- 01 Aralık 2009
Denizli'yi övmem!
Havası çabuk sönebilir
Sonra üst üste tokatlar yedi ve gerçekle yüzleşti. Trabzon'da üç stoper, beşli savunma, dörtlü orta sahayla oynadı. F.Bahçe ve ManU karşısına dörtlü orta sahayla çıktı. Sezon başında yapması gerekenleri ilk yarının ortasında fark etti. Şimdi siz benden Denizli'yi övmemi bekliyorsanız onu ben yapmam. Kusura bakmayın. Başkaları yapıyormuş. Bana ne... O başkaları Beşiktaş'ın üç maçını üst üste çıplak gözle izlediler mi onu sorun bakalım. O başkalarına kalsa Ferrari'nin Zapo'dan farkı yoktu, Fink de gönderilmeliydi? Dolayısıyla bana kimse hikaye anlatmasın... Futbolu da Beşiktaş'ı da iyi bilirim. Haaa bazı okurlar kendilerine göre haklı olarak alınan başarılı sonuçları abartmamı bekliyor olabilirler. Onlara söyleyeceğim tek şey şu: Ben testi kırılmadan yol gösteririm. Birçok F.Bahçe ve G.Saray yorumcusu, bu iki dev, yedide yedi yapınca birini Barcelona diğerini de Brezilya Milli Takımı yapmışlardı! Peki şimdi ne oldu? Gazetecinin görevi iyi ya da kötü skorların etkisinde kalmadan, sahadaki doğrularla yanlışları ortaya koymaktır. Benim yaptığım da bu.
Son söz: Denizli kadroda istikrarı sağlamaz, bu sistem tam oturana kadar sabır göstermez ve her hafta yeni arayışlara girerse Beşiktaş'ın havası çok çabuk söner. Benden söylemesi.