- 06 Ekim 2009
Çocuklara borçlusunuz
Sakın oyuna gelmeyin
Maç boyu eşinin yanında dim dik duran Revna hanım protestoları medeni bir şekilde alkışlayarak protesto etti. Bu onun hakkıydı. Onu hem anlıyor, hem de kutluyorum. Ancak bugün "Beşiktaş ailesinin reisinin eşi olarak" bir şey daha yapmalıdır. Eşine, yani Beşiktaş ailesinin reisine, "Seni istifaya davet edenleri, kadın, erkek, çoluk, çocuk demeden dövenler kimmiş? Bizim kadınlarımıza, bizim çocuklarımıza saldıran bu densizleri bulmak tüm Beşiktaşlı çocuklara olan boyun borcundur?" demelidir. Bunu mutlaka yapmalıdır. "Beşiktaş annesi" olarak, Beşiktaşlı çocukların gözyaşlarının peşine düşmelidir. Yapmazsa o alkışların hiçbir anlamı olmaz. En azından benim gözümde... O maçta dayak yiyen kadınları, çocukları Revna hanım anlayamaz ise hiç kimse anlamaz, anlayamaz. Evet Revna hanım. Top sizde... Taca veya "tribüne" atabilir ya da hepimizin çocuklarımızla birlikte izleyebileceğimiz tertemiz bir maç için yeni bir başlama vuruşu yapabilirsiniz... Karar sizin. SON SÖZ. Ey gerçek Beşiktaşlılar, size sesleniyorum: Bir oyun oynandığı besbelli. Her türlü şiddetten uzak durun ve bu oyunu bozun. Kapalı'nın altı da, üstü de Kartal'dır. Bunu bilin ve sakın ola birbirinize düşmeyin.