Spor yazarları Galatasaray - Konyaspor maçını yazdı
- Galatasaray Galerileri
- Giriş Tarihi: 24 Kasım 2018 Cumartesi , 08:14Güncelleme Tarihi: 24 Kasım 2018 Cumartesi , 08:19
Levent Tüzemen: Operasyonun devamı
Galatasaray eğer kazansaydı "Kuş taşa çarptı tarzı bir galibiyet oldu" diyecektim.
Çünkü gol büyük bir şanstı. Ama Hüseyin Göçek'in VAR'a bile gitmeden verdiği penaltı TFF'nin Galatasaray'a yapılan operasyonun belgesidir. Eğer VAR'da görev yapan hakemler bu penaltıya verdikleri destekten sonra nasıl insan içine çıkacaklar. Bu penaltı "Galatasaray'ı bitirin" talimatıdır. Penaltı pozisyonu tertemizdi. Serdar tamamen topa dokundu. Zaten Galatasaray'ın attığı gole bırakın hakem Göçek'i, VAR'ın itiraz edecek durumu bile olmadı.
Çünkü Konya golü kendi kalesine attı.
Penaltı sonrası Aykut Kocaman'ın Konyaspor'unun Galatasaray'ı kitlemesini, orta alanı kalabalık tutup geniş alan bırakmamasını ve hızlı hücumlarla istediği pozisyonları bulmasını Jahovic'in iki tane net golü kaçırmasını Ömer Ali'nin şutunun direkte patlamasını yazmanın anlamı kalmadı. Terim'in 3'lü savunmada ısrar etmesinin yanlış olduğunu vurgulamak, Ozan Kabak hariç topu kullanma özürlü ve çok pas hataları yapan ayrıca "Tank" gibi ağır bir koşu kalitesine sahip Maicon-Serdar ikilisiyle üçlü oynanmayacağını anlatmak anlamsız oldu.
Bir dönem Adana'da iptal ettiği golden sonra Göksel Gümüşdağ tarafından aforoz edilen ve uzun süre maç alamayan Hüseyin Göçek TFF'nin G.Saray ile yaşadığı hüsumeti fırsat bulup uydurduğu penaltıyla sonucu belirledi.
Yayınca kuruluşta pozisyon yorumlayan eski hakem Bünyamin Gezer'in attığı tweete bakalım:
"Rize'nin Başakşehir maçında net penaltısını vermeyen Halil Umut Meler hemen maç aldı. F.Bahçe- Başakşehir maçında VAR'ın çalışmaması sonucu yardımcı hakem Serkan Çimen'e golü kaçırdığı 5 haftadır maç alamıyor. Bu durum hakemlere en güzel mesajdır.."
Serkan Korkmaz: Göçek faciası
Baştan söyleyeyim;
Konyaspor'un penaltısı bence penaltı değildi. VAR'ın Hüseyin Göçek'i uyardığına eminim ama Serdar'a gösterdiği kırmızı kartla beraber geri dönülmez bir yola girdiğini düşündü ve saçmaladı.
Hakem, VAR kendisini uyarsa da izlememe kararını alabiliyor. Bu tip durumlarda VAR protokolündeki "izlemenizi öneriyorum" cümlesi hayli sönük bir ifade. Terminolojinin tekrar gözden geçirilmesi elzem. TFF ile G.Saray'ın devam eden sıkıntılı süreci tahminimce daha da büyüyecek.
Gelelim maça... G.Saray için "mecburiyetten 3-5-2 oynuyor" deniyor. Pek çok eksik var ama kenarda Nagatomo ve Linnes gibi iki sol bek oynayan topçu varken, iç sahada bu taktiğin bir zaman kaybı olması sürpriz değildi zannımca.
Jahoviç gibi bir golcü iki muazzam fırsatı hoyratça harcamasa, 50. dakikada durum 0-2 olabilirdi.
Dakikalar 60'ı gösterdiğinde ise bir topu direkten dönen Konyaspor'un 3-4 farklı bir üstünlüğüne tanıklık ediyor olabilirdik.
Her ne kadar hunharca eleştirsem de Belhanda için Fatih Terim'in dediği noktaya geldim; bölgesinde alternatifsiz. Fernando'nun maç eksiği, Selçuk'un vasatı dahi yakalayamayan (yıllardır) performansı da eklenince, takımda kimin ne yaptığı çok da önemli olmuyor.
Her ne kadar hunharca eleştirsem de Belhanda için Fatih Terim'in dediği noktaya geldim; bölgesinde alternatifsiz. Fernando'nun maç eksiği, Selçuk'un vasatı dahi yakalayamayan (yıllardır) performansı da eklenince, takımda kimin ne yaptığı çok da önemli olmuyor.
Dün akşamın ardından G.Saray'ı çok zorlu bir maç maratonu bekliyor.
G.Saray'ın, Belhanda, Rodrigues ve Nagatomo'suz gol atması çok zor gözüküyor. İşin daha da enteresanı;
Ozan, Maicon ve Serdar üçlüsü ve Muslera'nın savrukluğuyla G.Saray'ın gol yememesi de mucizelere kalmış.
Bu maç maratonunda Keçiörengücü ile kupa maçlarını dahi garanti gören çok sayıda G.Saraylı olduğunu sanmıyorum. Penaltıları -bence- penaltı değildi ama şunu da belirteyim ki; iyi oynayan Konyaspor, bir puana sevinmiyor olabilir.
Erman Toroğlu: Penaltı değil!
Hep şunu söylerim maç bitmeden yazı yazmak doğru olmaz. Çünkü 90. dakikada bir olay olur, maçı yazmazsın onu yazarsın. Örnek de dünkü maç. Ama biz önce biraz maçı yazalım, sonra 90'a gelelim.
Kestirme kestirme yazalım. Galatasaray maçı kazanmayı hak etti mi? Hayır. Daha net pozisyonları kim yakaladı? Konyaspor. Başkanı ve teknik direktörü bu kadar ceza alan bir takımın, futbolcularının sahada daha farklı mücadele etmeli gerekirdi. Kararlara isyan edip sportmenlikten ayrılmadan daha hırslı olmaları lazımdı.
Galatasaraylı oyuncular yaptılar mı? Hayır.
Konyaspor klasik Aykut formülüyle oynadı.
Rakibe ileride fazla basma. Gel yarı sahaya.
Ceza alanına da girme. Çabuk toplarla çık. Nasıl olsa pozisyon yakalarsın. Nitekim yakaladılar da. Hatta bir ara Konyasporlular, Galatasaray'ın oyunana isyan edip "Ulan bunları gol atacak hali yok dediler kendi kalelerine gol attılar. Sarıkırmızılılar defanstan o kadar ağır çıkıyorlar ki 10 dakikada orta sahaya geliyorlar. Herhalde forvete gitsek kim gol atacak diye görüşleri var heralde. Bunda da espri yapmıyorum. Şimdi gelelim fasulyenin nimetlerine. Dakika 90.
Ceza alanı içinde bir ikili pozisyon. Galatasaraylı oyuncu, Konyasporlu oyuncunun sol tarafından geliyor. Tereyağından çeker gibi topu çekiyor.
Konyasporlu oyuncu, G.Saraylı oyuncunun kaval kemiğine basıp yerde kıvranıyor. Hakem de buna penaltı çalıyor. İyi güzel de pozisyonun en az 3 kamerayla ters açılarla görüntüleri VAR'ın önüne geliyor. VAR ile konuşuyorlar. O kadar uzun konuşuyorlar ki onu çözemedim.
Madem bir penaltı şüphesi var, yani potansiyel bir penaltı şüphesi var ikaz edip hakeme lütfedip pozisyonu görmesini istemesi lazımdı.
Ben bir restoranda yemek yiyordum: Millet bana döndü. Dedim ki VAR'ın cümlesiyle hakem gider, penaltıyı iptal eder, kırmızıyı da kaldırır. Neredeyse 3 dakika konuşuyorlar ve penaltı atılıyor. Şimdi burada 10 dakika çay molası verelim. Bakınız TFF ile sorun yaşayarak ayrılan Fatih Terim'in intikam yemeğini bazı kesimler soğuk soğuk yiyorlar. Ne derler?
İntikam soğuk yenen bir yemektir. Çünkü bu pozisyonda hem penaltı hem kırmızı, giden 2 puan. G.Saray hak etmedi. Ama adamlar maçı bitiriyorlar. Sen olmayan bir penaltıyı verip, olmayan bir kırmızıyı gösteriyorsun.
Sahada hakem var, televizyonun başında VAR ile AVAR var. Sonunda aklıma şu parça geliyor. Bizim gençliğimizin parçası. Avaramu.
Naynaynay...
Zeki Uzundurukan: Bir martı uçak düşürdü!
Milli maç dönüşleri özellikle şampiyonluğa oynayan takımlar için hep zordur.
Çünkü kadrolarından çok fazla oyuncu ülkelerinin milli takımlarına gider; kimileri sakat, kimileri de yorgun döner.
Bir de bunlara takımdaki cezalı ve sakat oyuncuların çokluğunu eklendiğinde, Galatasaray'ın Konyaspor karşısında işi iyice zordu.
Üstelik de Fatih Terim de cezalıydı.
Rakip Konyaspor, Aykut Kocaman farkıyda Türk Telekom Stadı'na gelmişti.
Galatasaray, bunca eksilerine rağmen Konyaspor karşısında ilk yarım saat etkili oldu. Hızlı ataklar geliştirdi.
Konyaspor da Galatasaray'ın baskısına pres ile karşılık verince ortaya tempolu ve hızlı bir futbol çıktı. Orta alanlar çabuk geçildi.
İlk yarının son 15 dakikasında ise Konyaspor tipik bir Aykut Kocaman takımına dönüştü. Rakibin oyununu bozan, iyi savunma yapan ve hızlı kontrataklara çıkan bir ekip haline büründü. İlk yarının en net pozisyonunu Jahovic ile Konyaspor yakaladı. Makedon forvet, yaklaşık 30 metre top sürdükten sonra vuruşunu Muslera muhteşem çıkardı.
İkinci yarının hemen başında Jahovic, yine Muslera ile karşı karşıya kaldı; bu kez topu auta gönderdi. Ömer Bayram'ın hücuma katkısı iyi ama geri dönüşleri zayıf.
Konyaspor, bu durumu fırsata çevirerek Ömer'in kanadından etkili ataklar geliştirdi. İlerleyen dakikalarda Jahovic'in getirdiği bir topta Ömer Ali'nin direkte patlayan şutu... Galatasaray orta sahası iyice oyundan düşünce Konyaspor dalga dalga Galatasaray'ın üzerine gelmeye başladı. Baskılı oynayan taraf konuk ekipti ama golü bulan taraf Galatasaray oldu. Uğur Demirok'un kendi kalesine attığı gol, Galatasaray'ı öne geçirmekle kalmayıp, adeta uykudan uyandırdı.
Aykut Kocaman, takımı geriye düştükten sonra tek ön liberoya dönüp, Jahovic'i çıkardı ve Yatabare ile Fofana'yı sahaya sürdü. Tam Galatasaray'ın artık bu maçı kazandım gözüyle bakmaya başladığı dakikalardı ki; Serdar Aziz'in ceza sahasında Skubic'e kontrolsüz müdahalesi geldi. Hakem Hüseyin Göçek, penaltı ve kırmızı karta hükmetti. Aslında pozisyonda Serdar Aziz topa dokunuyor ama topa vururken Skubic de yerde kalıyor. Bana göre müdahale topa...
Ama VAR da penaltı görüşünde birleşince Skubic'in sayısı skoru belirledi... Sonuç olarak iki takımda yapılan iki savunma hatası pahalıya mal oldu. Bazen bir martı uçak bile düşürür. Serdar'ın hatası ya da hakemin yanlış yorumu, Galatasaray'ı galibiyetten etti.