Sezon başında 'ümitsiz' yorumlar yapmak beni üzer ama serde gazetecilik varsa, acı gerçeği en yalın haliyle haykırmak zorundayız; Beşiktaş, Demba Ba'nın arkasına çok iyi bir 10, hatta 10.5 numara almazsa sezonu açmadan kapatmış olur. İngiltere'de yoğun bir kamp programı yaşandı. Bilic'in basına açtığı 6 antrenmanla birlikte, 4 de maç izledik. Tüm bunlar sonucunda ortaya çıkan manzara hiç de iç açıcı değil.
Korkuyorlar, risk almıyorlar
Takım garip şekilde yan ve geri pas yapmaya başladı. Garantinin de garantisini oynamaya çalışıyorlar, yani topu en boş arkadaşlarına atmaya çalışıyorlar ki, bu korkmak, risk almamak demektir. Demba Ba gerektiği şekilde beslenirse Beşiktaş'ın sezon boyunca tüm hedeflerinin içinde kalmasına sağlayabilir. Ancak, son Mainz maçında 45 dakikada bir tek pas alabilidiğini hatırlarsak onun da işinin zor olduğunu söylemek zorundayız. HA BABAM DEmBABAm oynayan bir takımda Senegalli'nin de işi zor. Garip olan, Beşiktaş için hayati önem taşıyan 10.5 numara konusuna bir çözüm bulunamamışken, transferde stoper ya da sağbek peşine düşülmüş olmasıdır. Masada ekmek yokken, masa örtüsünün hangi desen de olacağını tartışmak gibi bir şey bu. Sanırım yeterince can sıktık (!) Şimdi biraz da bizim penceremizden olumlu görünen konulara geçelim.. Önder Özen'in 'beklenen' istifasının ardından kamptaki ortamı ben de merak ediyordum. Şunu net söyleyebilirim ki, harika bir ortam vardı… A Takım Sorumlusu, "Nükleer pozitif enerji deposu" Mete Vardar'ın gayretleriyle son yılların en keyifli kamplarından birinin yaşandığını söyleyebilirim. Vardar, zekası ve sıcak kanlılığıyla önemli bir boşluğu doldurdu.
Transferdeki tutukluk can sıkıyor
Orman yönetiminin transferde geç kalmış olması ve Feyenoord maçına 'acil' konumundaki 10.5 numaranın yetişmemiş olması büyük bir hatadır ve bu hatanın faturası Şampiyonlar Ligi ön elemesinde ödenecek gibi görünüyor. Biraz, 'Bulgar radyosu' havasında bir yazı olduğunun farkındayım ama yönetimin transferdeki tutukluğu bizim bile heyecanımızı törpüledi. Yani; kral çıplak!
TURGAY DEMİR
