- 23 Eylül 2013
Bruma hamlesi
slında Galatasaray oyuna hiç de kötü başlamadı. İlk 15 dakikada takım oyuna ağırlığını koyar görüntü verdi.
Bu olumlu görüntüyü sarıkırmızılılar yediği gole kadar sürdürdü. Beklenmedik gol Galatasaray'ı oyundan düşürdü.
Sarı-kırmızılılar birden demoralize oldu. Oyuna ağırlığını koyan, sahanın her yerinde rakibe basan, topu yönlendiren takım olarak görmeye alıştığımız Galatasaray bu stilini ilk yarıda Beşiktaş'a kaptırdı.
Siyah-beyazlılar, Galatasaray'ı bir bakıma kendi silahları yani oyun sistemi ile vurmak istedi. Bu da çok büyük bir güç ve fizik kapasitesi isteyen bir durum. Dolayısıyla Beşiktaş'ı yıprattı. İkinci yarıda G.Saray oyuncu değişikliği ile kendi sistemini sahaya yansıtınca son 45'te oyuna ağırlığını koyup istediği skora gitti.
-Sizce dünkü maçın kırılma noktası neydi?
Fatih Terim'in Engin 'i çıkarıp, Buruma'yı oyuna alması ile takım toparlandı. Buna ilk yarıda sahada olup da oyunda olmayan futbolcuların oyuna katılmaları da eklendi. Sarı-kırmızılı futbolcular kendi stillerini sahaya yansıtarak rakibini hataya zorladı. Maçın kader anı aslında Beşiktaş defansında Serdar'ın gereksiz yere yaptığı hataydı. Son adam durumunda olan bir futbolcu daha dikkatli olmalıydı.
- Karşılaşma boyunca sahada dostluk vardı, Melo çıkarken sahanın içi birden karıştı?
Bir derbi maçı için karşılaşma o dakikaya kadar çok iyi geçti. Her şey çok normaldi.
Saha içinde iki takım oyuncuları da birbirlerine geçmiş dönemdeki derbilere göre çok olumlu yaklaşmışlardı.
Maçın galibiyetten yenilgiye dönmesi, hem futbolcularda hem de tribünlerde stresi artırdı.
Bunun sonucunda Melo'nun tavırları kıvılcım etkisi yaptı. Ancak şu bir gerçek ki son bölümlerde yaşananlan Türk futboluna yakışmadı.