Fenerbahçe-Trabzonspor derbisi yorumları
- Süper Lig Galerileri
- Giriş Tarihi: 21 Ağustos 2017 08:16 Güncelleme Tarihi: 21 Ağustos 2017 08:20
RIDVAN DİLMEN
Trabzonspor, Kadıköy gibi önemli bir deplasmanda 1 puanı iyi olarak görmüştür. Onur Kıvrak gibi kaleci son 4-5 dakika zaman geçiriyorsa bunun bir anlamı vardır. Trabzonspor takımının bütün planı bozuldu Burak Yılmaz sakatlanınca...
Oyun tam Burak'ın istediği şekle dönüşmüşken koşu yapan oyuncuyken çıkmak zorunda kaldı. N'Doye önü açıkken gidemedi mesela. Burak olsa gol atabilirdi Burak'ın çıkması sonrası kontratak şansı çok azaldı. Çok pozisyon oldu bu tipte... Bu topları kullanabilecek Yusuf Yazıcı da çıktı üstelik. Onazi'yi soktu Ersun hoca, 2-1'i korumak için 3 ön liberoyu dizdi.
Penaltı pozisyonu ilginç... Kucka aslında elini açmak istemiyordu. Aatıf çok kötü orta yaptığı için Kucka kafayı vururum diye düşünüp elini açtı, çarpınca penaltı oldu. Penaltı tartışmasız ama Kucka için şanssız bir andı. Son 15-20 dakikada fena oynamadı Fenerbahçe aslında.
ERMAN TOROĞLU
Fenerbahçe taraftarı dün stadı doldurdu. Peki Fenerbahçe taraftarı ne ister? Güzel futbol oynayan, hareketli futbol oynayan, güzel paslı, bol pozisyonlu, bol gollü takım ister. Yıllarca buna alışmışlar. Peki bu Fenerbahçe bu beklentileri karşılayabiliyor mu? Hayır. Karşılayabilir mi? Hayır.
Bir de şu olay var; Galatasaray çıkıp iki haftadır futbol şov yapıyorsa ve Fenerbahçe takımı da böyle oynuyorsa seyirci tabi ona küser. Fenerbahçe Teknik Direktörü, Giuliano'yu alıyor, Van Persie'yi çıkarıyor. Bir oyuncu daha alıyor Mehmet Topal'ı stopere çekiyor.
Yani bir oyuncu değiştiriyorsunuz, dört oyuncunun pozisyonu değişiyor. Bir teknik direktör bu işlere girdi mi yandı demektir. Fenerbahçe kalecisi Volkan Demirel aslında üç senedir yok, yeni değil. Artık toplara yan atlayamıyor. Denize atlar gibi planjon yapıyor. Haliyle topları elinden yumurtluyor.
ERTEM ŞENER
61 kere maşallah dedirterek başladı maça Trabzonspor, Burak Yılmaz'ın golüyle... Sakatlandı, çıktı maç tersine döndü. Oyunu bırakmasaydı 2, 3 olurdu. Burak çıktıktan sonra oyuna Rodellaga girmeliydi. N'Doye'u anlamak için tercüman lazım sahada. Amacı ne?
Fenerbahçe'de Dirar bitik. İsla sağ tarafta bir şeyler yapmaya çalışıyor. Formasına ısındı yavaş yavaş ama Valbuena bu takımın gerçek sahibi.
Van Persie'yi ilk yarıda sadece bir kere gördüm ve adını duydum. Alper'i hep söylüyorum; çalışıyor, çabalıyor, koşturuyor. Nasıl ki, Tolga Ciğerci geçen yıl bitik Galatasaray'da bir şeyler yapmaya çalışırken en kötülerdenmiş gibi gözüküyordu. Alper de sağı, solu, önü, arkası çok iyi süslenirse Tolga'nın bu sezon yaşadıklarını yaşayacak.
ENDER BİLGİN
Daha sezon başı olmasına rağmen Trabzonspor maçı kritik bir virajdı Fenerbahçe için. Geçen sezon evinde oynadığı 17 lig maçının 9'unda puan kaybetmiş, sezona ligde ve Avrapa'da düşe kalka başlamış sarı-lacivertli takımın beyaz bir sayfa açabilmek için tribünleri dolduran taraftarına iyi futbol ve galibiyet izlettirmesi gerekliydi.
Oysa statükocu bir teknik adam olan Aykut Kocaman'ın Guliano ve Soldado'yu kenarda oturtup, üstüne bir de çift ön libero tercihi yapması F.Bahçe'yi pasifize etmişti. Ersun Yanal'ın Bongonda yerine Bero tercihinde bulunması da benzer bir tedirginliğin ürünüydü.
Burak'ın erken gelen golü maçın temposunun F.Bahçe adına biraz olsun artmasına yol açtı. Aynı Burak sakatlanıp çıkarken Ersun Hoca'nın Rodellega yerine N'doye'u oyuna sürmesi Sarı-Lacivertlilerin ekmeğine yağ sürdü. Fenerbahçe ne zaman tempoyu yükseltse Trabzonspor'u zorlamayı başardı. Ancak bu durum Valbuena'nın yakaladığı bir pozisyon dışında ofansif zenginliğe yol açmadı. Bu sıkıntıda oyuna akıl ve üretkenlik koyacak futbolcu eksikliğinin rolü büyüktü.
HAKKI YALÇIN
Fenerbahçe ilk yarıda direniş çömezleri gibi futbol oynadı, ikinci yarıda galibiyet ustalığına soyundu. Kaybedebilirdi ama talihli bir penaltıyla çok karılmış desteden joker çekti.
Kazanabilirdi ama bir yanlış bazen bütün doğruları götürür. Aykut Kocaman'ın maça Van Persie'yle başlamış olmasını, bir adamı kazanmayı hedeflemekle, bir takımı harcamak arasındaki tercih sebebi saydım. Van Persie'ye açılan her kapının, Fenerbahçe için kapanan bir kapı olduğuna kayıtsız şartsız inandığım için.
Biz ona boşuna taş atıyoruz, çünkü ruhunda Fenerbahçe'yle olan kontratını yere atmış birinden hala medet uman varsa, bizim cümlelerimizin hükmü yoktur.
EMRE BOL
Taraftarla başlamak istiyorum aslında... 10'nunla bununla değil! Bazı takımlar vardır, sadece seyircisiyle oynayabilen... İşte Fenerbahçe öyle bir takım. 10 numara, 8 numara, 9 numara hepsi hikaye! 12 numara asisti de yapar, golü de atar. Uzun bir aradan sonra 40 bin taraftarı tribünde görmek beni heyecanlandırdı.
Eminim Fenerbahçeli futbolcuları da heyecanlandırmıştır. İki yeni transfer Giuliano ve Soldado'nun ilk 11'de olmayışı tepki çekti. Allah aşkına şunu düşünün, bir teknik adam sahaya en iyi 11 adamını sürmez mi? Kendi ayağına sıkar mı?
Teknik heyetten kiminle konuşsam bana Giuliano ve Soldado'nun fizik olarak takımın seviyesinde olmadığını söyledi. Benim Aykut Kocaman'la ilgili elbette eleştirilerim var: Van Persie'yi neden oynattın hoca? Bırak Soldado'yu genç Ahmethan bile saha içerisinde ondan daha çok iş yapıyor. Bir forvet oyuncusu 45 dakikada bu kadar az topla buluşamaz! Bakınız, golden, asistten bahsetmiyorum! Golcü atar atamaz, ama pozisyona girer.
ZEKİ UZUNDURUKAN
Derbiye fırtına gibi başlayan taraf konuk Trabzonspor'du. Hatta Burak Yılmaz'ın 5. dakikada attığı gole kadar Fenerbahçe, Trabzonspor ceza sahasına bile giremedi. Kucka'nın savunma arkasına attığı akıl dolu pasa Burak Yılmaz öyle bir sihirli dokunuş yaptı ki, Volkan golü sadece seyretti. Bu golü Burak Yılmaz'dan başka hiçbir forvet de atamazdı.
Burak Yılmaz'ın golün hemen ardından sakatlanması ve 20'de yerine N'Doye bırakması, Fenerbahçe adına büyük şans oldu. Tabi ki Trabzonspor için de çok büyük bir şanssızlıktı. Bordo-mavililer, derbide en büyük silahını daha 20. dakikada kaybetti.
Çünkü Trabzon'un golünden sonra tam Burak Yılmaz'lık bir oyun ortaya çıkmıştı. Fenerbahçe, gol için yüklenirken, arkasında büyük boşluklar bırakıyordu. Ama Ersun Yanal, Rodellega dururken, N'Doye'u tercih etmesinin doğru olmadığını düşünüyorum.
OLCAY ÇAKIR
İlk onbirler açıklandığında her iki teknik adamın da tahmincileri ters köşe yaptığı ve temkinli davrandıkları ortaya çıktı. Her iki teknik adam, işi sağlama alıp, bir gol bulabileyim, kafam rahat bitireyim haftayı derdindeydi.
Ersun Yanal, Bongonda beklentisi içinde olanlara "hayır Bero oynar" diyerek kenarları kapatmayı yeğledi. Aykut hoca ise yeni transferleri yanında oturtup, sık eleştirilen iki ön liberosundan vazgeçmeyerek tedbiri elden bırakmadı.
Valbuena gibi müthiş bir oyuncusu olması ve Alper Potuk gibi çalışkan isme sahip olması temkinli ve bu isimlerle mutlaka gol bulurum düşüncesi ilk yarıda tuttu. Trabzonspor'da Burak Yılmaz, Kucka'nın müthiş pasını gole dönüştürdü dönüştürmesine ama sonrasında bir pozisyonda yaşadığı sakatlık sonrası hocasının da tüm planlarını bozmuş oldu. Onun çıkışı ve kenarda N'doye'un tercih edilmesi, Rodalllega'nın tercih edilmemesi açıkçası anlam veremediğimiz bir tercih oldu.
GÜRKAN KUBİLAY
Giuliano'nun ilk 11'de olmaması ilk şaşkınlıktı benim için. Trabzon ile oynadığı son 11 maçın ilk 45 dakikalarında hiç yememiş, toplamda da 2 gol yemiş bir takım için Topal-Josef ile çıkmak "işi önce garantiye alayım" düşüncesi vardı.Saracoglu ise belki de uzun bir aradan beri ilk kez bu kadar dolu ve coşkulu idi.