Topuz'un dediği olur

Mehmet Topuz transferi aslında "Kibar Feyzo" hikayesi. Filmi izlemeyen yoktur sanırım, o nedenle detaylı açıklamaya gerek yok. Malum; Kibar Feyzo Kemal Sunal, Müjde Ar da ona aşık. Ancak işin içinde bir de İlyas Salman var... "Ben daha fazla para veririm" diyerek kızın babası İhsan Yüce'yi kandırmaya çalışıyor... Baba da kanmaya dünden razı malum... Paragöz baba tam kızı Bilo'ya verecekken, Feyzo "Biz o işi bitirdik" diyor. Anlaşılıyor ki artık olan olmuş... İşte Topuz masalı da eninde, sonunda böyle biter ve Beşiktaş işi bitirir! Toplumumuzda yaklaşık 50 yıl önce yaşanırmış bu hikayeler. Yeşilçam da yaklaşık 25-30 sene önce konu yapmış. Anlayın artık Beşiktaş'ı, Fenerbahçe'yi, Kayserispor'u yönetenler ve futbolcularımız hangi kafa yapısına sahip. Diyeceksiniz ki bu olayda kim haklı, sen onu söyle. İyi söyleyelim: İlk büyük hatayı Beşiktaş yaptı... Kayserispor Kulübü "Fenerbahçe'ye sözüm var, pazartesi gününe kadar bize cevap verecekler, eğer onlarla anlaşamazsak sizinle görüşürüz" diyorsa, pazartesi gününe kadar bekleyeceksin.

KiMSENiN 'GIKI' ÇIKMAZ

Bu bekleyiş sırasında Mehmet Topuz'la görüşüp ikna edebilir ve "Sakın Fenerbahçe'ye imza atma. Kulübün bize söz verdi, salı günü bonservisini alıyoruz" diyebilirsin. O zaman da kimsenin gıkı çıkmaz. Bu nedenle Beşiktaş'ın şark kurnazlığı yaparak futbolcuyu ekranlara çıkarıp "Ben Beşiktaşlı'yım" diye bağırtıp, Kayserispor'un elini zayıflatması kurnazca olsa bile etik değildi. Ertuğrul Sağlam'ı alırken de Beşiktaş, Kayseri'ye böyle bir saygısızlık yapmıştı. Delikanlıca söyleyelim, Kayserispor böyle bir tavrı hiç hak etmedi ama Fenerbahçe için aynı şeyi söyleyemem. Çünkü onlar da Colin Kazım transferinde aynen böyle davrandılar. Dolayısıyla ektiklerini biçiyorlar. Her neyse, olan olmuştu. Bundan sonra Fenerbahçe'ye yakışan, meşhur Karadeniz fıkrasında olduğu gibi "Sen beni istemiyorsan ben seni hiç istemiyorum" demekti onlar da yakışanı yapmadılar. Gurur meselesi yapıp, bel altından vurma yoluna gittiler...

BONSERViS MASALI BLÖF!
Mehmet Topuz'un rızası olmadan, Kayserispor'dan bonservisini almaları hukuken mümkün değil; bunu biliyorlar ama buna rağmen "bonservisi bizde" türünden komik açıklamalar yapıyorlar. Kayserispor daha da ileri gidip "Fenerbahçe isterse Mehmet Topuz'u başka kulübe satabilir" diyor. İşte onlar da burada zıvanadan çıkıyorlar... Sormak lazım, pardon ne satıyordunuz? 'Davar' mı, yoksa Kibar Feyzo'daki gibi 'maraba' mı? Yani bu bonservis masalı tek kelimeyle blöftür, başka bir şey değildir. Bundan sonra ne olur derseniz onu da söyleyelim: Önce bakalım kimin elinde ne var... Fenerbahçe'nin elinde "Kayserispor'un sözü" dışında bir şey yok. Dolayısıyla bu olayda Fenerbahçe ancak seyirci konumundadır. O nedenle Mehmet Topuz "Ben Beşiktaş'ta oynayacağım" dediği müddetçe Kayserispor onun bonservisini kimseye veremez... En kötü ihtimalle Mehmet, Kayseri'ye döner ve bir sezon oynar, sezon sonunda da Beşiktaş'a bedava gelir. Kayserispor da hem 10 milyon lira bonservis ücretini kaybeder hem de Topuz'a bir sezon boyunca 3 milyon lira daha ödemek zorunda kalır. Özetle tam 13 milyon lira zarar eder başka da bir şey olmaz. Şimdi dünyanın neresinde, hangi kulüp; kendisinde oynamak istemeyen bir futbolcu için 13 milyon lira zararı göze alır, varın orasını da siz düşünün. Uzun sözün kısası, Beşiktaş yanına iki koruma verip Mehmet Topuz'u, "Siyah-beyaz" bir yatla 20 günlük mavi yolculuğa çıkarır, cebini de kapatıp ulaşılmaz hale getirerek bu işi rahatlıkla çözer. Bir süre sonra Kayserispor'un Fenerbahçe'ye, "Biz size söz verdik ama siz Mehmet Topuz'u ikna edemediniz. Yapacak bir şey yok oyuncuyu Beşiktaş'a veriyoruz" der ve bu konu kapanır. Ancak tüm bu söylediklerim, Mehmet Topuz'un Beşiktaş'ta oynamakta ısrar etmesine ve Fenerbahçe'de oynamayı kabul etmemesine bağlı. Bu olaydaki en önemli detay budur. Öte yandan "Mehmet Topuz bu kadar yaygaraya değecek bir futbolcu muydu?" derseniz, bana göre kesinlikle değmezdi. Topuz'un Beşiktaşlı olmasına gelince, daha önce "Ben doğuştan G.Saraylı'yım" şeklindeki açıklamalarını da hatırlıyorum. Bu nedenle yarın kalkıp "Benim dilim sürçtü aslında ben doğuştan Fenerbahçeli'yim" derse, ona da şaşırmam...

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.