Thinking Turkey!

İngiliz meslekdaşlarımızın klasik başlığı vardır. Bize karşı aldıkları her galibiyet sonrasında muhakkak bir tanesinde "Shot the Turkey (Hindiyi vurduk)" başlığını görürsünüz. Hatta bulvar gazeteleri daha ileriye gidip, bir de hindi resmi iliştirirler köşeye... Chelsea maçı bittiğinde hep bunları düşündüm. Çok keyifliydim. "Düşünen hindi (thinking turkey)" gibi olan meslekdaşlarımızın yakacakları ağıtları bekledim. Saracoğlu'nda bozulan ezber, İngilizleri daha yaratıcı olmaya zorlayacak, şaşkınlık ve kızgınlık kelimeleri üretecek, hindi gibi düşüneceklerdi. Avram Grant'ın maç öncesindeki basın toplantısındaki güvenli havası, maçtan endişesiz görüşlerini dile getirmesi, formaliteyi tamamlayacaklarını hissettiren sözlerinden sonra böyle bir sonucun keyfinin yerine ne geçebilir ki? Bundan sonra İstanbul'a gelecek ve Boğaz Köprüsü'nü geçerken Kadıköy sınırlarına giren her takım oyuncusu, teknik adamı veya taraftarı, nasıl bir torna makinasına yaklaştığını hatırlayacak. Sadece pürüzler alınmıyor burada... İsteyene yeni dişler açılıyor, isteyene kalıp yapılıyor. Ama sonuçta hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.