Beşiktaş gerçekleri

Sinan Vardar spor@fotomac.com.tr
Geçtğimiz pazar günü Beşiktaş'ın Mali Genel Kurulu gerçekleşti. Kulübün ekonomi gidişatından memnun olmayan ve bu konuda ne yapılmasıyla ilgili öneriler getiren 6 arkadaşımız genel kurul divan kurulunun onayıyla konuşma yapma fırsatı buldu.
Bu konuşmacılardan biri de bendim. Köşemde fazla ayrıntıya girmeyeceğim. En büyük eleştiriler Beşiktaş'ın; diğer bir çok kulübün da olduğu gibi şeffaf olmaması...
Örneğin BJK TV'de konuşmacılara yasak getirilerek mali genel kurulda sadece başkanın konuşmasının yayınlanması, diğer konuşmacılara böyle bir olanak sağlanmaması ayıptı.
Konuşmacılardan biri Seyit Ateş'ti. Çok detaylı bir çalışma yapmış. Ateş, Beşiktaş Stadı'nın devlet tarafından yapılabileceğini fakat Fikret Orman'ın stadın kulüp tarafından yapılmasını tercih ettiğini vurgulayarak; devletin statlarıyla, Vodafone Park Stadı'nın maliyetleriyle ilgili çok çarpıcı detayları bir bir anlattı.
Diğer konuşmacılar da kulübün mali yapısının hiç de iç acıcı olmadığını bu konuda neler yapılması gerektiğini de çok güzel anlattılar.
Çok seviyeli bir mali genel kurul yaşadık. Bizlere de söz hakkı veren Divan Kurulu başkanlığına ve kulüp yetkililerine bir kez daha teşekkür ediyorum. Konuşmalardan sonra Fikret Orman eleştirilere yanıt verdi. Bana da en kuvvetli olduğum ve Beşiktaş için varımı yoğumu harcadığım altyapı için tenkit getirdi.
Altyapıda kurduğum Beşiktaş Futbol Araştırma Merkezi (BEFAM) projesiyle 6 Milli oyuncu çıkardığımızın farkında değil.
6 yıldır Beşiktaş altyapısından ne Ümit ne de A milli oyuncu çıkmadı. Şu anda da kadroda BEFAM kökenli Necip ve Atınç'ın da olduğunun farkında değil galiba ki; bu konuda beni eleştirdi.
Ben de kendisine cevabımı verdim. Bir kez daha hatırlatayım;
Atınç'ı 15 bin TL'ye almıştık, o Atınç kulübe 6 milyon euro para getirdi.
Necip de şu anda bence en sevilen futbolcularından biri.
Başkan lütfen hep geçmişi eleştirmeyi bırak, doğru işleri de takdir et!
Artık kulüplerimiz şeffat bir yönetim şekli benimsemeli.
Yine konuşmamda Süper Lig AŞ. ile ilgili bir soru yönelttim. Mecbur kaldığınız bu konuya çok kısa bir şekilde değindiniz. Bu konunun daha geniş bir şekilde Beşiktaş camiasına açıklamanız çok önemli. Bu konunun çok ciddi bir şekilde takipçisi olacağım.
Transferler!
Başımıza ne geliyorsa kulüplerin ekonomilerinin berbat oluşlarından geliyor. Beşiktaş, Cenk Tosun gibi golleriyle şampiyonluk getirecek bir futbolcuyu devre arasında sattk. Bu bir rekor satıştı. Emeği geçenlere teşekkürler. Negredo ve Vagner Love ve Larin'e verilen para Cenk'ten gelen paradan daha fazla. O zaman burada bir yanlışlık yok mu? Şampiyonlar Ligi'ne gitseydik 250 milyon TL gelecekti. Bu ayın sonuna kadar futbolculara ödenecek rakam 24 milyon euro. Tosic'in 5 milyon euro'ya Çin'e satılışı mükemmel! Hatta Tosic;
Beşiktaş'a transfer olurken futbol dünyasındaki en sevdiğim dostlarımdan biri olan rahmetli İlhan Cavcav'la görüşmüştüm.
O da bana Tosic'in vasat bir sol bek olduğunu ve kendisiyle sözleşme yenilemediğini belirtmişti.
Ben de ilk başlarda Tosic'i eleştirmiştim. Fakat Dusko Tosic; Şenol Hoca'nın öngörüsüyle stopere kaydırıldı ve bazı hatalarına rağmen çok başarılı oldu. Galiba ona özür borcum var. Özetle Tosic 32 yaşında, bonservissiz alındı. Onu satan yetkilileri tebrik ediyorum.
Beşiktaş'ta Talisca gidici gibi.
Daha bir kaç yıldız oyuncunun daha satılması gündemde.
Artık çok akıllı davranmak gerekiyor. Dünyanın en yaşlı futbolcuların oynadığı lig;
Türkiye ligleri. Ülkemizde 270'e yakın yabancı futbolcu var. Sadece yüzde 10'nu milli takımlarında oynuyor. Bu istatistiğe dikkat ederek yapılacak transferler mutlaka Şenol Hoca'nın onayıyla yapılmalı.
Bu takım gençleştirilmeli.
Kulübün borcunu, "O yaptı, bu yaptı" tartışmasını bir kenara bırakalım, geleceği bakalım.
Bundan sonra kulübün harcamalarına çok dikkat edilmeli.
Olmazsa olmaz; Güneş, Beşiktaş'ta kalmalı ve hatta altyapı dahil tüm futbol organları Şenol Hoca'ya bağlanmalı.
Geçmiş yıllarda futbolla ilgisi hiç olmayan ve de başkanın etrafını saran yancılardan bir an önce kurtulmalı. İnanın bu kişiler büyük zarar veriyor ve futbol camiasında çeşitli şaibeler ciddi ciddi konuşuluyor.
Yani özetle hemen hemen Türk kulüplerinde olduğu gibi Beşiktaş da bilhassa futbol yönetiminde kurumsallaşmalı. Ve onursal başkanımızın kulüp de masraf olmasın diye elektrikleri bile kapatması örnek alınmalı.
Sevinçler ve hüzünler
Türkiye'deki hemen hemen tüm kulüp yöneticilerini tanırım.
Ama özellikle bazı kulüplere sevgi ve saygım vardır.
Bunlardan biri de G.Birliği...
Süper Lig'de bu sezonun ismi İlhan Cavcav'dı. İlhen Ağabey;
G.Sirliği'ne büyük hizmetler verdi. Borçsuz ve kasasında 60 milyon TL bıraktığı çok sevdiği kulüp küme düştü. Umarım Ankara ekibi İlhan Cavcav'ın ilkelerine geri döner ve yeniden o başarılı günlerini yakalar.
Boluspor Başkanı Necip Çarıkcı çok iyi işler yapıyor.
Büyük bir mücadele ile sıfır borçla yönettiği Kulübü Süper Lig'e çıkma şansını Play- Off'ta kaybetti. Çok üzüldüm.
Çünkü Boluspor düzgün yönetiliyor.
Tabii ki Erzurumspor ve Gaziantep Gazişehir'e de finalde başarılar dilerim.
Ziraat Türkiye Kupasını müzesine götüren Akhisarspor'u da tebrik ederim.
Sevgili dostum Hüseyin Eryüksel ve yöneticileri 6 yıldır büyük bir başarı hikayesi yazdılar. Süper Lig'de küme düşme tehlikesi yaşamayan Sivasspor'a, başkan Mecnun Odyakmaz ve teknik direktör Samet Aybaba'ya da tebriklerimi sunarım.

Bu web sitesinde çerezler kullanılmaktadır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

"Tamam" ı tıklayarak, çerezlerin yerleştirilmesine izin vermektesiniz.