- 22 Kasım 2010 | Pazartesi
Değişen bir şey yok!
Sabri, Barış, Ayhan... Bu üçlü Galatasaray'ın orta sahası. Kapasiteleri belli. Her maç aynılar. Bir tane şut atıp da golleri yok. Gol atamıyorlar, attırmıyorlar da.
Pino keyif yapıyor. Her topa, nereden olursa vuruyor. 4 metreden ıskalıyor, 40 metreden vuruyor. Sanki şut antrenmanında.
Birisi ona oynadığı takımın Galatasaray olduğunu hatırlatmalı. Kewell tesadüfen kazanıp Elano'ya verdiği pasın dışında hiç yok! sorumluluk almıyor.
Sek sek oynar gibi zıplıyor. Gelen topu stop edip yanına pas veriyor. Hatasız gibi görünse de katkısı hiç yok. Oh ne ala memleket!
Emre'yi kendisi gibi sanıyor
Ali Turan kendi şehrinde eski takımına karşı mahcup olmamak için dikkatli oynadı.
Onu rakip sahada hiç görmedim. Birkaç iyi kademe yaptı gibi görünse de aslında kötü olan karşısında oynayan Mehmet Eren'di.
Onun da hiçbir katkısı olmadı.
Sonradan oyuna giren Emre Çolak'ı Hagi sağ tarafa aldı. Sol ayaklı olduğu için galiba onu kendisi sandı, topu içeri taşır, vurur gol atar diye düşündü herhalde. Daha önceki maçlarda yapamadığı gibi Emre bu maçı da sıfır geçti.
Aslında Kewell'ın çıkması gerekirken Elano'yu çıkartıp Aydın'ı alan Hagi, onun da hiçbir şey yapmadığını galiba görmüştür.
Daha da kötüsü girdikleri dakikadan maç bitene kadar hiçbir şey yapamayan Emre ve Aydın 90+3 oynanırken kazanılan bir serbest atışta, son bir ümitle kafa vurmaya gelen Servet ve Neil'a rağmen kale içerisine topu ortalamayıp duran topu da kullanamayarak son olası şansı da yok ettiler. İnanılacak gibi değil.