evrağı neden açıkladığımız için kızıyorlar. Biz bu malın sahibi değiliz. Dernek üyeleri tarafından seçilmiş bir yönetim kuruluyuz. Hesap vermek durumunda olan bir yönetim kuruluyuz. CAS davası devam etmektedir. Elimizin güçlü olduğunu düşünüyoruz. Herhangi bir pazarlık içinde değiliz. Bu süreçte Fenerbahçe'nin menfaatleri en çok neyi gerektiriyorsa o şekilde hareket edeceğiz.''
"3 RAKİBİMİZİN TOPLAMI KADAR...''Tahvil ihracıyla Fenerbahçe'nin neyi hedeflediği sorusu üzerine Ali Koç, 2013 yılından itibaren finansal fair-play uygulamasının gündeme geleceğini, bu uygulamanın Türk futbol takımları açısından kısa vadede sıkıntılı, orta ve uzun vadede ise çok faydalı olacağını kaydederek, şöyle dedi: ''Ayağımızı yorganımıza göre uzatmak durumundayız. Hazırlanabilecek miyiz o tarihe kadar? Sadece Fenerbahçe açısından konuşabilirim. Fenerbahçe bu tarihe kadar kesinlikle hazır olacaktır. Fenerbahçe Kulübü diğer rakiplerine nazaran finansal açıdan bakıldığında, yarattığı nakit akışıyla rakiplerine göre çok önde. Piyasa değerimizle baktığımız zaman diğer 3 rakibimizin toplamı kadar piyasa değerimiz var. 3 Temmuz'dan beri yediğimiz dayağa rağmen. 72 liraydı hissemiz, 36 liraya kadar düştü, şu an 43 lira. Fenerbahçe sadece bir futbol kulübü olmadığını son 5 yılda yaptığı yatırımlar ve elde ettiği başarılarla ispatlamış oldu. Son 10 senede ekilen tohumlar meyve vermeye başladı. Geçen yıl 5'i bir yerde diyorduk ama son 5 seneye bakınca hep bir branşta eksik kalıyorduk. Tesadüf olmadığını da artık gördünüz. Şampiyonluklar kazanmak, en iyi oyuncuları almak ciddi yatırım gerektirir.'' Hem kısa vadeli borçları kapatmak hem de uzun vadeli yatırımlar yapmak için kafalarında kurguladıkları planlar içinde tahvilin de düşünülen modellerden bir tanesi olduğunu anlatan Koç, 3 Temmuz sürecinden sonra Fenerbahçe Sportif AŞ'nin hisselerinin ciddi oranda düşmesiyle, halka arzın iyi zaman olmadığını düşündüklerini ve böyleci tahvil ihracının gündeme geldiğini aktardı.
''FENERBAHÇE'YE HÜCUM EDEN BİR MENTALİTE, GÖRÜYORUM Kİ TAHVİLİMİZE DE HÜCUM EDİYOR''
FENERBAHÇENİN VE KENDİSİNİN GELECEĞİAli Koç, ''Fenerbahçe'nin geleceği ve kendi geleceğinizle ilgili ne düşünüyorsunuz. Bundan sonra nereye gidecek'' sorusuna, ''Fenerbahçe'nin geleceğinin iyi olacağını düşünüyorum. Bu sıkıntılı sürecin bizi 1-2 sene yoracağını ancak hem finansal hem de kenetlenme açısından çok daha kuvvetli çıkacağımızı düşünüyorum. Fenerbahçe Kulübü çok büyük bir camia, her zaman yönetici, başkan bulunabilir'' dedi.
''Ali Koç iki sene sonra kendisini nerede görüyor?'' sorusuna Ali Koç, ''Öyle şeylere hiç girmek istemiyorum. Bununla ilgili düşüncemi daha önce söyledim. 3 Temmuz 2011'den beri biz çok yorulduk, üzüldük, sıkıldık. Herkesin ailesi endişelendi, ne oluyor ne bitiyor diye. Benim ailemin bana söylemi var. 'Bize gemiyi terk etmek yakışmaz. Görev süresi bitene kadar bu işi yapacaksın, ondan sonra da bize daha fazla bu konuyla ilgili gelme' gibi bir söylemde bulundular. Ben de bu süreçte doğru bildiğimi inandığımı yapmaya çalıştım. Nihat Özdemir Bey'in liderliğinde gördüm ki zaman zaman fikir ayrılıklarımız olsa da en iyisini yapmak için azami mücadele verdik'' şeklinde cevap verdi.
''SPORCULAR DA FEDAKARLIK YAPMALI''Türkiye'deki futbolcu ederlerinin yüksek olduğunu düşünüp düşünmediği de sorulan Koç, ''Türkiye'deki tüm kulüplerin şu an ciddi finansal sıkıntısı var. 2013'e şurada çok az bir süre kaldı. Baktığınız zaman tüm kulüplerin bu konuda ciddi sıkıntıları var. 3 Temmuz'dan dolayı yayıncı kuruluş ödemelerini bana sorarsanız haklı nedenlerden dolayı ertelemek durumunda kaldı. Orada gördük ki hepimiz sıkıştık. Bilhassa Anadolu kulüpleri bizden daha fazla sıkıştı. Nefes alamayacak konumlara gelindi. Fenerbahçeli sporculara da buradan sesleniyorum. Taraftarlar fedakarlıklarını yapıyorlar, sizler de fedakarlık yapmalısınız, her türlü fedakarlığı yapmalısınız. Çünkü bu nakit akışları, bu kaynaklar kolay kolay bulunmuyor. Bugünkü rakamların ileriye dönük olarak düşmesi gerekecektir. Şu günkü rakamlar sürdürülebilir değil'' şeklinde konuştu.




