HEPSİ
    30 Ağustos 2014, Cumartesi

    Türkiye ikiye bölündü

    Şampiyonumuz belli oldu. Nihayet kabul ettin. Ben sana haftalardır şampiyon belli diyorum.

    -Son 5 yılda Fenerbahçe son hafta iki şampiyonluk bıraktı. Bu nedenle olsa gerek son haftaya kadar geldik. Ama bu defa Fenerbahçe, Sivas'ı mağlup ederek kupaya ulaştı ve takipçisi Trabzonspor ikinci oldu.
    Bir defa Fenerbahçe'yi kutlamak lazım. Bunu artık Türkiye'nin öğrenmesi lazım. Senelerden beri bu ülkede hiçbir takıma ağız tadıyla şampiyonluk yaşatmadık. Bütün bir sene içinde her şey olabilir; hakem hatası olabilir, oyuncu hatası, yönetici hatası, federasyon hatası, medya hatası, o hatası, bu hatası olabilir. Ama iş bittiği zaman, 'Kutlarım' demeyi öğrenmemiz lazım.
    Şimdi Trabzon'dan sesler geliyor: "Bizim puanlarımız şerefli!" Geri zekalı değilsen ne demek istediğini anlıyorsun: 'Benim puanım şerefli' diyorsam ben geri kalan puanlara en azından 'Şerefsiz' demiyorsam da 'Şüpheli' diyorum demek ki!.. Bu iş bitti.

    LAF SÖYLEMEK AYIP ARTIK
    Fenerbahçe diyelim ki iddia edildiği gibi 'Şerefsiz puanlar' aldı. Trabzon, ikinci yarı başlarken kaç puan öndeydi Fenerbahçe'den; 9. Fener 2 puan da Bursa'ya kaybetti mi; etti 11.
    Trabzon bu 11 puanı neden kaybetti? F.Bhçe istediği kadar şerefsiz puan alsa, tonla paralarla, tehditlerle, şantajlarla; alacağı puan belli. Parayı bastırınca 5 puan vermiyorlar, 3 puan veriyorlar. 17'de 16'da değil, 17'de 17 yaptı Fenerbahçe... Yine de Fenerbahçe'nin şampiyon olması için Trabzon'un 9 puan kaybetmesi gerekiyor.
    Senin kaybettiğin 9 puana bakmayıp, Fener'in kazandığı puanlara laf söylemen ayıp artık... 'Ben bu 9 puanı nasıl kaybettim? Yarıştan neredeyse vazgeçmiş, çekilmiş Fenerbahçe'yi potaya nasıl soktum? Nasıl iddialı hale getirdim? Bunun hesabını yapacağına; 'Kahrolsun Fener' demek kolay!..
    Ama işin ikinci yanı da şu; 'Kahrolsun Fener' diyenler sadeceTrabzonlular değil. Fenerbahçeli olmayan herkes...
    Maç günü Ortaköy'de oturuyorum. Yüzlerce kişi geldi yanıma... Bunların hepsi iki gruptu; Fenerli olanlar ve Fenerli olmayanlar... Fenerliler-Trabzonlular, Fenerliler-Galatasaraylılar, Fenerliler-Beşiktaşlılar değil...
    Biraz konuşunca adamın hangi takımı tuttuğunu anlıyorsun.
    Fakat hepsi Trabzon şampiyon olsun istiyor.
    Yahu sanane!..
    Senin takımın 7., senin takımın 9., 10. sırada... Sana ne Fener olmuş, Trabzon olmuş... Şimdi ama Türkiye'nin bütün statlarında, Fener Başkanı'na ve Fenerbahçe'ye sövülüyor. Türkiye'nin Fenerbahçeli olmayan bütün insanları 'Bana ne benim takımımın iddiası yok, kim olursa olsun' demiyor. 'Fener olmasın' diyor!
    Rakibi Trabzon olduğu için herkes Trabzon'u tuttu. Çatladıkapıspor olsaydı, tüm Türkiye onu tutacaktı. Geçen sene bütün Türkiye'nin Bursalı olduğu gibi... Fenerli olanların dışında...
    Fenerbahçe kulübünün de yönetiminin de başta Aziz Yıldırım olmak üzere bunun sebebini araştırması lazım.
    Türkiye'de insanlar niye Fenerbahçe'den nefret ediyorlar?
    Niye Türkiye'yi biz ikiye böldük; 'Fenerli olanlar ve Fenerli olmayanlar' diye...
    Türkiye'de 300 takım var. Manisasporlu, Niye, "Fener olmasın?" diyor. Hataysporlu, Niye "Fener olmasın?" diyor.
    Kartallı, Pendikli, Niye "Fener olmasın?" diyor. Bu havayı değiştirmeleri gerekiyor. Şampiyon da oldular; kutlasınlar, kutlayabildikleri kadar... Ama o kutlamalar bitince de doğmuş Fenerbahçe nefretini bitirmenin yollarını aramaları lazım.
    Evvelden böyle bir şey yoktu.

    KÖYLERE VARINCAYA KADAR
    -Söylediğiniz nedenler tabii önemli ama öteki taraftan da şampiyonluk için mücadele eden iki takım kaldı. Bu da Fenerbahçe'yi tutmayanların Trabzon üzerinde birleşmesine yol açmış olabilir mi? Beşiktaşlı'yı, Galatasaraylı'yı bir derece anlayabiliyorum. Bunlar çünkü üç büyükler... Sivas maçına kadar Galatasaray'ın 17, Fenerbahçe'nin 17 şampiyonluğu vardı, toplamda... Fener kazanırsa, Galatasaray'ı geçecek. 'Fener şampiyon olmasın' isteyebilirler. Bir mazereti var. Ama Kayserisporlu niye Fenerbahçe'nin şampiyon olmasını istemiyor? Niye yani! Onların hiçbir sebebi yok.
    Köylere varıncaya kadar... Köy kahvesinden insanlar, hiç hayatında Trabzon'u görmemiş, duymamış insanlar Fener şampiyon olmasın' diye bekliyor. Bu havanın bitirilmesi için kollarını sıvaması lazım.

    DÜŞMANLIĞA DÖNÜŞTÜ
    -Gökhan Gönül maç sonrası, "Bu şampiyonluk Türkiye'nin 4'te 1'ine hediyemizdir" dedi. Bununla beraber, Fenerbahçeli oyuncular, "Biz bize yeteriz" yazılı tişörtler giydiler. "Bu nefret giderilmeli" diyorsunuz ama Fenerbahçe bu ayrımdan şikayetçiymiş gibi görünmüyor.
    Bu yönetimin, bu Aziz Yıldırım'ın yarattığı hava... Bu havayı Aziz Yıldırım yarattı, ondan evvel bir şey yoktu.
    Ali Şen, "Fenerbahçe düşmanları, Fenerbahçe düşmanları" diyerek "Düşman" lafını sporda ilk telaffuz eden kulüp başkanıdır. Ezeli rekabet bu lafla birden düşmanlığa dönüştü. Durduk yerde "Fenerbahçe düşmanları" diyerek Fenerbahçe düşmanı yarattı. Aziz de yangına körükle gitti. Son iki başkanın dönemindedir...
    Ondan evvelini ben yaşadım, biliyorum. 50 yıllık gazeteciyim.
    Böyle bir şey yok. Fenerbahçe-Galatasaray maçı biterdi, Fenerbahçeli, Galatasaraylı futbolcuyu Beyoğlu'nda kol kola yürürken görürdük. Gündüz oynanırdı maç... Ben maçtan sonra Ankara'dan gelir, Beyoğlu'na çıkardım.
    Bizim babalar da orada kol kola dolaşıyorlar. Aynı otelde, Moda'da, Mona Polas'ta kampa girerlerdi.
    Ama bu "Fenerbahçe düşmanları", "Fenerbahçe düşmanları" lafları, arkadan da Aziz Yıldırım'ın hali tavrı işi bu hale getirdi.
    Şimdi "Biz bize yeteriz" diyen Gökhan Gönül kardeşim, sakat değilse 3 Haziran'da milli takımda olacak.
    6 tane Galatasaraylı var orada. Beşiktaşlı var, Trabzonlu var. Ne demek "Biz bize yeteriz!" Bu lafı söyleyen birisi olarak nasıl oynayacak bu maçta?

    KONUŞTURAN AZİZ YILDIRIM
    -Aslında bu slogan bölünmüşlüğü biraz daha tescilledi sanki!.. Tabii. Balık baştan kokuyor. Aziz Yıldırım istediği her şeye hâkim oluyor.
    Bugün en düzenli stadyum Fenerbahçe'de değil mi? Mum gibi Fenerbahçe amigoları.
    Merdivenlerde bir kişi görüyor musun Fenerbahçe maçlarında.
    Pırıl pırıl tribünler... Aziz Yıldırım'ın istemediği hiçbir şey o kulüpte olmaz.
    O formaları yaptıran da Aziz, giydiren de Aziz, Gökhan'ı öyle konuşturan da Aziz; ben sana söyleyeyim.
    Onun için artık şampiyon da olduklarına göre Aziz Yıldırım'ın, Fenerbahçe düşmanlığını kaldırmaya yönelik adımlar atması gerekiyor. Bu ülke sporunun düşmanlığa tahammülü yok. Bu ülke yeterince bölünme sebebine sahip zaten. Bunun içine 'Fenerliler ile Fenerli olmayanlar' bölünmesi koymasın kimse...

    EN BÜYÜK PAY BENİM
    Karşılaşma 4-3 sona erdi. 91. dakikada gelen ve Fenerlileri strese sokan bir gol de var. Sivasspor'un ve kaleci Korcan'ın performansını nasıl buldunuz?
    Efendim, 4-3 de olabilir, 4-0 da olabilir. Yani komplo teorisi kurduğun zaman 4-3 çok güzel bir skor herkesi ikna etmek için... Trabzon gibi 4-0 yensen bu maçın şike olmadığını söylemen zor. Ama 4-3 yenersen bak!.. Komplonun sonu yok.
    Şimdi elde görüntüler var. Korcan'ın yediği gollere baksınlar, Zalad'ın yediği gollere de baksınlar.
    Zavallı Zalad Türkiye'de oynamış 'en şerefsiz kaleci' ilan edildi!..

    SELÇUK'UN ŞUTUNU MU YER!
    Onun için komployu kurmak isteyenin önüne geçemezsin. Hepimiz kurduk, hepimiz neler söyledik. Ama bitti artık... Sen istediğini söyle...
    Şimdi Fener'le anlaşsan, paraları cebine koysan...
    Kasten gol yiyecek olsan, Selçuk'un şutunu mu yersin; Stoch'un şutunu mu?
    Stoch'un şutunu yese kim ne diyebilir Korcan'a?
    Sen karşı karşıya Stoch'un aslanlar gibi şutunu kurtar, ondan sonra Selçuk'un 40 metreden attığı sallana sallana gelen topu ye!..
    Korcan'ın geri zekalı olması lazım. Kaleci anlaşmışsa hangi golü yiyeceğini bilir ya...
    Çocukların bile 'Bu gol yenir mi?' dediği golü yer mi para almış bir kaleci? -
    Korcan konuşuluyor ama Volkan da belki de sezonun en kötü gollerini yedi.
    Tabii... Onun için diyorum; komplonun sonu yok. -
    Fenerbahçe'nin şampiyonluk başarısında kimi en üste koyuyorsunuz?
    Kendimi... Sene başında Aykut, Alex'e "Kendine takım ara" derken ve başta Hürriyet bütün gazeteler, "Aykut Kocaman, Fenerbahçe'de devrim yapıyor. Artık koşan takım yaratacak. Bundan böyle sahada koşmayan Alex yok" derken, Alex'i dışlamışken, aç sayfalarını, "Türkiye'de, Alex'siz Fenerbahçe olmaz" diyen kim?
    Azılı Fenerbahçe düşmanı Hıncal Uluç!.. Sebebini de izah ediyorum:
    Alex'e niye ihtiyacı var Fenerbahçe'nin!..
    Duygusal olarak falan değil. Kaç gol attı Alex? Kaç gol attırdı? Fenerbahçe'nin şampiyonluğunda başrolü kim oynadı? O zaman Aykut Kocaman mı daha etkili Fenerbahçe'nin şampiyonluğunda; Hıncal Uluç mu?

    BATIRMAK İÇİN YAPIYOR
    Tabelacı medyam var benim... Olayları analiz etmiyorlar, önce Fenerbahçe objektifinden bakıyorlar sonra da tabelaya bakıyorlar, yazıyorlar. O devirde bir tane yazı hatırlamıyorum ben; 'Aykut hoca ne yapıyorsun?
    Alex'siz Fenerbahçe olur mu?' diyen.
    Ben "Alex kalmalı, oynamalı" dediğim zaman da "Bu adi Galatasaraylı! Fenerbahçe'yi batırmak için mahsustan böyle konuşuyor" diyorlardı. "Aykut hocaya muhalefet edelim, Fener'e fesat sokalım" diye benim casusluk yaptığımı iddia ediyorlardı.
    Ne oldu? Şimdi ben iddia ediyorum ki Fenerbahçe'nin şampiyonluğunda Aykut Kocaman'dan daha fazla rol oynadım.

    ARTIK FENER'İN GAZETESİ DEĞİL
    Maç öncesi birçok spekülasyon yapıldı. Hatta Fenerbahçe forması giyenlerin sahaya girerek, maçın yarıda kalması için olay çıkaracağı şeklinde bir iddia vardı.

    Hürriyet'e inanamıyorum. Hürriyet'in son haftalardaki yayınlarına inanamıyorum. Yani Aziz Yıldırım, Hürriyet'i hedef gösterdiğinden beri Hürriyet "Yok efendim. Bakın biz nasıl Fenerli'yiz!" demeye uğraşıyor adeta!.. Ercan Saatçi fanatik bir Fenerli'ydi. Benim de yakın arkadaşım. Çok da severim. Ama Ercan'ın zamanında bu kadar Fenerli değildi Hürriyet ki olsa mazur görürdüm.
    Adamın hayatı Fenerbahçe. hürriyet.com.tr Türkiye'nin en çok tıklanan spor sayfası.
    Yani fener.com hikaye hürriyet.com.tr'nin yanında...
    Çünkü hürriyet.com'un başında Sabah gazetesinden yakından tanıdığım arkadaşım Meriç Tuncavar.
    Adam bunları gizli yapmadı. Yazdı bizzat... Sabah spor servisini yönetirken 'Fenerbahçe'yi, şampiyon yapmak için nasıl gazetecilik yaptıklarını, Sabah'ın manşetlerini nasıl bilinçli attıklarını' yazdı.
    Mesela Galatasaray o hafta Bursa'ya maça gidecek.
    Adnan Polat, futboldan sorumlu asbaşkan. Salı günü şu manşet ile çıkıyor Sabah; "Adnan Polat, 'Şeftaliyi yaracağız' dedi!" Bütün Bursa çıldırıyor. 'Adnan Polat nasıl böyle bir laf eder' diye!.. 'Halbuki Adnan Polat'ın böyle bir laf ettiği yok. Bu haberi biz uydurduk' diyor. 'Bursa'yı Galatasaray'a karşı tahrik etmek için...' Yani bunu ben söylemiyorum; kendi söylüyor. Anılarını yazdı.
    Kendi söyledi.
    Şimdi bu Meriç, hürriyet.com.tr'de... O hürriyet.com'un haberleri de 'Fener haberi' diye Hürriyet sayfalarında... Milliyet bir haber yaptı yer yerinden oynadı. Niye yer yerinden oynadı? Çünkü Milliyet'in sahibi artık Yıldırım Demirören. Aziz Yıldırım ilan etti ki "Milliyet artık bizim gazetemiz değil!" Bu geriye dönük bir itiraf. "Bizden çıktı" diyor yani... "Bu haber doğru değildir" demek başka bir şey "Artık bizden değil" demek başka şey!..

    • Hıncal Uluç Hıncal Uluç
      1. 24 Mayıs 2011, Salı
      1. E-Posta: hincal.uluc@sabah.com.tr
      1. SMS: yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder.
        Yazarın KODU boşluk bırakıp, MESAJINIZI yazıp, 4122'ye gönderin.
        Örnek: Hıncal Uluç'a mesaj göndermek istiyorsanız.
        boşluk bırakıp, mesajınızı yazıp 4122'ye gönderin.
        Tüm operatörlerden servis 1.60 TL olarak ücretlendirilir.
        Servis sorgulamalı bir servis olup iptali yapılamaz.
        Müşteri Hizmetleri: 0216 531 73 73
      1. Gönder
        Yazdır
      2. A-
        A+