İkisi de aynı
Galatasaray kötü başladığı maçı iyi bitirdi. Alması gereken sonucu da alarak dönüyor. Rakibi görmeden "Galatasaray bu maçı farklı kazanır'' diye düşünüyordum. Maç başlayınca ise iki takım arasında çok büyük fark olmadığını gördüm. Öyle ki bazı Galatasaraylı futbolcuları rakip takıma koysak, rakipten de birkaç oyuncu alsak; değişiklik yapılan oyuncular sırıtmadan iki takımda da oynarlardı. Ülke puanı, yola devam açısından tabii ki kazanmak kadar keyifli bir şey olamaz. Ama ilerleyen turlarda daha zor rakiplere karşı bir tek Lincoln'ün katılımıyla ne kadar etkili olunabilir? İddia edildiği gibi UEFA'da çeyrek final oynanır mı? Daha gözü yükseklerde olanlar için tekrar UEFA şampiyonluğu kazanılabilir mi? Kuruluşundan 95 yıl sonra hiç hesapta yokken her şeyin yolunda gitmesiyle, kabiliyetli ve kaliteli oyuncuların uyumuyla, doğal olarak Fatih Terim'in de küçümsenmeyecek katkısıyla UEFA'yı kazanan, bu nedenle Türkiye'deki ününü dünya standartlarına taşıyan Galatasaray, bu kadroyla bu yıl aynı beklentiye cevap veremez.
İki ciddi transfer şart
Bu kadroyu kuranlarla, teknik kadro ve futbolcular tabii ki çok sevinecekler, hakları da... Ancak benim görmek istediğim Galatasaray takımı bu rakibe karşı bile maçın birinci dakikasında çok güçlü olduğunu gösterebilen oyunculardan kurulu takımdır. Rakibin penaltıdan golünü yapan Posavec geçen yıl ligin ilk yarısında Ankaragücü'nün kadrosundaydı. Ama orada forma şansı bulamadı. O oyuncu rakibin en iyi oyuncularından bi tanesiyse ve bu takıma karşı Galatasaray kaleci hataları sayesinde kazanıyorsa daha gerçekçi düşünüp, vakit varken önlemler alınmalı diyorum. Kalan süre içinde ve diğer UEFA maçına kadar Galatasaray'ın bu kupada iddialı olabilmesi için iki ciddi transfer yapması lazım. Benim bu isteğim kolay olmayabilir ama eğer katılım olmazsa Türkiye Ligi'nde bile şampiyonluk kolay olmaz.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
TÜM YAZILARI