Futbol ayağa kalkmalı

Sinan Vardar spor@fotomac.com.tr

Ve g eldik yine transfer dönemine... Ülke futbolumuz birçok dertle uğraşırken Beşiktaş'ta ve diğer bütün kulüplerde taraftarlar transfere odaklanmış durumda. Doğrusu ben de merak ediyorum. Beşiktaş'ta Ghezzal, Rosier takımda kalacak mı? Adem Ljajic ile yollar ayrılacak yerine Alex Teixeira mı gelecek? Bruma, Edin Dzeko ve tabii son senelerin olmazsa olmazı; Diego Costa ve hatta Mandzukic transferleri ne durumda?.. Sadece Beşiktaş'ın transfer listesini saydım ama diğer takımlarda ve özellikle Fenerbahçe ve Galatasaray'da durum aynı... Taraftar pusuda transfer bekliyor. Türkiye gerçeği; gelen sükseli bir transferde her şey unutuluyor.

Beşiktaş'ta yöneticilik yaptığım 2010 yılında bankalardan kulübe 75 milyon dolarlık kredi alınmıştı. Ben o zaman bu paranın borçların ödenmesine ve böylelikle faiz yükünün tamamen kulübün üzerinden kalkması önerisinde bulunmuştum. O paranın bir bölümünün de altyapıya harcanmasını istemiştim. Kulaklarını çınlattığım o dönemki başkan ve yönetici arkadaşlarım benim gözüme baka baka o paracıkları 'Quaresma, Guti, Fernandes, Simao gibi transferlere harcadılar. Tabii ki yıldız oyuncuya ve yukarıda saydığım isimlere karşı değilim ama doğru zamanla ve doğru bütçelemeyle... Önceki gün Kulüpler Birliği'nin yaptığı açıklamayı okuyunca işte o futbolumuzun Lale Devri günleri aklıma geldi ister istemez. Ayağını yorganına göre uzatmayan dönemin yöneticileri kulüplere büyük enkazlar bıraktı. Kulüpler sayesinde isim yapmış bu iş bilmezler ve işini bilip de cebini dolduran bazı eski başkan ve yöneticilerin bugün magazin medyasında boy göstermesi de ayıp ötesi doğrusu...

Beşiktaş işini bilen ve cebini dolduran yöneticilerden çok çekti. Başkan Ahmet Nur Çebi ve yöneticiler göreve geldikleri 20 aydan bu yana kulübün ekonomisini düzlüğe çıkarmak için çalışıyorlar. Bu durumda teknik direktör Sergen Yalçın'a çok büyük iş düşüyor. Allahı Sergen Hoca da popülist yaklaşımlar yerine elindeki oyuncu kadrosundan maksimum yararlanmaya çalışıyor ve bunda da başarılı oluyor. Kulüplerimiz pandemi döneminde de gelir kalemlerinden birçoğundan yararlanamadı. Özellikle de naklen yayıncı kuruluşun ödemeleri aksatması futbol kulüplerimiz için tam bir baş ağrısı. Kulüpler Birliği'nin önceki yaptığı açıklama bıçağın kemiğe dayandığını gösteriyor. Yiğidi öldürelim hakkını verelim ve amacımız bağcıyı dövmek değil üzüm yemek olmalı. Yıllardır söylüyorum, yazıyorum, haykırıyorum... Kulüplerimiz üretmeli, ülke futbolumuz altyapı hamlesiyle kalkınmalı. Kulüplerimizin hepsi çok değerli... En üstte de Milli Takımımız... Avrupa Şampiyonası'nda şunu gördük ki, bu turnuvayla birlikte taktik, saha içi yayılması ve rakip analizi bambaşka önem kazandı. 6 Milyon nüfuslu Danimarka'nın İngiltere karşısında son ana kadar final kovalaması bize ders olmalı. Deniz bitti! Doğru yapılanma ve projelendirmeyle Türk Futbolunu ayağa kaldırmalıyız. Hep birlikte başta Milli takımımız olmak üzere futbol marka değerlerimize sahip çıkıp yükseltmeliyiz. Ama önce kulüpler ve ülkenin değerli akil futbol adamları olarak elimizi taşın altına koymalıyız.

Bu web sitesinde çerezler kullanılmaktadır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

"Tamam" ı tıklayarak, çerezlerin yerleştirilmesine izin vermektesiniz.