Tarih yazdılar!

Gerçekçi olalım; Beşiktaş, deplasmandaki Benfica maçında da, Napoli ile oynadığı her iki karşılaşmada da ilk 30 dakikada rakiplerine en az üç net pozisyon vermişti.
O maçlarda şans bizden yanaydı ve o pozisyonlarda maç kopmamıştı.
Dün gece en önemli konu rakibin tüm gücüyle saldıracağı ilk yarım saati gol yemeden geçirebilmekti. Beşiktaş bunu başaramadı.
Hikayenin özeti bu.
İlk golle sarsıldık, ikinci de yıkıldık. Öylesine ki üçüncü golde üç kez direkten dönen topa müdahale edemeyip seyrettik. Oysa o pozisyon belki de bir kırılma anı olabilirdi.
Benfica rüyasında bile göremeyeceği kadar kolay bir ilk 45 oynadı. İşin ilginç yanı rakibin savunması da her saniye hata yapmaya müsaitti. Bildiğimiz Beşiktaş on dakika sahne alsa gol ve goller bulması işten bile değildi fakat, kırılma anlarında son hamleyi doğru yapamadılar. Ne dönen topları alabildiler, ne de pas-şut-orta tercihleri doğruydu.
Kıvılcımı Cenk yaktı
Şenol hoca ikinci yarıya Cenk- Gökhan İnler ikilisiyle başladı ve bu doğru bir hamleydi... Belki Galatasaray derbisi gibi ikinci yarı yaşayabilirdik...
Taraftar uyumuş, şarkı-türkü söyleyip kendi kendine eğleniyor, futbolcular bir kıvılcım bekliyor...
Derken o kıvılcım Cenk'in muhteşem golüyle geldi... Andreas Beck sağıyla yapamadığını soluyla yaptı, harika ortaladı; Cenk mükemmel bir vuruşla karanlıktan kurtulmak adına bir mum yaktı!
Ardından o olmadı, bu olmadı derken kadere bakın ki, hakemin göremediği net penaltıyı yardımcısı görüp verdi. İlk maçta tam tersi olmuştu.
Geldik tarihin kapısına...
Muhteşem bir geri dönüş... Yaşadık, şükürler olsun. Artık yolumuz açık.

Bu web sitesinde çerezler kullanılmaktadır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

"Tamam" ı tıklayarak, çerezlerin yerleştirilmesine izin vermektesiniz.