F.Bahçe, İzmir'de Trabzon'a yenilseydi bile yüzde 99 yine şampiyon olurdu F.Bahçeliler "Her şeye rağmen şampiyon olduk" diyor. Buna saygı duymak lazım.
Geçen hafta "F.Bahçe ligi bitirdi" demiştik ve nitekim F.Bahçe bitime iki hafta kala şampiyon oldu. İlker Ateş'in bu haftalık katılamadığı açık oturumda, usta yazarlarımız Selçuk Yula, Turgay Demir ve Dr. Gürkan Kubilay, Yüksel Gülsoy yönetiminde ligimizi değerlendirdi.
Editör- F.Bahçe ligin bitmesine iki hafta kala şampiyon oldu? Bu sizin için şaşırtıcı mı?
Selçuk Yula- Hayır, benim için asla şaşırtıcı değil. Geçen hafta yine buradaydı. Benzer bir soru sorulmuştu, söylediğimi net hatırlıyorum, "F.Bahçe İzmir'den büyük ihtimalle şampiyonu dönecek. Trabzon'u yenebilir ama yenemezse o asla bir sürpriz değildir. Asıl sürpriz Beşiktaş'ın bu futboluyla Bursa'dan üç puan çıkarmasıdır" demiştim. Dediklerimiz de çıktı. F.Bahçe yenemedi ama İzmir'de şampiyon oldu. Hatta yenilseydi bile 5 puan farkla yine yüzde 99 şampiyondu.
Editör- Neye dayanarak bu kadar kesin konuşuyorsunuz?
Selçuk Yula- Beni böylesine net konuşturan F.Bahçe'nin rakipleri olan Beşiktaş ve Galatasaray'ın son derece kötü bir sezon geçirmesidir. Bunu belki elli kere söyledim yine söylüyorum; F.Bahçe'nin 32 puan kaybettiği ligde eğer Beşiktaş ve Galatasaray iyi takım olsalardı şu anda 15-20 puan önde olmaları gerekirdi. Üç puanlı sisteme geçildikten sonra bir takım belki de en düşük puanla şampiyon oldu. Gürkan Kubilay- Geçen hafta "F.Bahçe puan farkını açarak şampiyon olur" demiştim, bu da Fener'e olan güvenimden çok Beşiktaş'a olan güvensizliğimdendi. Avrupa da beş önemli ligin şampiyonları çift santforla oynayarak şampiyon oldular. F.Bahçe bu konuda Avrupa'dan farklı bir grafik çizdi. Ama trajikomik olan, Türkiye ligi ikincisinin maç başına attığı golün 1'in çok az üzerinde gerçekleşmesidir. Sevgili Selçuk'un söylediği, puan durumundaki tablo ligi tanımlayan kalitesizliğe bir başka örnekti. Sonuçta kötünün iyisi şampiyon oldu.
Turgay Demir- Bu sezon F.Bahçe, hem yönetim hem kadro yapısı anlamında şampiyonluğu çok rahat kazanması gerekirken 14 Mayıs sendromundan dolayı bocaladı. Yönetimin panikledi ve geçen yılki bozgunun tekrarlanacağı korkusuyla seviyeyi düşürdü. Devleti acizlik, hakemleri hırsızlıkla suçlayacak kadar ileri gidenler oldu. Bir de senaristlerin komplo teorileri bitmek bilmedi. Şimdi görüyorum, senaristlerler diyor ki "Biz yazdık, Fener üzerine oynanan oyunları durdurduk." Hikaye anlatıyorlar. Bizim doktor Kubilay'ın dediği gibi, "Kabız oldular, itiraf edemiyorlar." Canlı yayında "Bana tüyo geldi, Beşiktaş 7 puan farkla şampiyon olacak" diyen adamın normalde bugün sokağa çıkmaması lazım ama burası Türkiye, yersen misali yürüyor her şey...
Gerginlik büyük zarar verdi Yaratılan gergin ortam Türk futboluna büyük zarar verdi. Bunu zamanla daha iyi anlayacağız. Hardal tanesi kadar vicdanı olan muhasebesini iyi yapmalı, gelecek sezona bu çirkinlikler taşınmamalı. Bakın, F.Bahçe "hırsız" dediği hakemlerin yönetiminde şampiyon oldu. Beğenmediği federasyondan kupa alacak. Hiçbir kişi ya da kurumu bu kadar yıpratmamak lazım. Çünkü hepimiz aynı geminin içindeyiz. Bu futbol bizim. Marka değerini korumalıyız.
Selçuk Yula- F.Bahçelilerin de söylediği tek bir şey var; "Her şeye rağmen şampiyon olduk." Buna yüzde yüz katılıyorum. F.Bahçe, federasyon ve hakemlere rağmen şampiyon olduysa gücüne saygı duymak lazım. Haftalarca verilmeyen penaltılar hâlâ hafızalarda duruyor. Elimde FBTV'nin hazırladığı bir kaset var. Bu kaset bu yılın ibret vesikasıdır. F.Bahçe bileğinin hakkıyla şampiyon olmuştur. Zaten öteki türlü gücü olsa, başkan aynı başkan, yönetim aynı yönetim, geçen yıl Denizli'de şampiyonluğu vermezlerdi.