Galatasaray düşer mi?

Fenerbahçe'nin devrimci Aykut Kocaman'ı, Beşiktaş'ın rüya takımı, Galatasaray'ın büyük hedefleri; Trabzon ve Bursa'nın 'takım ruhu' karşısında yok oldular.
Aykut Kocaman, F.Bahçe'yi Kadıköy'ün Barça'sı yapacaktı, hakikaten öyle oldu. Bir tek Saracoğlu'nda var Fenerbahçe, deplasmanlarda hiç yok. Devrim yarım oldu vesselam. Daha doğrusu "Devrim" dedikleri Alex'e dayalı sistemi değiştirmek olduğu için aslında hiç olmadı bu devrim.
İyi ki de olmadı, yoksa Alex'in gol ve asistlerini çıkarırsanız, Galatasaray kadar bile puan toplayamazdı Fenerbahçe.
Beşiktaş'ın rüya takımı ise en başta sakatlık kabusuna kurban gitti, sonra da Schuster'in fantezilerine. Nihat'ı oynatma sevdası, Erhan Güven'den medet umma hatası, savunmayı "Karşısında rakip yokmuş" gibi orta alanda kurması elini, kolunu sallayarak şampiyon olması gereken takımı liderin 12 puan gerisinde bıraktı. Teknik direktör Bernd Schuster kendisiyle ne kadar övünse azdır. Galatasaray ayrı terane. Şu anda ligin dibine, zirveden daha yakında duruyorsa cimbom, bunun ilk sorumlusu kadro yetersizliğini ve Rijkaard'ın geçen sezon yaptığı hataları görmeyip onunla yola devam eden yönetimdir. Peki Galatasaray düşer mi?
Meraklısı 70'li yılların sonlarını bir incelesin, büyükler ne haldeymiş görsün. Yani, Allah korusun düşer mi, düşer.
Özetle üç büyükler büyük hatalarla kendi kendilerini bitme noktasına getirirken geçen sezonki kadrolarını koruyan, içsel sorunlarını "sevgi-saygı" denklemiyle aşan Bursa ve Trabzon takım olma yolunda büyük mesafe aldılar.
O nedenle Quaresma ve Guti'yi tutan Beşiktaş'ı, Niang ve Alex'i durduran Fenerbahçe'yi devirirken Bursa ve Trabzon kolay kolay yıkılmadılar.
Çünkü tutulacak bir tek oyuncuları yok bu takımların. İşin sırrı da bu değil mi zaten!

* * *
Ulemberg ne diyecek?
MHK, ligi yirmi hakemle götürüyor. Bu yirmi hakem de Ulemberg tarafından (Bu nedenle evine Lig TV almış) BBG evindeymiş gibi gözetleniyorlar. Dolayısıyla önceki yıllarda sıkça duyduğumuz "Erman hoca ne diyecek?" muhabbeti, yerini "Ulemberg ne diyecek?" kaygısına bıraktı. Ulemberg kitaba bakıp rapor veriyor, egolarını değil kuralları konuşturuyor. Hal böyle olunca hakemler de kitaba göre düdük çalıyor ve ne çifte standar kalıyor, ne de eyyam. İstisnalar mı, her zamanki gibi onlar hariç tabi

Parmaktan sonra!
Sezon başında Yüksel Okçuoğlu tüm kulüpleri dolaşıp "Arkadaşlar, işaret parmağınızla baş parmağınız yan yana gelirse sarı kartı görürsünüz" demiş. Bu uyarıları tüm yerli oyuncular iyi anlamış olacak ki ilk yarıda bir tek yerli futbolcu hakemlerden sarı kart isteme hareketi yapmadı. Eskişehirli Pele ve Beşiktaşlı Guti bu hareketin iki kurbanı olarak dikkat çektiler. Bu ikilinin ilk yapmaları gereken tercümanlarıyla bir kez daha görüşmek olmalıdır.

Gezer'den özür diliyorum
Guti'yi oyundan atınca Bünyamin Gezer'i eleştirmiş ve eyyam yaptığını söylemiştim. Kararının abartılı olduğunu düşünüyordum. MHK Başkanı Oğuz Sarvan'la konuşup doğrusun öğrendim. UEFA bu konuda sıfır tolerans diyormuş. Yani Bünyamin hoca doğruyu yapmış. Yanlış yapan birini eleştirmemek nasıl vicdanımı rahatsız ederse, birini haksız yere eleştirdiğimde de aynı rahatsızlığı duyarım.
Bu nedenle Bünyamin hocadan özür diliyor ve doğru kararı için kendisini kutluyorum. Aynı doğruyu her statta yapması gerektiğini de bir kez daha hatırlatıyorum.

Tekke'nin ahı mı tuttu?
Yıllar önce Gökhan Keskin, Süleyman Seba'nın elini öpmek için yerinden kalkmayınca Beşiktaş'tan kovulmuştu.
O öyle bir haksızlıktı ve Beşiktaş öyle bir ah aldı ki yıllarca libero bulamadı.. Şimdi Fatih Tekke'ye yapılan haksızlık sonrası yaşanan sakatlıkları görünce aklıma o dönem geldi. Nihat, Tabata, Bobo, Nobre derken şimdi de Holosko sakatlandı.. Acaba sırada kim var, yoksa yeniler mi!?

15 yabancı
Beşiktaş'ın yabancı transferi konusunda freni pek tutmuyor. Almeida ve Simao'yu da katarsak eldeki yabancı sayısı 15'i buluyor. Birileri askıya alınacak, birileri satılacak vs... Bu arada ne değerler heba olacak, Beşiktaş ne faturalar ödeyecek acaba, gerçekten çok merak ediyorum.

1960 model ceza
Schuster rakipleri 1960 yılların futbolunu oynamakla suçlayınca az kalsın marka değerine zarar vermekten, disiplin kurulunu boyluyordu. Paçayı ucuz kurtardığını bilip biraz dilini tutarsa kendisi için çok iyi olur. Uyarması benden.

Schuster ne yapacak!
Fernandes geldi, Almeida ve Simao da yolda. Quaresma, Guti, Aurelio, Ernst derken artık Schuster'in elinde çok daha güçlü bir kadro var. Bakalım Alman hoca bu şartlarda ne yapacak?
Yine zorlu sisteminde ısrar edip rakiplere kolay pozisyonlar ve puanlar mı armağan edecek, yoksa 4-4-1-1'e dönüp şampiyonluk yürüyüşüne mi başlayacak. Eğer ikinciyi tercih ederse Beşiktaş 12 puan geriden gelip ligde bir futbol mucizesi gerçekleştirebilir dahası Avrupa'da da yoluna devam edebilir. Yok Bernd Schuster fantezi arayışına girerse bunca transfer boşa gider ve her şey eski tas, eski hamam olur. Acaba Schuster neyi tercih edecek; aklın yolunu mu, yoksa egolarının emrettiğini mi?

Maç günü maça gitmek...
Büyük takım futbolcusu bu şekilde havaya giremez tam aksine havasını kaybeder.
Schuster ateş almaya gelmiş gibi; uçaktan in, maçını oyna, geri dön. Futbolcu bu şekilde maçın havasına giremez. Schuster ısrar etse bile yönetim buna son vermelidir.

GÜNÜ SÖZÜ
Söz, kalpten çıkarsa kalbe ulaşır, ağızdan çıkarsa kulağı aşamaz.




X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.