Beşiktaş’a kıymayın!

Sinan Vardar spor@fotomac.com.tr
Milli maç arası Beşiktaş'a ilaç gibi geldi. Tabii bu arada yeni transfer Adem Ljajic'in sakatlanması Şenol hoca için handikap oldu. Son oynanan Konyaspor maçında haftalar sonra Beşiktaş daha azimli, futbol kalitesini bir üst seviye çıkaran bir görünümdeydi.
Fakat hayretler içindeyim; spor medyasının önemli otoritelerinden bir çoğu, hâlâ Şenol Güneş'i korkak futbol oynatmakla suçluyorlar. Allah aşkına Beşiktaş, Konyaspor maçının 70 dakikadan fazlasını 10 kişi oynadı. 90 dakikanın bitimine 3-4 dakika kala Beşiktaş 2-1 öndeyken ben de takımın başında olsam galibiyeti korumak için stoper oyuna sokarım. Bunu bile eleştiriyorlar, el insaf!
***
Bilhassa sosyal medyada Beşiktaş yönetimindeki bazı kişilerin görevlendirdiği troller, uzun zamandır Şenol Güneş'e karşı ve onun görevi bırakmasını istiyorlar. Yapmayın kardeşim!
Şenol Güneş'le geçtiğimiz gün beraber kahve içtik. Beşiktaş deyince gözleri ışıl ışıl oluyor.
Güneş Beşiktaş'ı çok seviyor ve kesinlikle ayrılmak istemiyor. Usta teknik adam, başarıya odaklanmış durumda.
***
Son açıklanan Beşiktaş A.Ş.'nin mali raporuna göre; 1 Haziran-30 Ağustos 2018 tarihleri arasında borç 177 milyon TL artmış gözüküyor. Tabii yalnız Beşiktaş'ın değil, Galatasaray'ın 117 milyon TL, Fenerbahçe'nin ise 342 milyon TL zarar ettiği açıklandı.
Bu tablo bir facia.
Trabzonspor'un en üst makamlarıyla yaptığım görüşmelerde bordo-mavili kulübün her ay 30 milyon TL paraya lazım olduğunu, ancak gelirlerin sıfır olduğunu belirtiyorlar.
***
Böyle bir ekonomik kaosun içinde Beşiktaş bir de Şenol hocayı kaybederse inanın çok kötü sonuçlar ortaya çıkar. Lütfen artık herkes aklını başına alsın.
Başkan ve yönetim de Çin, Japonya gibi sanal işleri bıraksınlar; Beşiktaş'ın ekonomisi nasıl düzelir, ne yapmak lazım bunun çözümüyle uğraşsınlar.
Tabii yalnız ülkemizde değil, Belçika'da da futbolda yapılan usulsüzlükler patladı. Belçika spor bakanlığı hemen harekete geçti ve birçok kulübü denetlemeye aldı. Dileğim o ki, bu operasyon ülkemize bir örnek olsun.
Bu Milli Takımı seviyorum
Geçtiğimiz akşam Milli Takımımızın kardeş ülke Bosna Hersek ile oynadığı hazırlık maçını izledim. Milli takımımızda devrim olmuş. Çok keyif aldım. Futbol adamı olarak prensibim; doğruya doğru demek.
VAR'lar, yoklar, haksızlıklar, futbol fikirlerimizin hiç bir zaman uyuşmadığı Yıldırım Demirören bir tarafa, ama Milli Takımımız da bir tarafa. Lucescu ile Milli Takım yeni bir ivme kazandı.
Tam idealim olan gençleştirme uygulandı.
***
Bosna gibi bir takıma 5-6 net gol pozisyonuna ulaştık.
Son maçlarda gözlemliyorum;
Milli Takım son maçlarda rakiplerine müthiş pres yapıyor. Bosna maçında biraz şanslı olsaydık mücadeleyi güzel bir sonuçla bitirebilirdik. Bilhassa Çağlar Söyüncü, Cengiz Ünder, Hakan Çalhanoğlu, Ömer Bayram, 10 yıl Milli Takımımızı götürebilecek futbolcular.
En çok hoşuma giden olaylardan biri de 21 yaşında Bursaspor'un kaptanlığını yapan Ertuğrul'un sonradan oyuna girmesiydi.
Ben bu Milli Takımdan çok ümitliyim. Başkanlık yaptığım kulüplerde her zaman bir prensibim vardı; en fazla iki general, gerisi asker futbolcular... Milli takımımızda general pozisyonunda futbolcu şu anda da görülmüyor. Ama Oğuzhan Özyakup daha önceki dönemdeki formunu yakalarsa ideal bir general olabilir.
***
Hakan Çalhanoğlu da ona destek olabilir. Son yıllarda kaleci üretmekte zorluk çekmiyoruz. Hangisi oynarsa oynasın kalemiz emin ellerde. Temmenim pazar günü oynayacağımız Rusya maçını galibiyetle bitirip bu olumlu gelişmeyi artık skorlara da yansıtmamız.
Özetle Lucescu ve yardımcısı Tayfur Havutçu doğru yolda.
Ay-Yıldızlı millilerimize bir kez daha başarılar dilerim.

Bu web sitesinde çerezler kullanılmaktadır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

"Tamam" ı tıklayarak, çerezlerin yerleştirilmesine izin vermektesiniz.