Yazıma FOTOMAÇ okurlarına merhaba diyerek başlamak istedim. Hem yeni sezonun, hem de FOTOMAÇ ailesine katılmış olmanın heyecanını yaşıyorum bugün. Olimpiyat Stadı'na geldiğimde içimden, "Umarım güzel bir maç olur. Şampiyon kaldığı yerden devam eder, Abdullah Avcı'nın talebeleri ise şirin ve sevimli futbolunu ortaya koyar" dedim ama nafile. Sanki elemeli
Avrupa Kupası maçı gibi başladı müsabaka. İki takımın da sahaya hücuma dönük bir kadro ile çıkması bile, kilidi çözmeye yetmedi ilk 25 dakikada. Mustafa Denizli yine Yusuf'u sol çizgide başlattı. Tello'dan "ideal 10 numara" yaratmaya çalışan Denizli, maçın 29. dakikasında saha içerisinde yaptığı Yusuf-Tello değişikliği ile maçın da kaderini değiştirdi. Aynı Denizli'nin savunma kurgusundaki değişikliğini de ayrıca konuşmamız lazım... Geçen sezonun şampiyon savunmasından eser yoktu dün sahada. Hadi Ferrari, İsmail ve Erhan yeni transfer diyelim... Sivok da bunlara Fransız kalan bir görüntü sergiledi. İbrahim'in ders niteliğindeki golünü yönetmen Musa Çözen'den alsınlar, evlerine götürsünler, bol bol izlesinler. Kaleci Hakan'ın topa vurulmadan köşe tercih edip atlamasını da unutmamak lazım. Bu savunma siyahbeyazlıların başını daha çok ağrıtır. İkinci yarıdaki Yusuf-Nihat ve Holosko-Bobo değişikliği de çare olmadı. Forvetteki verimi artıran ve ilk yarıdaki dört net gol pozisyonunun içindeki Holosko'nun çıkmasını anlamak mümkün değil.
Acil çözüm gerekli Kimse "Sezonun ilk maçıydı" bahanesinin arkasına sığınmasın. Bu takıma transfer şart. Demirören'in elini çabuk tutup son transferi takıma katması lazım. Veya mucize Dr. House kimliğinde birini bulup, Delgado'yu bir an önce iyileştirmesi gerekli. Orta alandaki bu boşluk, rakip takımın da iştahını kabartıyor. Çıkarken sıkıntı yaşayan Beşiktaş'ın, Şampiyonlar Ligi'nde karşılaşabileceği sorunlar can sıkıyor. Belediye'nin elinde İbrahim dışında kaleyi, golü düşünen bir futbolcu daha olsa, aman Allahım!.. Sonuçta Beşiktaş, Süper Kupa'daki tablonun aynısını sergiledi. Ve yine galibiyet yok, yine yok!..