Usta yorumcudan flaş sözler! ''Arda Galatasaray'a gider''
- Galatasaray Galerileri
- Giriş Tarihi: 26 Kasım 2019 07:34
Arda Turan, yıllardır arasının iyi olmadığı Fatih Terim'in elini öptü ve ikili barıştı. Terim de eski talebesi için 'Evlat' benzetmesi yaparak olumlu şeyler konuştu.
UZUNDURUKAN: Galatasaray maçından sonra Fotomaç'taki yazımda 'Babalar Affeder' başlığını attım. Fatih Terim için bir zamanlar Arda Turan bir 'Evlat', Arda Turan için de Fatih Terim bir 'Baba' idi.
Fransa'daki Avrupa Şampiyonası'ndan sonra baba ile evlat arasına adeta kara kedi girmişti. Burada kusurlu olan ve sürekli hatalar yapan Arda Turan idi. Gelinen süreçte Arda, Barcelona'dan gönderildi, Milli Takım'da kendine yer bulamadı.Hatta Başakşehir'de de yedek kulübesinin gediklisi oldu.
Şenol Güneş'in Sabah'ın Ekonomi zirvesinde Arda Turan ile ilgili yaptığı şu yorum, Arda'nın adeta aklını başına getirmiş: 'Arda'yı biz yok ettik!' Arda, maçtan önce Fatih Terim'in yanına gelerek, bir baba gözüyle baktığı Terim'in elini öptü. Buzlar eridi. Arda geç de olsa kendisine yakışanı yaptı.
Türk futbolunun şu anda bile sadece futbola odaklanan bir Arda Turan'a çok ihtiyacı var. Belli ki Arda, futbol kariyerine Galatasaray forması altında nokta koymak istiyor. Güzel de olur.
''G.SARAY'A DÖNERSE ŞAŞIRMAM''
Ocak ayında Arda Turan, Galatasaray'a dönerse hiç şaşırmam...
TOROĞLU: Milli takımlarda yaşanan rezaletlerde assolit Arda'ydı, figüran da Fatih Terim. Yaşanan rezilliklerden sonra zaten ikisi de birbirlerini yedi. Şimdi eskiye döneceklermiş. Bakın mış diyorum, hep mışlarla konuştuğumuz için ileriye gidemiyoruz.
Arda ile ilgili benim fikirlerim belli. O, G.Saray'ın sorunu beni ilgilendirmiyor. Milli Takım olsaydı köküne kadar yazardım.
KAPSAL: Arda benim Ümit Milli Takım'ı çalıştırdığım dönemde birlikte olduğum oyuncumdu.
Bir insanın hatasını bilmesi ve dönmesi çok önemli. Artık kavgalarla, geçmişle hesaplaşma yerine geleceğe bakmak gerekiyor.
İnsanın hatasından ders almasını ve özür dilemesini bilmesi gerekiyor. Arda da bunu olumlu bir şekilde gösterdi. Fatih Terim'in de bir büyük olarak onu affetmesi yalnız ikisinin arasında değil, yalnız futbol olarak da değil sosyal anlamda da çok güzel örnek oldu.
Arda Turan'ın özür dileyip elini öpmesi gereken bir insan da büyüğü olan Bilal Meşe'dir. Bunu olayın ilk gününden beri hep dile getirmiştim. Fatih hoca tamam ama Bilal Meşe ayağı yarım kalmıştır.
Ona yakışan Bilal abisinin de elini öpüp bu işin ikinci ayağını da tamamlaması.
KORKMAZ: Ben, hemen herkese çok samimi gelen o enstantanenin spontane geliştiğini düşünüyorum.
Arda bir anda Fatih hocanın yanına gidip el öpüp kucaklaşmaya karar vermiş. Terim de kendisine uzatılan bu zeytin dalını reddetmeyerek büyüklüğünü gösterdi. Bu fotoğrafın Arda'nın Galatasaray'a dönüşüyle sonuçlanabileceğini düşünmek için erken.
BERMUDA ŞEYTAN ÜÇGENİ
Sörloth, Nwakaeme ve Sosa üçgeni rakiplerin korkulu rüyası oldu.Bu müthiş üçlü için 'tam' isabet yorumları yapılıyor.
UZUNDURUKAN: Sosa; Trabzonspor'un maestrosu, orkestra şefi, ligimizin en kaliteli orta saha oyuncusu. Nwakaeme'nin içine özellikle de oyunun son bölümlerinde adeta Yattara kaçıyor. Nwakaeme'nin ligimizde geçemeyeceği, çalımlayamayacağı bir oyuncu yok. Adeta yürüyerek adam geçiyor.
Sörloth, sadece bir golcü değil. O uzun boyuna ve fizikli yapısına rağmen, ayağına top geldiği anda süratini artırıyor. Çalım atıyor, etkili servisler yapıyor, oyun zekası üst düzey olan bir forvet. Ligde 7 gole ulaştı. Eğer Ekuban sakatlanmamış olsaydı Sörloth'un şu anda abartmıyorum 15 golü olurdu. Çünkü Sörloth, yanında Ekuban veya Sturridge gibi yardımcı bir forvet daha olduğunda çok rahatlıyor.
Sörloth, gol kralı olur. Bu kadar verimli, yaratıcı ve takımı sahiplenen üç güzel oyuncu, Trabzonspor'u sırtlıyor...
KAPSAL: Nwakaeme-Sosa'yı geçen sezondan da biliyorduk. Özellikle Sörloth'un isabetli transferi gençliği ile birlikte dinamizm getirdi. Bu üçlü top rakipteyken de takım savunmasına yardım eden bir sorumlulukla oynuyorlar. Sosa'nın virtüözlüğü, Nwamaeme'nin klaslığı, Sörloth'un gençliği ve enerjisi ortaya rakipler için hücumda bermuda şeytan üçgenini çıkardı.
TOROĞLU: Bakınız bu üçlünün tam isabetini bırakın, eğer Burak ile Onur kadroda kalsaydı bordo-mavililer bu duruma gelebilir miydi? Net cevap vereyim; hayır. Burada idare düzenlemeler doğru yapıldı. Hiçbir şey tesadüf değildir. Çünkü bu ikili kesinlikle takım ahengini bozuyordu.
KORKMAZ: Trabzonspor, Yusuf Yazıcı'nın gidişi, Abdülkadir Ömür ve Ekuban'ın sakatlığına rağmen emin adımlarla ve iyi futbolla ilerliyor. Ülkemize gelen her yabancı Sörloth gibi olsa keşke. Bu cümleyi en son Atiba için kullanmıştım.
FIRTINA DAHA YENi BAŞLIYOR
Trabzonspor, Ünal Karaman ile şaha kalktı ve bütün istatistiklerde rekor kırıyor. Bu hafta ezeli rakibi Galatasaray'ı ağırlayacak.
Bizi nasıl bir derbi bekliyor?
UZUNDURUKAN: Başkan Ahmet Ağaoğlu-Ünal Karaman birlikteliği, uyuyan devi uyandırdı. Bu ikili, kocaman bir alkışı hak etti. Geçen sezon herkesin sempatisini kazanan bir Trabzon- spor vardı. Bu sempatinin kazanılmasında Yusuf Yazıcı'nın, Abdülkadir Ömür'ün, Uğurcan Çakır'ın, Abdulkadir Parmak, Arda Akbulut'un rolü büyüktü.
Öz evlatlarla büyük işler yaptı geçen sezon Trabzonspor. Bu başarıda pay sahibi olarak Yusuf Yazıcı ve Abdülkadir'i gösterdik hep... Ama bu sezon Yusuf yok. Ömür sakat. Buna rağmen büyük işler yaptı Karaman.
Takımın iskeletini oluşturan oyuncular, uzun süreli sakatlıklar yaşadı. Bu takım sol beksiz Ankaragücü maçına çıktı. Sanki Karaman'ın elinde bir sihirli değnek var. Bu kadar kadro sıkıntısına rağmen ligde şampiyonluğa oynayan bir Trabzonspor var. G.Saray maçı elbette ki çok zor geçecek. Yaralı Aslan her zaman tehlikelidir.
Cimbom'da da çok sakat oyuncu var. Ama başında Terim gibi bir duayen teknik adam var. Fırtına, kendi saha ve seyircisi önünde 3 puana yakın gibi görünse de işi hiç kolay değil. Derbilerin favorisi olmaz...
KAPSAL: Trabzonspor, Karaman geldiğinden bu yana keyif veren bir oyun oynuyor. Karaman heyecan verici, aidiyet duygusu yüksek bir takım oluşturdu. 1.5 senedir dile getirdiğim takım savunma zaafiyeti son 2 maçta gol yemeyerek gelişim gösteriyor.
Bordo-mavililer bunun devamını sağlayabilirse ligde farklı seviyelere gelecektir. Futbolda temel bir prensip, saha içinde özgürlük ve düzen sağlamak. Trabzonspor'un saha içindeki savunma düzeninin devamı başarıyı getirecektir.