- 13 Eylül 2013 | Cuma
Size saygı duymuyorum
Şaşırtıcıydı... "Daha önceleri nerdeydiniz?" diye seslendim.
İşine gelenleri duyanların ülkesinde, gerçeklerin farkına varmak için Romanya maçının son dakikalarındaki muhteşem presle, Abdullah Avcı döneminde "idman maçı oynar gibi" mücadele eden futbolcuları kıyasladım.
Aradaki fark çok şeyin ifadesiydi.
***
Öyle ya, bu kadar dirençli bir takımın, bugün Hollanda'yla birincilik mücadelesi yapması gerekmiyor mu?
Ne yani, kayıpların tek sebebi Abdullah Avcı mı?
Sahada mücadele etmeyen futbolcuları sorgulamayan medya sistemi bu meselenin neresinde?
***
Selçuk İnan'ı Hollanda maçında oynatmayan Abdullah Avcı, medya tarafından linç edilirken, sonraki maçlarda oynamayan futbolcular niye el üstünde tutuldu?
***
Arda Turan'ı ayrı tutuyorum.
Elemelerdeki bütün maçları izleyin, her maç aynı ruha sahip bir Arda Turan göreceksiniz.
Sorumluluğunun bütün hallerini de.
***
Hollanda maçında kadroya giremediği için milli takımın suratsızlığında organize olan Selçuk İnan'ın, Estonya maçında attığı golden sonraki tavrını hatırlayın.
Onunla birlikte kulübedekiler bile sevinmemişti.
Romanya maçından sonraki sevinç yumağında futbolcular tek yürekti de, Estonya maçında nerdeydi bu ruh?
İzinde mi?
***
Burak Yılmaz ve Selçuk İnan; sakatım deyip oynamadıkları Romanya maçı için şimdi bir açıklama yapsınlar.
Gerçekten sakatlar mıydı?
Vicdanlarıyla yapsınlar açıklamayı. Varsa tabi!
***
Bazı futbolculardan da açıklama bekliyorum.
Milli takım kampına gelirken, teknik direktörleri kendilerine "sakatlanmadan gelin" derken, onlar kulüp aşkını elbette milli formanın önüne taşıdılar da...
Daha önceki maçlarda üstlerinde milli forma değil de, kostüm mü vardı?
Lütfen erkekçe cevaplasınlar.
Ne de olsa futbol erkek oyunu!
***
Fatih Terim'in sihrine ve gücüne saygı duyuyorum.
Ama birçok futbolcuya bu saygıyı duymuyorum.
Milli takıma bağlılık yemini yürekten edilir.
Ve bunu her maçta aynı biçimde göstermek bütün futbolcuların görevidir.
Kişiye göre sevginin adı saygı olamaz.
Milli ruh da olamaz!
***
O yüzden, Romanya'daki aşk hikayesinin "baş" oyuncularına alkış yağdırırken biraz düşünelim.
Önceki maçlardaki "boş" oyuncuları sorgulamayı da görev bilelim.
Çünkü hem figüran, hem jön olamaz insan!
Oluyorsa, film içinde film var demektir!