Futbol otoriteleri Süper Lig'de ilk yarıyı değerlendirdi
- Süper Lig Galerileri
- Giriş Tarihi: 31 Aralık 2019 07:41 Güncelleme Tarihi: 17 Ocak 2020 09:32
Süper Lig'de ilk devre sona erdi. Sizce şampiyonluk yolunda en şanslı takım kim? İkinci yarıda bizi nasıl bir senaryo bekliyor?
UZUNDURUKAN: Uzun yıllar sonra 6 şampiyonluk adayı birden var. Sivasspor, oynadığı şahane futbolla liderliği hak etti. Eğer kadrosundaki oyuncuları, Ocak ayındaki transfer döneminde başka takımlara kaptırmazlarsa lig sonuna kadar şampiyonluğu kovalarlar.
Çünkü ilk yarıda liderlik koltuğunda oturmanın stresini ve baskısını hiç yaşamadı Sivasspor. Rıza Çalımbay'ın bu başarıda büyük payı var. Başakşehir, Okan Buruk ile bir başka güzel oynuyor.
Başakşehir, bu sezon Abdullah Avcı'nın Başakşehir'inden daha güçlü olduğunu rakiplerine hissettiriyor sahada. Hem de Edin Visca gibi en önemli yıldızının bu sezon vasata yakın bir futbol ortaya koymasına rağmen. Gelelim Dört Büyükler'e. Büyükler'in, bu kadar önemli yıldızları olmasına rağmen Sivasspor'un gerisinde kalmalarının temel nedeni, teknik direktör problemi. Dört Büyükler'in hocaları, ligin ilk yarısında formsuz bir görüntü ortaya koydu.
İkinci yarıda en büyük çıkışı Galatasaray'dan bekliyorum. İlk kez 'Şu takım şampiyon olur' diyemiyorum. Çünkü özellikle Dört Büyükler, istikrarlı futbol oynayamıyor...
TOROĞLU: İkinci yarı bizi şöyle bir yarış bekliyor: Masa başında savaşanlar, sahada yalnızca futbolu düşünerek savaşanlar. Eğer organize işlerle, twitler atarak, aynı odadan yüzlerce mesajlar atarak, yalnız bir takım için değil iki-üç takım için aynı odadan yayın yaparak mücadele edenlerle yalnız sahada savaşanların bir kavgası olacak ikinci yarı. Federasyon ortada durursa 3 büyüklerin şampiyonluk şansı çok az. Yayıncı kuruluş 'Ben para kazanamıyorum büyükler devrede olsun' derse ve TFF de buna çanak tutarsa o zaman şartlar değişir.
KAPSAL: Sivasspor'un ikinci devredeki ilk 5 maçı zor. Bana göre Yiğido'nun gidişatını bu 5 hafta belirleyecek. Bu periyotta puan kaybı yaşamazsa işi götürecek gibi gözüküyor. Şampiyonluk için de 70 puanın yeterli olacağını düşünüyorum. 4 büyük takım ve Başakşehir yarışın içinde olacaktır.
Şampiyonluk yarışının son haftaya kalabileceğini düşünüyorum. 4 büyük kulüp her zaman Türk futbolunun lokomotifi olmuştur ve saygıyı hak etmiştir.
Sivasspor'un, Alanyaspor'un, Malatyaspor'un ve Başakşehir'in gelişimlerini gözlemliyoruz. Bu da ligimizi daha rekabetçi bir ortamın içine sokuyor ve de bu gelişme Türk futbolu adına da önemli. Ligimizde bunlar yaşanırken, 4 büyüklerin anlamadığı veya göremediği bir tablo var artık. Lig 4'ten büyüktür. Artık sahada diğer takımları da görmeleri lazım. Anadolu takımları az bütçeyle, doğru transfer tercihleriyle, doğru teknik adam seçimleriyle 'Şampiyonluk yarışında biz de varız' mesajı veriyor.
KORKMAZ: Şampiyonluk yolunda 3 takım ön planda; Sivas, Trabzonspor ve Başakşehir. Büyük kulüpler devre arasını fazlalıklardan kurtulmak, eksikleri tamamlamak adına iyi değerlendirir ve doğru bir şekilde antrene olurlarsa ancak bu yarışa dahil olabilirler. Artık sadece derbiler falan değil, tüm maçlar çok önemli.
ÖRNEK BİR FORVET
Trabzon'da Sörloth gerçeği var. 12 gole ulaştı ve zirvede. Bu futbolcuyu nasıl değerlendirebiliriz?
UZUNDURUKAN: Sörloth da Trabzonspor'un kısa sürede Atiba'sı oldu. Sadece gol atmıyor, oyun aklı oluyor, adam geçiyor, oyunun yönünü değiştiriyor, pas veriyor, asist yapıyor... Yani Sörloth bir golcüden daha fazlasını yapıyor. Şota'dan sonra Trabzonspor'a gelen en büyük yabancı golcü. Kafa vuruşlarında bize Fatih Tekke'yi hatırlatıyor. Ligde ilk yarının en başarılı oyuncusu...
TOROĞLU: Mükemmel bir transfer. Yalnız işini yapıyor. Her şeyden önce sporcu ve beyefendi. Terbiyesiz değil. Yalan yere yerde yatmıyor, hakemlerle uğraşmıyor. Kültür farkı. Afrika, Türkiye, İskandinav ülkeleri... O kadar da fark olacak futbolcular arasında.
KAPSAL: Sörloth 12 gol attı, 6 da asist yaptı, Kuzeyin fırtınası oldu. Geldiği günden beri yalnız iş odaklı, oynamaktan keyif alan, insanlara keyif veren bir yapıda. Santrforların üzerinde ağır bir yük vardır, bu da bencilliğe neden olur. Sörloth saha içinde egoist tavırlardan uzak duruyor, 'ben' değil 'Biz' mantığı ile davranan, arkadaşlarının ve takımın başarısında büyük katkı yaptı.
Sörloth'un esas bizlere bir daha hatırlattığı şudur: Yıldız olan oyuncu değil takımdır. Trabzonspor, Sörloth'un hücum performansı gibi savunma performansını ve eksiğini geliştirirse 34. hafta şampiyonluk kolbastısı oynamamaları için hiçbir neden yok.
KORKMAZ: Sörloth adeta bir kardelen; ülkemizin futbol ikliminde, futbol tarihimizin tüm transferleri içinde karda açmış bir çiçek gibi. Onu hiçbir takım taraftarının antipatik bulduğunu sanmıyorum. Çok farklı teknik ve fiziki özelliklerine, son derece uyumlu, gösterişsiz ve saygın karakterini de ekleyince, sezonun en iyi transferi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliyorum.
MİLLET APTAL DEĞİL
Ligin ilk devresinde yine en çok hakem hataları konuşuldu. Hemen her takım hakemlerden şikayetçi.
Kulüpler hakemlere neden güvenmiyor?
UZUNDURUKAN: Birkaç hakemi ayrı bir yere koyuyorum. Mesela Zorbay Küçük.... Geçen sezondan beri istikrarlı ve başarılı bir yönetimi var Zorbay hocanın... Dünyanın en iyi hakemlerinden biri olarak gösterilen Cüneyt Çakır'ın performansına bir bakın! Derbide ne kadar kötü bir yönetim gösterdiği ortada. Cüneyt hoca, nasıl bir kadar hata yapabiliyor.
Avrupa'ya çıkınca başarılı, bizim ligimizde başarısız. O zaman şunu mu diyelim; Cüneyt Çakır, bizim ligimizi küçümsüyor. Öyle bir durum ortaya çıkıyor. Cüneyt Çakır'ın bu kadar kötü bir yönetim gösterdiği yerde, 'hakemlerimiz çok iyi demek' hayalcilik olur. İşin en kötü tarafı ilk yarıda VAR'ı iyi kullanamadık.
VAR'a yeteri kadar gidilmediği için çok takımın canı yandı. Haklı olarak bütün takımlar hakemlerden şikayetçi. Ligin ikinci yarısında VAR iyi kullanılmalı. Çünkü bir tarafta şampiyonluk yarışı, diğer tarafta lige tutunma mücadelesi yaşanacak. MHK, VAR'ı iyi kullanamayan hakemlerin gözünün yaşına bakmamalı.
TOROĞLU: Kulüpler haklı, işte seyrediyoruz. Cüneyt Çakır Beşiktaş'ı doğruyor, bir hafta sonra Fırat Aydınus bu sefer Beşiktaş'ın rakibini doğruyor. Yani bazı takımları bazı yerde üzüyorlar, bazı yerde de öpüyorlar. Ve göstere göstere bunları yapıyorlar, milleti aptal zannediyorlar.
KAPSAL: Bu güveni sağlayacak olan hakemler. Artık profesyonelce bu işi yapıyorlar. Korkusuzca karar vermeleri ve maçlara ön yargı ile çıkmamaları gerekir. Bir hakem yönetici maçta, puan cetveline bakmadan, ister şampiyonluğa ister küme düşmemeye oynasın adaletli kararlar vermeli. Hakemler 'maç sonrası ne olacak, nasıl olmalı, neden' değil, kurallar ne gerektiriyorsa hiçbir kulüp ismine bakmadan saha içinde doğru karar vermeli.
KORKMAZ: Çünkü hakemler kötü. Teknik olarak eksikler ve daha da önemli psikolojileri bozuk. Tüm futbol ailesinden bağımsız bir adada nevrotik bir hayat sürüyorlar.
Oyunun her şeyden bağımsız bir aktörü olarak değil, oyuna katkı sağlayan bir destek birimi olarak kurgulanmaları gerekiyor. Bu gezegende hiçkimse bir maça ''bakalım falanca hakem nasıl maç yönetecek'' diye gitmez, TV'yi aynı amaçla açmaz. Oyuna destek olan ve güzelleştiren tarafta olmaları lazım
YILIN TRANSFERİ SÖRLOTH
İlk yarıya baktığımızda bu sezonun en başarılı transfer transferi kim olabilir?
UZUNDURUKAN: Bu sezonun en başarılı transferi Sörloth. Golleri, asistleri ve takıma katkısı olağanüstü. Trabzonspor, 2010- 11 sezonundan sonra en çok puan topladığı sezonu yaşıyorsa bunu Sörloth'a borçlu.
Tabii Nwakaeme ve Sosa'nın müthiş performanslarını da unutmamak lazım. Vedat Muriç de ilk yarıda fark yaratan transferlerden biri oldu. Falcao eğer o 65 günlük sakatlık sürecini yaşamamış olsaydı daha ligin ilk yarısında 20 gole ulaşırdı. Eğer Falcao, sakatlanmaz ve ikinci yarıda maçların tamamında oynarsa en az 20 gole ulaşır.
TOROĞLU: Hangi futbolcular düşük ücretlere fazla maç oynamışlarsa onlar iyi transferler. En basiti Sörloth. Bu paraya bu başarı. Arada hırsızlık yapılmasın birçok transfer Sörloth gibi olur. Menajer ve yöneticiler yıllarca Türk futbolunun kasasının içini boşalttılar.
.
KAPSAL: Birkaç oyuncuyu söylemek gerekir. Sörloth, Gustavo, Vedat, Elneny, Lemina, Crivelli öne çıkan oyunculardı.