Büyük usta Guti!
Beşiktaş ilk yarıda, geri vitesi takılı kalmış araba misali bir türlü öne doğru hareketlenemedi. Savunma oyuncuları kendi aralarında etkisiz paslaşmalarla oyunu ısıtırken Guti'nin Holosko, Tabata ve Nobre'ye verdiği toplar duvardan dönmüş gibi geri geldi. Savunma konusunu o kadar abartılar ki Aurelio resmen libero oynadı. Beşiktaş'a bir puan yetiyor ve bir anlamda oyunu riske etmemesi normal karşılanabilir. Ancak böyle oynarken arada bir etkili kontratak yapmalı ve rakibi rahatsız etmelisiniz ki üzerinizdeki baskı dayanılır boyutta kalsın. Beşiktaş ilk 45'te bunu yapamadı. Allah'tan CSKA'lı oyuncular da "Bir gol yersek işimiz biter" korkusuyla oynadılar ve savunma güvenliğini bırakmamak adına ön tarafta çoğalmayı akıllarına bile getirmediler. Süratli ve bir o kadar da çabuk bir oyuncu olan Delev'i kaçırmak üzerine kuruluydu CSKA'nın tüm planı. İşin ilginç yanı oyuncu tam üç kez Beşiktaş defansını uyuttu ve birinde Cenk'le karşı karşıya kaldı ama son vuruşu iyi değildi. Bu arada Cenk demişken sakatlandığı pozisyonda müthiş bir kurtarış yaptı. Bana göre maçın kırılma anı o pozisyondu.
İki kalecinin farkını gördük
Schuster ilk yarıdaki manzaranın vehametini anlamış olacak ki, ikinci yarıda Aurelio ve Ernst'i 10'ar metre öne çıkarırken Guti ve Tabata'yı da bu ikiliye yakın oynattı. Artık öne daha rahat çıkan, rakip sahada oyalanmayı başaran ve Guti'nin usta işi paslarıyla oyunu yönlendiren bir Beşiktaş izliyorduk. Nobre'nin yerine giren genç Ali'nin enerjisi de Kartal'ın bu yarıdaki başka bir artısıydı. Bu Beşiktaş bir şekilde golü bulurdu nitekim o goller de geldi. Böylece Beşiktaş hem ülke puanına bir kez daha katkı yaptı, hem de gruptan çıkmayı garantiledi. Gecenin parlayan yıldızları muhteşem oynayan Guti ve mutlak golü kurtaran Cenk'ti. Not: Schuster, Hakan için "Birinci kalecim" diyordu. Bu inatla haftalarca Cenk'i oynatmadı ve Beşiktaş'a çok şey kaybettirdi. İki kalecinin farkını dün bir kez daha gördük. Umarım Schuster de görmüştür.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
TÜM YAZILARI