- 09 Aralık 2009
Futbolla yaşamak
Ayırmadan sevmek
Önemli olan, 2 hafta arayla gördüğümüz yaklaşım farklılıklarından ders çıkartıp, zamanında işi ehline vermek, ağızdan çıkanın nereye gideceğini bilmek. Güneşli, yağmurlu ve hatta karlı günlerde de ter akıtanları çağırıp alkışlayabilmek. Sahada mücadele edenin şevkini, tribünde seyredeni alkışlayarak kırmamak. Yerli, yabancı, yerlinin yerlisi sınıflandırmalarına girmeden, hizmet edenlere, yani hayatı tattıranlara aynı derecede saygı duymak, sahip çıkmak. Dün, Orhan, Ünal, Hami ve Ogün'ü nasıl aynıysa, bugün de Tayfun, Fatih, Umut, Serkan ve Gabriç aynı olmalıdır. Şenol Güneş felsefesi, sadece sahip olunan ateşin üzerindeki külleri üflemiştir. Ateşin zirve noktası ise, tercüman Halil Yazıcıoğlu gibilerin tertemiz bordo-mavi sevgisi eşliğinde yürüyüp hedefe ulaşarak, 96 yılında Trabzonspor için hayatı yaşayan Mehmet Dalman'ın mezarı başında okunan Fatiha olmalıdır. İşte o zaman Güneş, iliklerimize kadar bizi ısıtacaktır.