- 09 Nisan 2026 | Perşembe
85’te İcardi
Bundan on gün önce, "...bir rüya gördüm; İzmir'de, sarı saçlı Galatasaray santrforu, Sane'nin ortasında uzak direğe harika bir kafa golüyle takımını 1-0 öne geçirdi, gol sevincinde 'gururla' kaptanlık bandına baktı" deseydi biri aklıma ilk gelecek isim, Mauro İcardi olurdu. Ama o isim; Barış Alper Yılmaz'dı. Okan hoca sahaya ilginç (hatta beklenmedik) bir on bir sürmüştü. İlkay, Lemina ve önlerinde "forvet arkası" oynayan Asprilla tercihleri hayli dikkat çekiciydi. Kante ve Nwakaeme gibi isimlerin ön plana çıktığı haftalarda, gözler İlkay Gündoğan performansındaydı.
İlk yarıda şansın da yardımıyla Allan'ın kendi kalesine attığı golde Alman pasaportlu yıldız iyi performansını, skora etki ederek süslemeyi başarmıştı. İlk yarı sonunda soyunma odasına iki farklı üstünlükle giren sarı kırmızılılar beklenenden rahat bir maç çıkarıyordu. Ta ki, ikinci yarış başlangıcıyla beraber başlayan Göz Göz baskısı hemen Juan'ın skoruyla meyvesini vermişti.
Buruk, Sara ve Jakobs'u sahaya sürerek, adeta abondone olan takımına soluklanma şansı verdi. Ev sahibinin baskısı seyrelse de gole yakın olan taraf olma kimliğini korudu. 75. dakikada "tecrübeli kurt" Lemina, Sara'nın kornerinde bomboş kaldı ve cezayı kesti. Skor artık 1-3'tü ve Göztepe'nin direnci kırılmıştı. İlk yarıdaki oyunuyla galibiyete koşan Cimbom, ikinci devrede mağlubiyeti fazlasıyla hak edecek kadar kötüydü. Kafile İstanbul'a dönerken, Janderson'un maç 1-2 iken boş kaleye kaçırdığı pozisyonun gol olma ihtimalini düşünmüştür, en çok. Eminim ama ispatlayamam. Okan hocanın İcardi'yi 85'te oyuna alabiliyor olması bu maçı kazanması kadar önemliydi.