En sempatik ay – Olcay Çakır – Fotomaç
HEPSİ
    22 Ağustos 2017, Salı

    En sempatik ay

    Futbolun en sempatik ayı, tartışmasız transfer ayıdır desek kimse itiraz etmez sanırım.
    Harcama ayı olduğu için sevilmesi tesadüf değildir. Harcamanın her türlüsü bu ay içinde yoğun yaşanır! İnsanoğlu alışverişi, harcamayı sever çünkü. İnsanoğlunun alt kolları olan... Taraftaroğlu da sever haliyle.
    Yönetimoğlu, teknik adamoğlu, futbolcuoğlu da... Elbette medyaoğlu da...
    Bunlar sever de menajeroğlu sevmez mi, sever elbette, ihale de ona kalır zaten.
    Kazanan taraf oldukları için umurlarında da olmaz haklı olarak!

    ***

    Dikkat ediniz... Sonunda sorumluluk kabul etmeyeceği için rahat olanlar atıp tutma konusunda en hoyrat olanlardır genelde...
    Yahu çok açılıyoruz diyen çatlak(!) seslere bu yüzden "babanın parası mı, sana ne" diye çıkışılması sıradan bir durumdur transfer aylarında.
    Moralinizi bozuyorum değil mi? Bundan yaklaşık 2-3 ay sonra başlayacaksınız çünkü!
    Sizler bu kez bizim moralimizi bozmaya başlayacaksınız! Sataşacak yer arayacaksınız, biliyorum. Bizler açık hedef olduk, olacağız, eleştirmiyorsunuz falan diye...
    "Ne ara bu kulüpler battı, bu borç nedir?" Kısa bir zaman sonra; bugün nöbetine yattığınız transferlerin hesabını sormaya başlayacaksınız. Hadi kampanya yapalım, forma alalım, ürün alalım diyeceksiniz, biliyorum.
    İşte o günlerin başlangıcı, müsebbibi bu günler. Onu diyorum. Amblem, forma, bayrak öpülünce dünyalar sizin oluyor bugün. Havaalanlarına giriş-çıkışlar kilitlenince namınız yürüyor sanıyorsunuz.

    ***

    Omuzlarda gelenler, omuzlarınıza büyük yükler bırakıp gidiyor her defasında...

    ***

    Sabri'lere, Zeki'lere saygı duymayı, sorunun onlarda değil, onlardan daha iyisini 15 yıldır üretemeyenlerde-bulamayanlarda olduğunu anladığımızda çok şey değişecek eminim...
    Ayrıca 10 yıllarca beklediğimiz futbolcu jenerasyonları yakalama hayallerimizden daha önemlisinin; sahada değil tribünde "doğru taraftar jenerasyonu yakalama hedefi" olduğunu fark ettiğimizde ve yakaladığımızda çok şey değişecek eminim.
    En iyi kulübe, en büyük kulübe değil en iyi parayı ve koşulları oluşturan kulübe geldiğini, aşığı olduğunuz oyunculara gelin bu sezon itibariyle hissettirin. Kulüp ayrımsız bunu yapın. Tribünlerinize oynattırmayın kimseyi! Yapın ki, imza törenlerinde sizin duygularınız sömürülmesin.
    Kahraman ya da hain değil, profesyonel olduklarını onlara sizler hatırlatın!



    YAZARLAR tümü
    Sitene Ekle