Kendi çapında "krizler" barındıran maçtan üç puanla gelmek önemliydi. Oyun ve mücadele, hatta plan
Kocaelispor'un yönetimindeyken, bol sıfırlı sözleşmenin hakkını verdi
Asensio… Devre biterken, rakip bunaltmışken, tribünler havasındayken nefis bir füze ile tabelayı değiştirdi matador… Hem Kocaelisporlu oyuncuların hayalleri yıkıldı bir anda, hem de
Fenerbahçe'nin takım aklı yeniden devreye girdi. Benzer görüntü Bükreş'te de yaşanmıştı. Rakibin baskısına teslim olup, atak organizasyonuna sadece uzun topların peşinden koşarak giden bir Fenerbahçe takımı.
Guendouzi transferini, bu tip hapislerin "tahliye" planı olduğunu düşünmüştük. O da
Alvarez ile birlikte kıramadı baskıyı. Tedesco'nun mecburiyetleri var.
Talisca'sız yapamaz, santraforsuz oyunda da etkili olamıyor. Asensio oyun aklı olarak sahada olmalı. Sadece Er Nesryi'nin takım savunmasında enerji ürettiğini düşünürseniz,
Selçuk İnan ile birlikte bir pas takımı haline gelen Kocaelispor'a "dur" de diyemiyorsunuz. 60'daki üç değişiklik ile
Nene –
Kerem tehdidi oluşturdu genç hoca. Ardından Talisca'nın yerine
Fred kararıyla da orta saha direncini arttırıp, topun takımında "akıl" kazanmasını sağladı. Dakikalar geçmeden gelen ikinci gol bu yüzden sürpriz olmadı. Petkovic gibi bir santraforla düşman çatlattı
Körfez ekibi. Her takımın "Keşke bende olsa" diyeceği kalite ile oynayıp, üçüncü bölgeyi organize ediyorlar.
Skriniar bile çıkamadı öne. Klasik söylemdir; önemli olan kazanmak. Çok sert bir maç serisi geçirdi Fenerbahçe. Nefes bile alamadan geldiler bu deplasmana.