- 12 Eylül 2013 | Perşembe
Allah'ın tokatı(!)
Kurgulasan olmaz... Japonya'nın kazanması garantiydi. Çünkü; ilk turda Madrid'e giden oyların ikinci turda -neredeyse tamamının- Japonya'ya ekleneceği çok belliydi, 2024'ün Avrupa Kıtası'nda olması için bu bir zorunluluktu. Kurgulasan olmaz... Ama birileri bize ''İstanbul, Tokyo ile finale kalırsa Olipiyat'ı alır'' demişti ve -ben dahil- hepimiz, bu sevimli kehanetin şevkatli kollarına bırakıp uykuya dalmıştık.
Kurgulasan olmaz... Nedense bahis siteleri son gün Tokyo'nun kazanmasına ortalama 1'e 1.4, İstanbul'unkine ise 1'e 11 veriyordu.
1 Hafta önceki kazanana oynayanların katsayıları Tokyo için 1.5, bize 2.5, Madrid içinse 6.5'tu. Kurgulasan olmaz...
Ama bunların hepsi de -nedense- oldu.
Zaman içerisinde bu işin muhasebesi artan ivmeyle görülecektir şüphesiz. Benim aklıma gelen ilk soru; ''Tokyo ile finale kalırsak bizim kazanacağımızı bize İLK kim söyledi''... Kendisiyle bir görüşmek isterim şahsen. Ben, bana ilk söyleyeni biliyorum ama onu en fazla kendimi suçladığım kadar yorabileceğim. Ortak suçumuz; birkaç tuhaf bahaneyle bize sunulan cümleye inanıvermek. Yapabileceğimize inanmaya da Olimpiyat'a ev sahipliği yapmak kadar muhtaçmışız belli ki... Kurgulasan olmaz...
Bununla bağlantılı olarak şu soru geliyor aklıma hemen; ''bize Tokyo ile finale kaldığımızda Olimpiyat'ın bizim olduğunu söyleyen kişi, şu an ne söylüyor?''... Aslında sormaya hiç gerek yok; ''2024'ü değil, 2028'i Avrupa'ya verecekler, eminim.
Çünkü;...'' dediğini duyar gibiyim. Keza o da bizim adaylığımızdan çok yorgun düşmüş olabilir. Hadi ben ''salaklık yapıp, inandım'' der geçerim de, konuyla doğrudan ilgili, yetki ve sorumluluk sahipleri ne diyecek? Onlar nasıl inanmış bu zırvaya?
Kurgulasan olmaz... "
Devam" dememiz gerek
Global Lobi Şirketleri ve sponsorların, IOC ve benzeri yapılardaki (BM, AB, FIFA vs) etkileri çok belirleyici. ''Hamam giren terler'' misali, aday olarak sahne aldıysak gereği yapılmalıydı elbet. Ben bu boyutta bizi kayba sürükleyen bir ihmal veya yanlış tercih saptamadım. Sunumlarda da belirgin bir sıkıntı ya da eksik gözlemlemedim. düşünmüyorum.
Esas sorun ''Global Türk Şirketleri''nin azlığı ya da IOC gibi mecralardaki -son derece- düşük etkinlikleri sanki, buna ''Lobi Faaliyeti'' yapanlar da dahil.
Düşünsenize, TMOK olarak, bırakın yurt dışını, sadece yurt içindeki strateji için bile el sıkışacağınız -gerçek anlamda- bir ''Türk Lobi Şirketi'' yok. Neyse, bu konu bitmez, bitmemeli de... Her sporsever, her spor endüstrisi çalışanı, her İstanbullu'nun demesi gerektiği gibi ben de ''devam'' diyorum.
2024 için vakit kaybetmeden kollar en kısa zamanda sıvanmalı. Mesela; bir çalıştay yapmakta fayda var diye düşünüyorum; ''Neden kaybettik, nasıl kazanırız?'' vb... Unutmayalım; kurgulamayınca, kesin olmaz...