- 27 Haziran 2010
Daum'un külleri!
Sonu benzemesin
Geçen yıl gelmesine onay verdiği Cristian Baroni sanki bir dünya yıldızıymış gibi yeni transfer Stoch'u 'C Sınıfı' bir oyuncu olarak tanımlaması bir başka ayıbıydı Daum'un. Bunları bir kenara bırakalım, dava arkadaşları Ayhan Tumani ile oğlunun (yakışıksız bir şekilde) bir anda kapı dışına bırakılmasını kendi menfaatleri yüzünden umursamadı. Bu da Daum'un ne kadar bencil olduğunun bir göstergesiydi. Haydi bu duruma uyan o sözleri yazalım; ekibini arkasına bakmadan sattı... Hele bir konu var ki akıllara zarar denilecek türden. Yıllardır çalıştığı ülkemizde ulusal marşımıza eşlik etmesine karşın tek kelime Türkçe konuşmazken, kriz ortamında gazetecilere Türkçe hitap etmesi hangi kelimelerle izah edilebilir? Özetle Daumbir kez daha geldi geçti. Umarım bundan sonra sadece tatilini geçirmek için Türkiye'ye gelir. Bundan pek de emin değilim... Neyse bunu bir kenara bırakalım ve Aykut Kocaman'a gelelim. Fenerbahçe'de yeni bir dönem başlıyor. Sarı-lacivertli takım bir kez daha kendi evladını vitrine sürüyor. Hem de çok kritik dönemde... Son maçta kaybedilen bir şampiyonluğun ardından, Daumkrizi nedeniyle aşınmanın yoğun olduğu bir dönemde... Bundan önce Rıdvan Dilmen ve Oğuz Çetin denemeleri olumsuz bitmişti. Üstelik her ikisi de Aziz Yıldırım başkanlığında. Sonu benzemesin ama Aykut Kocaman'ın işi de zor.