Televizyonların yere göğe sığdıramadığı popüler yorumculuk budur işte. Teknik adam olarak çürürken bile, bir anda paha biçilemez adama dönüşmek. Tatile giderken yoldan çevrilmek. "Ben olduğum sürece bu adam bu kulüpten içeri giremez" diyenlere, tükürdüğünü yalatmak.
* Ekranlar, kendi çıkarlarını sulayan adamlar için, harika bir tarla. Tomarla para kazanmaları bir yana, onları izleyenler "Aaa" diyorlar, "Futbolu en iyi bu adamlar biliyor!" Şöhrete yenik düşen toplum psikolojisinin, ülkemizdeki zavallı resimlerinden biridir bu. Ülke futbolunun nereden yönetildiğinin de ibret vesikası...
* Mustafa Denizli, Beşiktaş'a geldi. Kendi adını, Beşiktaş'tan çok sevenler bir araya geldi. Beşiktaş, halkın başkentidir ama ne acıdır ki Yıldırım Demirören tarafından yönetilmektedir. Her yıl hedefinden biraz daha saparak üstelik...
* Bence, Yıldırım Demirören, yorumcu Mustafa Denizli'yi transfer etmiştir. Mazideki Mustafa Denizli'yi değil. O yüzden, ekranlarda banttan yayınlanan, "Bu adam içeri giremez" söylemlerine en kolay mazeret de budur.
* Dökümanlara gelince.... Teknik adamlığını eleştirdiğimiz zaman, kurduğumuz cümlelerin önünü kesen Mustafa Denizli, Ertuğrul Sağlam'ın kesilen biletinde ne kadar hisse sahibidir? "İlklerin adamı" olarak lanse edilirken gülümseyen Mustafa Denizli, ilkeler hasıraltı edilirken nerededir? Beşiktaş-Hacettepe maçını yorumlarken, Mustafa Denizli'nin işaret ettiği, Beşiktaş kadrosu mudur? Ertuğrul Sağlam'ın koltuğu mu? Televizyonlar, asli görevinin dışında, başka görevlerin alet edevatı mıdır?
* Kendisine yapılmasından hoşnut olmayacağı bir şeyi, başkasına yapan bir adamın, kaptığı koltukta huzur içinde oturması mümkün değildir. Ama Mustafa Denizli gibi, sözde entelektüel birinin, ekran başında bir hırs topuna dönüşmesi futbolun en gerçekçi yüzüdür. Diğer teknik adamların yaşamasına neden izin verilmediğini anlayın diye... Neden Fatih Terim'den başka imparator, Mustafa Denizli'den başka prens üretimine izin verilmediğini görün diye...
* Ama bu ülkenin televizyon izleyicileri de gazete okuyucuları da bu oyuna dahil olduğu içindir ki... Ertuğrul Sağlam'ın gidişindeki asaletle, Mustafa Denizli'nin gelişindeki marifet arasındaki farkı görebilmek, herkese nasip olmayacaktır.
* Sinan Engin, kendisinden daha politik ve donanımlı bir benzerinin gelişiyle gitti. Oysa onu Beşiktaş taraftarı bile gönderememişti.
* O yüzden Mustafa Denizli ve Yıldırım Demirören gibilerini de... Ancak bir benzerleri alt edecektir. Ertuğrul Sağlam gibileri değil.