- 26 Ağustos 2011
Az kalsın gidiyordu!
Maç öncesi açıklamalarında "rakibe saygı duyuyoruz" diyenlerin bu söylemlerinin eyleme geçmediğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
Beşiktaş her bölgede etkisiz ve sıkıntılıydı. Ne savunmadan düzgün toplarla çıkabildi, ne orta sahada etkili olabildi ve ne de hücum bölgesinde istenen etkinlikteydi.
Tamam rakip zayıf ve turu ilk maçta cebe koymuşsun, iyi de bu kadar su koyvermeye ne gerek vardı!?
Terlemediler bile
Böyle maçlar takımın havasını bulmasına yardımcı olur, alacağınız her galibiyet karınca kararınca ülke puanına bir katkı yapar. Ben oyunculardan bu bilinçte olmalarını beklerdim.
Onların bu tür hesaplarla işleri yoktu. "Turu geçelim yeter" havasındaydılar.
Hava yağmurlu olmasa hiçbirinin forması ıslanmazdı. Terlemediler.
Böyle adı-sanı bilinmeyen bir rakip karşısında neredeyse 10 dakikada turu veriyorlardı.
81'de golü yedikten sonra sinir harbine başladılar. Toraman gereksiz yere atıldı, sorumsuz davrandı.
Ardından gelen ikinci golle neredeyse iş sarpa saracaktı. İşin ilginç yanı takım 10 kişi kalmış ve hakem maçın başından beri kartı elinde dolaşıyor.
Bu şartlarda hâlâ Beşiktaşlı oyuncular hakem ve rakiple polimeğe girecek kadar sorumsuz davranıyorlar. Yarın zorluk derecesi yüksek bir maçta ne yaparlar onu düşünmek bile istemiyorum. Alania takımı haddini bilerek oynadı, bir gol atınca kaybedecek bir şey yok diyerek yüklendi. Takım halinde işlerini iyi yaptılar.
Tura ortak olmaları bile işten değildi. İşin ilginç tarafı bunu hak ettiler de. Sonuç olarak Beşiktaş turu geçti ve dün gece yaptıkları tek şey buydu.