- 23 Şubat 2015 | Pazartesi
Büyük olmak
Beşiktaş çok büyük. Onu büyük yapan oyuncular değil. O başka büyük yani. Dağ gibi, kabına sığmayan, coşkun bir deniz, dev bir dalga gibi. İşte bu büyük takımın bir parçası olmak ta öyle yarım sezonda iyi oynamakla olmaz. Yorgunluk tanımaz o büyüklük. Canını dişine takacak, terinin son damlasına kadar teslimiyetsiz oynayacak ve rakibi boğacaksın. Rakip senin altı pasında 7 kişi ile gol pozisyonuna giremeyecek.
Ne yaptığını bilmiyorlar
Dün gece ne yaptığı bilmeyen, oyunun kontrolünü bir türlü eline alamayan bir takım vardı sahada. Demek ki Demba, Atiba ve Gökhan olmayınca olmuyormuş.
Yedekte oturanlar sesini çıkarmayacak.
Yılda kaç maç yaparsan yap, takımdaki herkes hazır olacak her zaman, Cenk gibi. Ancak o zaman büyük takımların aldığı sonuçları alırsın. Yoksa lokal olur ve lokal kalırsın...
Dün Eskişehirspor maçının zor geçeceğini söylemiştim. Ama kazanmak için hiçbir şey yapmayarak maçı daha da zora sokan Beşiktaş'ın kendisi oldu.
Pas sayısına bakıldığında baş döndürücü bir sonuç çıkıyor ama sen o pasları sadece ikinci bölgede yaparsan sonuca ulaşamazsın.
Rakibin tek oyuncusu Lawal, Beşiktaş'ı bitirmeye yetti.
Son olarak saha zeminine bir çift lafım var. Benim bildiğim futbol yeşil sahada oynanır, sarı da değil...