- 01 Aralık 2011
Sistemde disiplin
Guti'siz takımda ise 1-0 kazanılan Trabzon'da da olduğu gibi ön libero sayısı ikiden üçe çıktı, oyunda da doğal olarak "kontrollü" olunmaya başlandı.
Ernst, Aurelio, (ya da Necip) Veli hücumdan çok savunma yapan, savaşan özellikleri ağır basan, sistem ve taktik disiplininden ayrılmamaya çalışan kramponlardır.
Sistem ve taktikler, futbolcuların yetenek ile becerilerine göre belirlenirse istenen sonuca ulaşılabilir.
Belirlenen sistem, taşlar yerinden oynatılmadıkça oturur, aksamadan işler.
Beşiktaş'ın ideal onbiri, 1-2 oyuncu dışında artık değişikliğe uğramıyor.
Doğrusu da bu zaten.
Sistem, her geçen maçta daha bir oturuyor, futbolcularda da sistem yadırgaması olmuyor.
BİREYSEL BECERİLER
Sistemsiz oyun ve işlemeyen sistem, kaybetmeye mahkumdur.
Sistem, önemli bir olgudur.
Eğer sisteme göre transfer yapılmazsa transfere göre sistem seçilmelidir.
Sistemi başarılı kılan; takımdaki sorumluluk duygusunun bütünlüğüdür. Sistemdeki "görevde disiplin" bütünlüğünün aksadığı durumlarda yıldız futbolculardan "kurtarıcılık" beklenir! İşte en büyük yanlış ve tehlike budur...
Bireysel yetenek, elbette önemlidir ama asıl önemli olan sistemin birlikte başarıyla işletilmesidir.
Futbolcuların birbirini tamamlayarak takımın kimyasını oluşturmaktır.
Quaresma, Simao ve Almeida'nın bireysel becerileri "takım oyunu"na katkı yaptığı takdirde değer kazanır.
En büyük örnek Messi...
Barcelona'da harika oyununu gollerle taçlandıran ünlü yıldızın becerileri, Arjantin Milli Takımı'nın kazanmasına yetmiyor.
Sebep; Barcelona ile Arjantin Milli Takımı arasındaki "sistem disiplin" farklılığıdır!