Fenerbahçe
Galatasaray  
Beşiktaş  
Trabzonspor  
Süper Lig  
2. & 3. Ligler  
Aktüel  
Yazarlar  
Fikstür  
Ana Sayfa  
     

G.Sarayda hiç bir şey gizli kalmayacak


Geçen yıl Avrupa Kupaları'na katılamayan G.Saray son haftaya kadar zirveye oynadı. Olmadı, olmadıysa tek suçlu Hagi mi?

***

Sancılı başlangıç

Hagi, alınmaya-cağını bilmesine karşılık 10 numaraya bir oyuncu transfer edilmesi için ısrar etti Bratu ve Petre konusu da yönetim ile Rumen teknik adam arasına kara kedi girmesine yol açtı Nitekim bu sorunlar Ayhan Akbin olayı ile patlak verdi. Akbin gitti, Ali Gürsoy küstü.

Bir sezon değerlendirmesi yapacağız ama bu başarı mı, başarısızlık öyküsü mü siz karar vereceksiniz. G.Saray'ın 100. yılında ligde üçüncü olması, Türkiye Kupası'nı kazanması kimine göre başarı, kimine göre başarısızlık. Perde arasını aralarsak öykünün kahramanlarının başarılı olup olmadığına daha sağlıklı karar verebileceksiniz. Öykünün baş kahramanı Hagi olacak doğal olarak. Hocası Fatih Terim'den devraldığı bayrağı nereye getirdi! Bir yıl önce Avrupa kupalarına katılamayan takım, ligin son iki haftasına kadar şampiyonluğu kovaladı mı? Kovaladı. Peki daha iyisi olabilir miydi? Olurdu. Olmadıysa tek suçlu Hagi mi? Elbette değil. Hagi, bir önceki sezonun sonuna doğru gelmiş ve takımı tanıma fırsatı bulmuştu. Zaten göreve getirilişinin en önemli etkenlerinden birisi de Türkiye'yi ve Galatasaray'ı çok iyi tanıyor olması değil miydi?

TOMAS AZ DAHA KAÇIYORDU
Ardından Hagi, teşhisi koydu; "Galatasaray'ın öncelikli sorunu defans. Defansımızı sağlamlaştıracağız sonra benim gibi saha içinde liderlik yapacak bir oyuncuya ihtiyacımız var." Transferde defans sağlamlaştırıldı ancak Tomas ve Song, Hollanda kampına değil ancak sezonun başlamasına 10 gün kala yapılan Amerika kampına gelebilmişlerdi. Tomas'ın transferi öncesinde Galatasaray yönetimi uzun süre kararsızlık yaşadı. Yönetim, Tomas'ın Türkiye içinde menajerliğini yapan Ali Egesel ve Ogan Tarhan'ın yoğun ısrarları sonucu bu transferi düşünmeye başladı. Üstelik başkan Canaydın, Fenerbahçe formasını yere attığı için Tomas'ın transferine sıcak bakmıyordu. Araştırmalar sonucu en ucuz transferin Tomas olacağı başkana iletildi. Tomas'ın bonservisi için yapılan pazarlığın sonunda, 50 bin dolar yüzünden iş bozulma noktasına geldi. Sonuçta; Tomas gerekirse bonservisi için 50 bin doları cebinden vereceğini söyledi. Hırvat oyuncunun bu jesti karşısında sarı-kırmızılı yöneticiler fazlasıyla etkilendiler. Ardından 50 bin doları Tomas'a ödetmeyip, kendileri verdiler ve transfer gerçekleşti. Menajer ısrarı ile yapılan transfer sonuçta Galatasaray'ın en yararlı oyuncusu oldu.

DAKİKA BİR KRİZ BİR
Galatasaray sezona birçok acaba ile giriyordu. Ancak hazırlık kampının son aşamasında New York'ta oynanan maçta sarı-kırmızılı ekibin 2 ay öncesinin Şampiyonlar Ligi şampiyonu Porto'yu 2-1 yenmesi yönetime de, taraftara da güven verdi. Üstelik Hagi'nin kendi ayarında istediği 10 numara henüz alınamamıştı. Alınacağı da yoktu ama Hagi sezon boyu istemeye devam etti. Rumen hocanın transferdeki isteklerinin yanı sıra yönetimin işine karışması da rahatsızlık yaratıyordu. Bratu'nun gönderilmemesini istemiş, yönetim dinlememişti. Hatta Petre'nin de gönderilmesi için Hagi'ye gerekli mesaj iletilmişti. Bir de Hollanda kampında Ergun Gürsoy'un asistanı olarak görev yapan Ayhan Akbin'in bulunması Hagi'yi nedendir bilinmez rahatsız ediyordu. Ve Hagi ile kendisini bu göreve getiren Gürsoy arasındaki ilk kavga orada patladı. Ayhan Akbin futbol takımından uzaklaştı. Bu olay sonrasında Ergun Gürsoy'un oğlu Ali Gürsoy da resmi olmasa da yönetimden ayrıldı, toplantılara katılmamaya başladı. iLK

BÜYÜK HATASINI YAPTI
Galatasaray sezonun ilk yenilgisini Gaziantep deplasmanında son dakida yenilen şanssız bir golle aldı. Bu gol öncesinde Hagi'nin orta sahadan iki oyuncuyu çıkarıp dört forvetle Gaziantepspor'a saldırması pahalıya mal oldu. Hagi'nin yaptığı değişiklikler 3 puanı getirmeyip eldeki bir puanı da götürmüştü. Hagi'ye ilk olumsuz eleştiriler gelmeye başlamıştı. Bu mağlubiyet sonrasında Galatasaray, Fenerbahçe'nin gerisine düşmüş ve sezon boyunca da ezeli rakibini yakalamayı başaramamıştı. 100. yıl camiayı ve futbolcuları motive ederken, bir yandan baskı ve stresi de beraberinde getiriyordu. Hagi ise artık ezberlenen bir sistem kurmuş takımı 4-4-2 oynatıyor ve sakatlık ya da kart cezalısı olmadığı sürece kadroyu da bozmuyordu.

YEDEK FUTBOLCULARI GERDİ
Galatasaray haftalar ilerledikçe daha iyi futbol oynamaya başladı. Kalede Mondragon, Fatih Terim'li iki yılın aksine çok daha başarılıydı. Savunmanın ortasında Tomas ve Song mükemmel uyum sağlamış ve Galatasaray basit goller yeme illetinden kurtulmuştu. Hakan Şükür beklenen golleri atmaya başlamış ve Necati Ateş de, kendisinden beklenenin fazlasını vermiş hatta milli takıma çağrılmıştı. Bunlar Galatasaray'ın görünen pozitif taraflarıydı. Ancak sürekli yedek kalan Ümit Karan, Volkan hatta Bülent Korkmaz genç teknik adam için pek iyi şeyler düşünmüyorlardı. Rumen teknik adamın kadroda fazla alternatifinin olmadığı doğruydu. Ancak o eldeki alternatifleri de hiç hesaba katmıyor ve küskünlüğü artırıyordu. Hele sezon sonuna doğru Bülent Korkmaz ile yaşadığı küskünlük iki taraf için de kesinlikle acı vericiydi.

KAPTANIN KİMYASI BOZULDU
Tomas ve Song'un uyumu tartışılmazdı. Ancak Hagi, Bülent'i hepten unutmuş hatta bazı maçlarda vakit geçirmek için son dakikalarda sahaya sürmüştü. Bu gidiş elbette yılların kaptanını yıpratmış, Hagi'ye ve hiç kimseye belli etmese de kırılmıştı. Disiplin ve istikrar abidesi Bülent Korkmaz, futbol hayatında ilk kez bu dönem bazı kuralları ihlal etmeye başlamıştı. Kampa geç geldiği ve Hagi'den izin almadan erken çıktığı oluyordu. Hagi futbol oynadığı yıllarda Bülent ile aynı odada kalıyordu. Hocası olunca muhteşem dostluk bozuldu. Sezon sonuna doğru ise Trabzon'daki Sebat maçında patlak verdi. İlk yarıdaki kötü futbola Hagi çıldırmış ve eski takım arkadaşlarının kendisini desteklemediğini ima eden konuşmalar yapmaya başlamıştı. Hagi, Bülent'i kastediyordu ama önce Arif alındı ve Hagi ile tartışmaya başladı. Böylece Hagi ile küskünler arasında Arif de katılmış, takımın başına geçtiği dönemde dört elle sarıldığı yakın arkadaşları ile arası açılmıştı.



KONUYLA İLİŞKİLİ DİĞER YAZILAR
Sancılı başlangıç
Conceıcao İçin İzmarit Bile İçtiler

Gerets kanunları
Hagi'yi alkışlarla uğurlamak...
Ragıp imzaya kaldı
Kolay yolu seçmedim
Fahri yattı
H.Yakın: Kalırım
Gücüm yerinde
 
F.Bahçe 100. yıl rövanşını aldı!
F.Bahçeliler, Galatasaray' ın 100. yılına (2005) denk gelen iki...
Aziz Yıldırım...
F.Bahçe, yıldız futbolcuyu Rus...
Zirvenin efendisi
F.Bahçe geçen sezonun aksine bu...
Juanfr-Ankara' ya
Beşiktaş yönetimi devre arasından...
Bu fırsatı kaçırmam
Yıllarca fedakârlık yaptığını...
Şeytanın bacağını kırdım
Trabzonspor hayalimdeki büyüktü,...
Güven' e kötü haber!
Trabzonspor ile ön protokol yapan...

Fenerbahçe | Galatasaray | Beşiktaş | Trabzonspor | Süper Lig | 2 & 3 Ligler | Aktüel | Yazarlar | Sayısal loto | Süper toto | Şans topu | Ana Sayfa

Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
Merkez Gazete Dergi Basım Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Üretim ve Tasarım  Merkez Bilgi Grubu