Süt hala beyaz!

Özlediğim geçmişe dönebilme ihtimalim elbette yok ama futbolun asaletli yanını ve eski güzellikleri hatırlatmakta yarar var.
Pisliklerin temizlenmesi adına verilen mücadele anlamını kaybetmesin diye.
Kirli eller izlerini silemeden hesap versin diye! O ahlaksızları gördüğüm zaman; "siyah beyaz güzelliklerde keşke maziye kesilseydi biletler" diyorum da hangi yaralı kuş dönmüş geriye!

Sosyal terbiyenin en değerli olduğu yıllarda çocukların kahramanıydı futbolcular. Sosyal medya mezbahası kurulmamış daha, popüler olmak ve "malı götürmek için" gazetecilik mesleğini linç edenler köşeleri kapmamış. Çocuklar sakız paketlerinden çıkan futbolcu kartlarını takım ayırmaksızın biriktirirdi. Hiç bayramlığı olmamış bir çocuğu süslü mağaza vitrinini izlemekten bile alıkoyan sevginin sembolüydü o kartlar.

O zamanlar futbolcular kitap okurdu.
Kültürle ve aydınlıkla barışık yaşarken, rakip kulüplerdeki her futbolcuyla da arkadaşlık yaparlardı. Ne tükürmek ne rakibinin bileğine basmak!
Yoksul mahallelerin orta yerinde bile tiyatrolar olurdu. Yıldız Kenter'in oyununa bilet bulabilmek için saatlerce kuyruk bekleyenler vardı. İdil Biret gibi dünya çapında bir piyano sanatçımız vardı. Metin Oktay'ımız, Lefter'imiz, Baba Hakkı'mız vardı. Kulüplerin başındaki zarafet sembolü başkanların eli de temizdi yüreği de!

Sonraki yıllarda futbolda tribün nefretine komuta eden adamlar çıktı. Rakip olsalar da birlikte maç izleyen tribünleri böldüler, insanları birbirine düşürdüler. Para insanların en büyük ahlaksızlığı haline geldi.
Hakemler, futbolcular, yöneticiler, kara para kasaları medyadaki trolleri de arkalarına alıp ahlaksız bir düzen kurdular. Sahanın ortasında asaletin canı çıktı, sahneye hakem kılıklı "cansız bombalar" çıktı. Meslek onurunu satan bahis çeteleri, kara para kasaları zıvanadan çıktı.

Bizler medyada ipini sahibine teslim eden kuklaları gördük, onurlu insanların ekmeğiyle oynanırken onlara yağlı kazaklar örüldü. Ne şampiyonluklar gördük, oynadıkları kirli roller tespit edilen hakemler meslekten menedilip tarih önünde "suçlu" bulundu. Ne kabadayı teknik adamlar gördük o kirli hakemlerle gurur duydu.
Onlar gözden düşerken bile ayakta kalmak için her türlü organize işleri hala sürdürüyor. Sonuç olarak kötülüğün ve medyadaki yağcılığın palazlanması yüzünden bugünlere gelinmiş, asalet ertelenmiş belki de tarihten silinmiştir.

Bazıları kazanarak yaşar, bazıları kaybederek. Kazanmayı sadece para zannedenlerin neler kaybettiğini hesaplayacak bir makine yoktur.
Onların da böyle derdi yoktur ama ortada suçluların saadet zinciri vardır. Kara para çeteleri, bahis yarasaları futbolun içinde bu kadar güçlenmişken, ne yani "bu ülkede süt hala beyaz" diye şükredelim mi?
Yükselen değerin alçaklık olduğu bir ülkede, "bir insan evlatlarına şerefsiz lokmayı nasıl yedirir?" diye sorup duruyoruz da belki de onlarınki gerçek hayat bizler hayal ürünü yaşıyoruz.

Güzel bir insanı kaybettik.
Galatasaraylı Gökmen Özdenak. Köşe yazarlığı yaparken birlikte çalıştık, seyahatlere birlikte gittik. Harika bir yüreği vardı, saflığını yitirmemişti de insani duyguları zirvedeydi. Kimseyi incittiğini ve hiçbir saygısızlığını görmedim, onunla sohbet etmenin bile bir tadı vardı. Biliyorum ki bu güzel insan eski güzellikleri çeken faytonların içinden sevdiklerine el sallamıştır, giderken bile.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.