- 21 Ağustos 2009
Nedeniniz çok elbette...
Bu takımla övünün
Misal, Sion'un hesap-kitapsız gelişleri "fatura"ya dönüşmüyordu, onca kontra şansı yakalanmışken. Ya da final paslarında sıkıntı yaşanıyordu, Emre'nin hırsı ve çabası gerekli takviyeden yoksun kalıyordu. Daha açık bir deyişle Alex'in yokluğu iyiden iyiye kendini hissettiriyor, Güiza'nın koşu yoluna gereken toplar atılamadığı için de İspanyol yıldız kapasitesinin hayli uzağında kalıyordu. Yani Fenerbahçe, bir bakıma sahadaki zekası anlamına gelen Brezilyalı yıldızın eksikliğini yaşıyordu organize olmakta ve karakterini sahaya yaymakta. Üstelik inkar edilemez bir şekilde. Ama Alexsizliğe rağmen, ilk yarıyı 1-0 önde kapatan sarı-lacivertliler, ikinci yarıda da farka gidecek pozisyonlar bulabildiler. Güza ve Emre'nin şansızlığı da diyebilirsiniz, Sion'un şansı da kaçan gollere. Ancak, bir maçı kazanmak için gerekli olanları yaptığınızda, şanssızlığınız veya rakibin şanslı olması bile sonucu değiştiremiyor. Tıpkı kaliteli kadronuz olduğunda Alex'in yokluğunun sizi amacızdan uzaklaştıramayacağı gibi... Güiza gol atmadı belki, ama ilk golde Santos'a verdiği göğüs pası üç gole bedeldi. Alex, Bilica yoktu ama Deniz veya Önder de onlardan aşağı kalmadılar. Gördüğünüz ve ısrarla söylediğim gibi, bu Fenerbahçe'yle övünmelisiniz. Çünkü, bunun için bir hayli nedeniniz var.