- 19 Aralık 2014 | Cuma
Sisli...
Bu tip karşılaşmalarda bir ya da iki oyuncuyu bile ideal 11'e "net aday" haline getirebilirseniz büyük kazanım elde etmişsiniz demektir.
Dün bu tanımlamaya uygun bir ya da iki oyuncu kazanıldı mı hep birlikte göreceğiz. Benim gözlemim İshak ve Mustafa Akbaş'ın Ersun Yanal tarafından ilerleyen haftalarda rahatlıkla tercih edileceği yönünde oldu!
Daha evvel çalıştırdığı takımdan kendisini çok iyi tanıdığını iddia bir ağabey maç oynanırken şunu söyledi: "Ersun Yanal kupadan bir an evvel sıyrılır, lige ağırlık" verir dedi...
Dünkü ilk şablona itirazım var ama yok, tercihtir, saygı duyarım... Ama kazanma adına hamlelerin de geç ya da hiç yapılmamış olması, "acaba" dedirtti!
Düşününce; Ankara'da oynanan Keçiörengücü karşılaşmasına da benzer gariplikler damga vurmuştu diyebiliriz...
O karşılaşma sonrası, yeni takımı ile çok fazla zaman geçirmemiş bir teknik adamın, bu tip karşılaşmaları fırsata çevirmesi gerektiğini söylemiştim.
Kaleci Fatih'in beni şaşırtmaya devam ettiğini, hakkında net bir düşünceye sahip olamadığımı fark ettim.
Bazen Onur Recep Kıvrak, bazen çok acemi bir kaleci gibi...
Ama olacak, geçen yıl hiç top oynamaması tek sıkıntısı bence!
Ortada sakatlık, ceza olmasın diye düşünülen, idare edilen bir grup maçları var serisi var...
Teknik adamlar yönünden bakıldığında onlarında haklı gerekçeleri var gibi.
Mustafa Reşit hoca da, tıpkı Ersun hoca gibi aklının büyük bir tarafı ligde bir kadro anlayışı içindeydi!
Sistem böyle olunca onlara; Nasreddin hoca misali "siz de haklısınız" diyorum...