Sorgu

Saygının ceketleri omuza asılıyor artık. Çirkinliği örgütlüyoruz. Üstünü çizdik insanlığın.

***

Sonun başlangıcına doğru hızlanıyoruz. Mehmet Ali Aydınlar'ın basın toplantısından kalanlara baktım. Bir yanı hüzündü, öte yanı isyan.
Nezaketinden zerre kadar sapmadı.

***

İnsanlar kendi doğrularını savunurken, ardında soru işaretleri bırakıyorsa, onları toplamak görevimiz.
Mehmet Ali Aydınlar'ın sorumluluk sahibi bir insan olarak yaptığı basın toplantısını sorgulamak da.

***

O yüzden... Bu ülkede bütün günahlar Fenerbahçe'nin üzerine boca edilirken.
Mehmet Ali Aydınlar'ın "Ben de sahada şike görmedim" dediği bir davada, Fenerbahçe'nin masum kalma hakkı elinden alındıysa.
Fenerbahçe'nin karşı koyuşlarının sonuçsuz kalmasıyla, aldığı ceza arasındaki gerçekleri Mehmet Ali Aydınlar'ın önüne koyup sorabiliriz. "Sizin kurtardığınız Fenerbahçe, hangi uçuruma sürüklendi?"

***

Ama Mehmet Ali Aydınlar'a basın toplantısında, Aziz Yıldırım üzerinden; "Oğlu öldü, oyalansın diye ona voleybol takımını verdik" sözünü hatırlatmak gazetecilik sayılıyorsa.
Bir insanın evlat acısının sırtından geçinen yöneticiliğe de lanet olsun, gazeteciliğe de diye haykırmalıyız.
Bir babanın acısını kendi içimizde hissederken.

***

Kendimizi sınamak için binlerce fırsat var önümüzde.
Tam teçhizat nefretle kuşanırken, dilimizin ucundaki çeşmeyi bazen gerçeklere sebil etmemiz gerektiğini öğrenmeliyiz.
Özellikle sevgiye ve saygıya.

***

Galatasaray'ın Real Madrid karşısındaki tarihi yenilgisinin tüm sorumluluğu Fatih Terim'e boca edilirken, "özür dileme" büyüklüğü gösteren Fatih Terim'e hakkını vermeliyiz.
Ama kazanırken imparator olanların, kaybederken vereceği hesabı inkar edemeyiz. Özellikle de Türkiye'nin yabancı cenneti olmasındaki payını.
Galatasaray gibi bir takım, Real Madrid karşısında 8 yabancıyla başladığı maçı 9 yabancıyla tamamladıysa sorunun köküne inmeliyiz.
Yıllarca "gençlik ihtilali" yapan Terim'in kendinden dönüşünü sorgularken.

***

Buna karşılık...
Yenilginin bütün sebebini Fatih Terim'in milli takımda görev almasına bağlamak yakışıklı bir duruş değilse.
Asıl sorunun Galatasaray'ın içinde olduğunu görmezlikten gelemeyiz.
Fatih Terim'i gözden çıkarıp, taraftar baskısından korkan Ünal Aysal'ın "gizli yatırımını" işaret etmeyi de boynumuzun borcu saymalıyız.

***

Bir kulüp başkanı güvensizliğin tüm hallerini sergiliyorsa.
Fatih Terim'in de böyle bir durumda yumruğu masaya vurmaktan neden kaçındığını da sorgulamalıyız. Kendimizi sorgulamak için de aynaya bakmalıyız.
Vicdanımızı öldürmediysek, aynaya bakacak yüzümüz de var demektir.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.