- 22 Mayıs 2011 | Pazar
Boğazın Gerrard'ı!
Bu anlaşılır bir şey peki ama Gaziantep'in hali nedir öyle?
Senin üçüncülük iddian var, bir sıra üstte çıkmak hem federasyondan 1-2 milyon euro daha fazla performans primi almak, hem de sezonu makul bir zamanda açmak demek.
Yani Beşiktaş için ne kadar sıradan bir maç ise, Gaziantep için o kadar önemli. Peki Gaziantepli oyuncular bu önemin farkındalar mı?
Hayır! Beşiktaş ağırlıklı olarak genç oyuncularıyla çıkmış sahaya. Atınç, Rıdvan, Onur, İsmail Köybaşı, Necip vs O gençler aslanlar gibi mücadele ederken Gaziantep takımı "Dur bakalım n'olcak?" havasında sahada dolaşıyor.
Maç boyu doğru düzgün tek pozisyon üretemediler.
Pes doğrusu. Hiç üzülmesinler şu görüntüyle üçüncülüğü kapsalar haksızlık olurdu.
Beşiktaş penceresinden bakınca skoru değil gençleri değerlendirmek gerek.
Bobo'nun işi zor!
Rıdvan çok yetenekli. Savunma tarafı biraz arızalı ama daha çok yolun başında.
Zamanla kademe anlayışı gelişecek ve bazı sorunları çok daha kolay çözecektir. Bilekleri müthiş, rahat, kendinden emin.
Bu özelliklerini geliştirdiği takdirde tıpkı Necip gibi kadroda yer bulur.
Atınç aynı şekilde. Devasa boyuna rağmen topa karşı yumuşak. Soğukkanlı ve kontrollü.
Genç bir stoper olarak yeterince ışık veriyor.
Onur nispeten daha zor bir mevkide oynuyor.
Zaman tanımak şart.
Alkış!: Orhan Gülle maç boyu istisnasız her düşeni kaldırdı. Gerçek bir centilmeni izlemek harikaydı.
Komedi!: Barış Şimşek yerdeki Necip'in göğsüne taban basan Wagner'e sarı bile göstermezken gerilimden uzak şu maçta Ekrem'i oyundan atmayı başarmasıyla tarihe geçmiştir. Bravo Barış, sen çok yaşa emi. Dikkat: Necip, boğazın Gerrard'ıdır. Beşiktaş ona gözü gibi bakmalı.
Final: Bu haliyle Bobo'nun işi zor. Giderse gittiği yerde, kalırsa Beşiktaş'ta mutsuz olur.