- 20 Aralık 2010
Gürültülü sessizlik!
Bu sezon Kartal'ın en büyük derdi sakatlık.
Kimin gözü, nasıl değmişse takım resmen dökülüyor. Misal dün Ferrari ısınırken sakatlandı.
O derece yani.
Savunma neredeydi?
İlk yarıda itiş, kakıştan öte geçmeyen bir fizik mücadele izledik ve bir tek pozisyon izleyemedik. Halis Özkahya da ne iteni gördü, ne çekeni, sarı kartını evde unuttu herhalde.
İkinci yarıda Beşiktaş biraz daha etkili ve derli topluydu. Tam golü bulacaklar derken, bir duran topta kalelerinde gördüler meşin yuvarlağı. Cesar vurdu, Cenk kurtardı, dönen topa koşan bir tek Beşiktaşlı yok. Olcan koştu ve golü attı. Neredesiniz Beşiktaşlı savunmacılar, yoksa maç mı izliyorsunuz?
Sonra mı? Sonra Gaziantep geri yaslandı, Beşiktaş yüklendi. Quaresma da biraz oynamaya başladı. Sağdan iyi bindirmeler yaptı. O olmadı, bu olmadı derken Ali Kuçik sonunda golünü attı. Quaresma da havasını buldu golden sonra. Kaleci dahil üç kişi önündeyken, topun dibine nasıl girdiyse öyle bir aşırtma yaptı ki olmaz böyle şey. Kaleci de inanılmazı yapıp çıkardı bunu. Sonra Hilbert, ardından Fink, kaçıran kaçırana. Liderle puan farkı oldu 14, sen sağ, ben selamet.