Danone Kupası Zinedine Zidane, daha düne kadar hayranlıkla seyrettiğimiz dünyanın en iyi futbolcularından biriydi. Futbolu bıraktı, şimdi daha çok insani ve sosyal olaylarla duyuyoruz ismini. Geçen haftalarda Türkiye'ye bir dizi ziyarette bulundu. Onu bu kez Danone'nin düzenlediği minikler futbol turnuvasında çocuklarla oynanan maçın santrasında gördük. Heyecan verdi... Onun futbolcu oluşu bizimkilerden farklı değil. Varoşlarda büyümüş, çocukça maceralar yaşamış, büyük başarılara koşmuş. Çocukça hevesleri, yeteneği onu ara sokaklardan futbol vitrininin en ışıltılı yerlerine taşımış. Bugün bütün dünyanın tanıdığı futbol markası o. Yetenekleri onu inanılmaz yerlere taşıdı.
Bütün bunları yaparken güçlü destekçileri değil, eşsiz yetenekleri vardı arkasında. O, kendi macerasını, "Küçük bir çocukken başarılı bir futbolcu olmayı hayal ediyordum. Hayallerime inandım ve başardım. Siz de önce kendi hayallerinize inanarak başarıya giden yolun kapısını açabilirsiniz" sözleriyle aslında "Ben, sizden farklı yollardan gelmedim; bana bakın, siz de başarabilirsiniz" demek istiyordu. Cezayir asıllı bir ailenin çocuğu olan ünlü futbolcu, aynen bu cümlelerle anlattı kendi hikâyesinin başarıyla sonuçlanan yolculuğunu. MEB-Danone Küçükler Futbol Türkiye Şampiyonası'nın şeref konuğu olarak bir dizi etkinlik çerçevesinde Türkiye'ye geldi. Çocukları sevindirdi, onlarla top oynadı. Minik futbolcular için unutulmaz dakikalar, tatlı anılar yaşattı. Zidane'ın yaptıklarını bizim yıldızlarımız neden yapmaz; niçin bu tip sevimli işlerde onların ismini göremeyiz? Size söylüyorum Tanju, Tayfun, Hami, Osman, Cüneyt, Hakan Şükür! Zidane'ın yaptıklarını siz niçin yapmayasınız, daha mı büyük (!) yoksa isimleriniz? Türkiye'nin 81 ilinden 9 bin 100 okul ve 140 bin öğrencinin kıyasıya maçlarıyla gerçekleştirilen başarılı organizasyonun şampiyonu olan Kocaeli 50. Yıl Cumhuriyet İlköğretim Okulunu, organizasyonu başarıyla gerçekleştiren Danone Türkiye temsilciliğini tebrik ediyorum.