- 12 Aralık 2010
Bitmeyen zulüm
Gerçi zaten kullansalar da Sabri'nin takımı atağa falan çıkaracak hali de yoktu ya...
Geçen haftaların etkisiz elemanı Hakan Balta'nın koridoru gel-geç şeklinde evlere şenlik bir vaziyetteydi. Defansif anlamda inanılmaz kötü ve büyük takım oyuncusuna yakışmayacak hatalar yapmaya devam etmekte.
Buna kim "Dur" diyecek bakalım.
Ayhan, Misimovic'in görevini üstlenip, ikili arkasında takımı atağa çıkarmaya çalıştı ama devamlı sola kaçarak Kewell'ın da önünü tıkadı.
İkinci yarıya başlarken yapılan Mehmet Batdal ve Çağlar değişikliği ile son kozlarını oynayan Hagi'yi anlamak artık iyice zorlaşıyor.
Hücum gücü en yüksek oyuncularından biri olan Kewell'ı oyundan alıyorsun, formsuz Hakan'la maça başlıyorsun.
Şansı daha önce vermeliydi
Mehmet'e ve Çağlar'a neden şans vermiyorsun?
Kısacası artık sende işleri düzeltmemek için her şeyi yapıyorsun. Yapma Hagi artık, bu sana tapan seyirci bile artık farklı tavırlara girebilir. Neredeyse 2 aydır takımın başındasın. Hâlâ bazı şeyleri neden görmüyorsun?
Elindeki kadroyu gereği gibi kullandığında büyük hoca olunur. Yoksa Romanya'nın dışına zor çıkarsın. Bu gidişle başta yönetim olmak üzere bazı topçuların da ipini iyice çektin. Bu arada Arda da aylar sonra ilk kez oyuna dahil oldu. Uzun bir aradan sonra, takımda ayağına top yakışan birini gördük. Ama o da nafile...
Artık "Ne zaman bu lig biter, o zaman bu zulüm geçer'"demekten başka söyleyecek söz kalmadı. Neyse ki Ali Sami Yen bu zulme daha fazla tanık olmayacak!