Kılıçlar çekildi

"Kalli'nin kararına saygı duymuyorum" diyen Lincoln, Sion maçındaki futbolu ve golüyle hocasına "Beni silemezsin" mesajı veriyordu
Transfer isteyen ve Polat'ın kendisine randevu vermemesine sitem eden Alman hoca, aniden rahatsızlandı ve UEFA Kupası maçını çıkmadı
Galatasaray, Lincoln ve Hakan Şükür'ün incir çekirdeğini doldurmayacak bir karar sonucu kadro dışı bırakılmasına rağmen, sarı-kırmızılılar en yakın takipçisi Beşiktaş'ı yenmeyi başardı ve rakipleriyle arasının açılmasının önüne geçti. Sezon başladıktan sonra transfer edilen Hakan Balta ve Nonda, seyircisiz oynanan ilk derbi olarak tarihe geçen 90 dakikayı kurtarıyordu. Tabii Kalli'yi ve kararını da. Ama kamuoyundaki baskı öylesine yoğundu ki, yönetim bile teknik heyetinin arkasında durmaya cesaret edemedi. Belli ki kararı gerekli ve gerçekçi de görmüyordu. Beşiktaş derbisini asık suratlarla tribünden izleyen Hakan-Lincoln ikilisine af, gecikmeden geldi... Kalli'nin kadro dışı bırakma kararı sonrası "Karara saygı duymuyorum" diyerek açıkça hocayı eleştiren Lincoln, 5-1'lik Sion maçındaki futbolu ve golüyle Kalli'ye adeta meydan da okuyordu... Ama Galatasaray'ın ayarıyla oynanmıştı bir kere, yeni ayarı tutturmak kolay olmuyordu.

GERETS DALGA GEÇTİ
8. haftada, Kayseri'de alınan 1-1'lik skor kabul edilebilir bir durumdu. Güçlü Kayserispor karşısında yenilgiyi Ümit Karan'ın golü engellemişti. Ancak Ali Sami Yen'de Ankaraspor'la golsüz berabere kalmak, kara bulutların yaklaştığının habercisiydi. Üstüne üstlük, başkan Özhan Canaydın'ın, "Bu sezonun en önemli transferi" dediği Linderoth da sakatlanmış ve sezonu kapamıştı. Ama futbolda herkes için bir şans vardı ve bu kez şans meleğinin yüzüne güldüğü kişi Mehmet Topal'dı ki o Mehmet Topal için geçen sezon Fenerbahçe derbisinden sonra Gerets, "Fener'in Aurelio'su varsa bizim de Mehmet Topal'ımız var" diye dalga geçmişti!... 22 yaşındaki futbolcu ilk başlarda Kalli'nin gözüne giremeyecek ancak ilerleyen haftalarda takımın öylesine vazgeçilmez bir ismi olacaktı ki, Linderoth'u hatırlayan bile çıkmayacaktı... Sarı-kırmızılılar, UEFA Kupası'nda kolay gruba düşmüşlerdi ve ilk maç favori Bordeaux ileydi. Ancak iki farklı yarıda iki farklı maç oynadı Galatasaray. İlk yarı mükemmel oynayıp ikinci yarı frene basan Galatasaray, yenilgiye rağmen "Bu gruptan kolay çıkar" duygusuyla dönüyordu İstanbul'a... Fransa dönüşü Cimbom'u 2 zorlu deplasman bekliyordu. Denizli'de Nonda'nın golleriyle alınan 2-1'lik galibiyetin devamı gelmedi, Antep'ten Servet'in son dakikada attığı gol sayesinde 1-1'lik beraberlikle dönüldü. Kalli'nin gençlere dayalı politikası ilginç bir şekilde sonuç vermeye başlamış ve kriz, şiddetini de, etkisini de kaybetmeye başlamıştı. Helsinborg'a karşı Ali Sami Yen'de alınan 3-2'lik yenilginin şoku, 3-2'lik Gençlerbirliği ve 1-0'lık Trabzonspor galibiyetleriyle atlatıldı. Sarı-kırmızılılar, Bordeaux ve Helsinborg yenilgilerinin ardından Panionios'u Yunanistan'da 3-0 yenerek derin bir nefes aldılar.

HASAN GİTTİ-GELDİ
Tek sorun kaptan Hakan Şükür ile yönetim arasında baş gösteren gerilimdi. Hakan, "gönderilecek" haberlerine isyan edip yönetimi eleştirince Polat, "Gelecek sezon Hakan'sız olacak" deyivermişti. Bu durum, Hıncal Uluç'un sivri kalemine de konu olacaktı. Uluç, Fotomaç gazetesinde, 26 Aralık tarihinde çıkan yazısında, "Galatasaray ligin en kritik maçlarını oynuyor, Kalli 'Transfer istiyorum' diye basbas bağırıyor, Adnan Polat 'Hakan Şükür jübile yapmalı' diye konuşuyor. Akılcıların olduğu yer Fenerbahçe, bozguncuların olduğu yer Galatasaray. Bu Fenerbahçe, Galatasaray'ın önünde bitirir tabii" diye yazıyordu. Yenilerin takıma adapte olması ve peş peşe gelen galibiyetler, umutları yeşertmiş; Uğur'lu, Servet'li, Volkan'lı, Mehmet Topal'lı, Barışlı, Arda'lı, Serkan'lı gençlerin kredisini yükseltmişti. Tabii Feldkamp'ın da. 2-2 biten İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçında kaybedilen 2 puan ve sakatlanan Lincoln'ün aylarca takımdan uzak kalacak olması bu yüzden çok da önemsenmedi. Hasan Şaş'ın Belediye maçında gördüğü kırmızı kart sonrası, "Artık Türkiye'de futbol oynamayacağım" diyerek devre arasında satılmasını talep etmesi ise krize dönüşmeden çözüldü. Ancak Fenerbahçe karşısında alınan 2-0'lık yenilgi, genç ve ama tecrübesiz kadrodaki yıldız eksikliğinin altını çizmekten geri durmuyordu. Galatasaray, 16. haftada, derbi yenilgisi sonrası, aradan gelip zirveye yerleşen Sivaspor'u ağırlıyordu. Sarı-kırmızılılar sezonun sürpriz takımını kolay bir şekilde safdışı bırakıp yeniden liderliğe yükselmesini bilecekti. Ancak Galatasaray için 2007-08 sezonunun ilk yarısı sancılı kapanıyordu. Birkaç gün önce yönetime transfer yapılması talebinde bulunan ve başkan yardımcısı Adnan Polat'ın kendisine randevu vermemesine sitem eden teknik direktör Feldkamp da aniden rahatsızlanmış ve takımının UEFA'da kaderini belirleyecek olan Austria Wien maçında, kulübedeki yerini alamamıştı. Başsız kalan Galatasaray, kazanmak zorunda olduğu Wien maçında gol pozisyonu dahi üretememiş, turu ise Bordeaux'nun Panianios karşısında aldığı mucizevi galibiyet getirmişti.

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.