Alkış!

Öncelikle Galatasaray'ın şampiyonluğunu tebrik edelim.
Futbolcuların emeklerinin karşılığını verelim. Alkışlarla.

Şimdi tartışma konusu...
Fenerbahçe, Galatasaray'ı alkışlar mı?
Galatasaray'ı en iyi biçimde ağırlamak, Fenerbahçe'nin ruhunun gereğidir.
Alkışa gelince...
Bugüne kadar yapılmamış bir şeyi yapmanın başlangıcı Fenerbahçe taraftarına elbette yakışır. "Galatasaray taraftarı, Fenerbahçe taraftarını alkışlar mıydı?" diye, karşı teori üretsek bize yakışmaz.
Çünkü bu berbat sınavı daha önce izledik!

Alkışın varlığını kabul ettireceği bir sonuçtur şampiyonluk.
Ama Fenerbahçe taraftarı Galatasaray'ı alkışlamaz.
İki takımın da birbirine göstermediği saygıyı, şimdi Fenerbahçe taraftarından beklemek de haksızlık olur.

Türkiye'de centilmenlik ve barış, Fenerbahçe'nin Galatasaray'ı alkışlamasıyla hayata geçecek kadar kolay ve basit değildir.
Üstelik şampiyonluk gecesi, statta Fenerbahçe'yle alay eden şarkılara izin veren Galatasaray Yönetimi varken.
Oysa ikinciyi ne kadar değerli kılarsan. Birincilik de o kadar değer bulur!

Alkışlamanın bir temsil gücü olmalı.
Türkiye'de bu güç, düşmanlığı körükleyen yöneticilere aittir.
Medyanın bu duruma yataklık etmesiyle, şampiyonları sadece kendi taraftarları alkışlar hale gelmiştir.
Bu gerçeği, ezeli rekabeti ebedi düşmanlığa çevirenler üretmiştir.
O yüzden rakip sahadaki şampiyonluk kutlamalarından alkış kelimesi çıkartılmıştır.
Bunun adına halk arasında kısaca "Ne ekersen onu biçersin" denir. Bedeli de, her yıl biraz daha artan nefretle ödenir.

"Hafızamı kaybettim.
Sadece maçları kazandığım geceleri hatırlıyorum!" Ülkemizdeki sportmenlik de böyle bir şeydir.
Kaybettiği maçlardan sonraki Fatih Terim fotoğraflarını hatırlayın. Bir de şampiyonluk gecesi dünyanın en sempatik adamına bakın.
Kazanınca herkes sportmen, herkes saygılı.
Kaybedene saygı göstermek için, kazanmayı beklemek yetmez!

Bu sezon futboldan öğrendiğim imkansız diye bir şeyin olmadığıdır.
Benim için yılın teknik adamı Yılmaz Vural'dır.
Küme düşmesine kesin gözüyle bakılan bir takımın, ligin ikinci yarısında kazandığı puanlar bir tesadüf olamaz.
Yılmaz Vural'ın elinde dünya çapında yıldızlar yoktu.
Hazır bir kadro da yoktu.
Birçoklarının elini ateşin altına sokmaktan korktuğu bir dönemde "Ben varım" dedi.
Vural'ın ligdeki varlığının bir açıklamasını yapacaksak. "İyi ki varsın usta" demek gerekiyor. Alkışların en kralıyla.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.