Kronik!

Hakkı Yalçın hakki.yalcin@fotomac.com.tr
Konyaspor'un Fenerbahçe'yi yenmesi bir teknik adam ustalığı isterdi, İsmail Kartal bunu gösterdi.
Fenerbahçe'nin Konyaspor'a yenilmesi "ne oldum delisi" bir teknik adam isterdi, Erol Bulut da bunu gösterdi.
O zaman derim ki, "Sayın Erol Bulut! Siz bu takımı hazineye götürecek kaptanlığa sahip değilseniz bu takımın sizin için hazine olması mümkün olmayacaktır!"

***

Bana da "hoop" derler, "daha ilk yenilgide bu eleştiri acımasız değil mi?" "Hayır" derim, "bir yolculukta sihir bozulduysa, o sihri bozanın işaret edilmesi yolun devamı için gereklidir." Bir maç iyi oynamakla ertesi hafta ayaklarına dolanmak arasındaki çelişkide kayıplar da kaçınılmazdır.
Takım farklı galip durumdayken yapılması gereken oyuncu değişiklerini "maçı zora sokmak için" kullanan bir teknik adamın yanlışları yenilginin öznesiyse.
Hayallerin tahtına oturmakla gerçeklerin inşaatını yarım bırakmak arasında harcanmış nice sezonu işaret ederim.
Erol Bulut'un yanlışlarıyla Saracoğlu'ndaki Hatayspor ve Konyaspor maçlarında 5 puan güme gittiyse, sezon sonunda o puanların bir tanesinin bile elmas değerinde sayılacağını şimdiden beyan ederim.

***

Doğaldır ki bir haftalık liderlikle gelen abartılı masalların yanında gerçeklerin hükmü yok.
Oysa Fenerbahçe'nin eleştirildiği için değil daha iyisini yapamadığı için kahreden futbolculara ve teknik adamlara ihtiyacı var.
18 transfer yapmış olmanın şampiyonluk için gerekçe sayılmasından önce takımın rayına oturması gerekiyor.

***

Lig yolculuğunun başında sıkıntı yaşayan rakipler kendilerini çoktan onardı liderlik kapısına dayandılar.
Başakşehir sezon başındaki takım değil, şampiyonluk apoleti bu sezon da neler yapabileceğinin teminatı sayılmalı.
Galatasaray fırtınayı atlattı ve bundan böyle yenilmesi en zor takımlardan biri sayılmalı.
Fenerbahçe'nin kendine çelme takma alışkanlığı da kronik rahatsızlığına mahsuben el freni sayılmalı.
Not: Gıcırdayan kapılar için yağ gerekebilir ama medyadaki yağcıların ağzının içine düşenlerin kalktığı görülmüş değildir.

***

Beşiktaş; bu sezon toparlanması en zor takım. Özellikle yabancılar durdukları yerde yaprak döküyor.
Sergen Yalçın'a üzülüyorum.
Bir arkadaşım, "Sergen saha kenarında niye bu kadar sakin duruyor?" diye sordu.
"Takımın halini hepimizden iyi görebildiği için" dedim.
Arkadaşım "ama geçen sezon ölüyü diriltti" dedi.
"Herkesin bir istiap haddi var" diye karşılık verdim.
Sergen, Beşiktaş'a hem futbolcu hem teknik adam olarak en iyi şekilde hizmet etti.
O yüzden verilecek bir hesap varsa Sergen'e değil, Fikret Orman'dan hesap bile soramayan bu yönetime ait.

***

Bu hafta en çok Arda Turan'ın gol atmasına sevindim.
Arda'nın onca yanlışına rağmen omuzlarındaki meleklerini düşürmediğine inananlardanım.
Yarım kalmış bir kitabı tamamlamak için ne kadar çalışması gerektiğini bildiğine eminim.

Bu web sitesinde çerezler kullanılmaktadır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

"Tamam" ı tıklayarak, çerezlerin yerleştirilmesine izin vermektesiniz.