- 22 Kasım 2010
Penaltıyı vermedi
İlk yarıda Eskişehir, ikinci yarıda da Trabzon vardı sahada. Kırmızı-siyahlılar can havliyle oynadı, bordo-mavililer de telaşla... Trabzon kalesinde Onur devleşti ve takımını kurtaran isim oldu.
Onur, savunmanın hatası ile burnunun dibinden topu şutlayan Pele ile Serdar'a gol izni vermeyerek kazanılan 1 puanın mimarı oldu. Hakem Süleyman Abay'ın Engin'in düşürülüşüne "Penaltı" vermemesi yanlış, kendini yere bırakan Alanzinho'ya gösterdiği sarı kart doğruydu. Bu puan kaybına rağmen, bordomavili taraftarlar takımlarını tribünlere çağırarak alkışladı. Bu güvenoyu idi. Yani "Kaybetsen de arkandayım" mesajı verdi tribünler. 30 yıldan beri izlediğim Trabzonspor'un taraftarı ilk kez böylesine stadı doldurmuş, tezahüratta birliği sağlamış ve coşkulu idi.
Ama tribünlerin bu desteğine sahadakiler gereken karşılığı veremedi.
Kurtarıcı Yattara!
Eskişehirspor çok iyi mücadele etti. Çok koşan başarılı olur. Dün de kırmızı-siyahlılar, ev sahibinden çok koştu. Bordo-mavililer ise hatlar arası kopukluğun cezasını puan kaybederek çekti.
Konuk takım adam adama oynadı. Umut'u Nadarevic, Burak'ı Erkan, Engin'i Sezgin, Jaja'yı da Bülent marke etti. Burak ile Engin'in günlerinde olmaması rakip savunmayı rahatlattı.
Trabzonspor'da dağınık bir orta saha vardı.
Pas yüzdesi kötü idi. Umut'un tek başına presine destek gelmedi. Jaja, yalnızları oynadı. Bordo-mavililer çok sinirli. Aklımıza "Yine Avni Aker stresi mi başladı" sorusu geldi. Colman'ın bu kadar sorumsuz olmasına da bir anlam veremedim. Cale'nin öne çıkışları iyi idi. Bu takımda, adım atacak hali kalmamış Yattara kurtarıcı ise vay Trabzonspor'un haline. Sözün özü, bordo-mavililer dışarıda iyi içeride ise sakin.