Fenerbahçe
Galatasaray  
Beşiktaş  
Trabzonspor  
Süper Lig  
2. & 3. Ligler  
Aktüel  
Yazarlar  
Fikstür  
Ana Sayfa  
     

Galatasaray 100. yılda Fenerleşti


* Yıllardır Boğaz'ın karşı yakasındaki ezeli rakibin içindeki gruplaşmaya hayret ve ibretle bakan G.Saray bu sezon aynı akibete uğradı
* Özhan Canaydın dışardan destek alamadı, sportif başarısızlığı keyifle seyreden Galatasaraylılar oluştu.


***

Cimbom Fenerleşti

Ezeli rakibin kulüp içi çekişmelerine yıllardır tebessümle bakan Galatasaraylılar, Fenerbahçeli gruplar gibi davranmaya başladı. Yönetim dışarıdan destek alamaz hale geldi. Canaydın da bu kişilere yanaşmayı başaramadı. Sportif başarısızlıkları, keyifle seyreden Galatasaraylılar oluştu..

Faruk Süren 2001 yaz başında kendi yönetimi içinde tartışmalarla görevi bırakmak zorunda kaldı. Süren'e göre arkadan vurulmuştu. Vuran da Mehmet Cansun'du. Faruk Süren'in "Neron'uydu" Mehmet Cansun. Olağanüstü kongrede Cem Uzan'ın desteklediği Ateş Ünal Erzen'e karşı başkan olan Mehmet Cansun, 8 ayda aslında çok önemli işler yaptı. Futbol takımını yaz başı sezon hazırlık kampına gönderecek para bile yoktu kulübün kasasında. Olağanüstü zor şartlarda kurulan kadro sezonu şampiyon bitirdi. Bilindiği gibi son 8 haftada başkan Özhan Canaydın idi. Mehmet Cansun, 2002 Mart ayında kulübü Özhan Canaydın'a devrederken banka borçları 14 milyon dolara indirilmişti. Hatırlanacağı üzere Mehmet Cansun, Sportif A.Ş.'nin yüzde 15'ini borsada halka açmış ve 20 milyon dolar gelir sağlamıştı. Ama bu bir yandan da gelecekte kulübün gelirlerinin azalması anlamına geliyordu. Tıpkı AIG'ye hisse satıldığı gibi.

GELİR GİDERİ KARŞILAMIYOR
Mehmet Cansun, Özhan Canaydın'a bayrağı teslim ederken banka borçlarının 14 milyon dolara indiğini belirtmiştik. Futbolculara olan borçlar ise 9 milyon dolardı. Faruk Süren döneminde de futbolculara olan borçlar 9 milyon dolardı. Özhan Canaydın kulübün ne durumda olduğunu biliyordu. Hazırlıklı gelmişti. Ama Canaydın'ın hazırlıklı olmadığı kayıtsız borçlar da karşısına çıkmadı değil. Yani, Florya'nın kapısından giren bir menajer kulüpten 500 bin dolar alacağı olduğunu söyleyebiliyordu. Sözleşmelerde yoktu ama Cansun döneminde kendisine verileceği vaadedilmişti. Buna benzer çok olay yaşandı. Ve küçük küçük yüzlerce borç vardı. Canaydın bu borçları toparladı tek kaleme, yani banka kredisine Evet Galatasaray'ın elektrikçiye, ona buna borcu kalmamıştı ama Terim dönemindeki yanlış transfer politikasının katkılarıyla banka borçları yeniden yükselmeye başladı. Şimdi Galatasaray'ın banka borcu 70 milyon doların üzerinde ve yılda 15 milyon dolar faiz bu borca ekleniyor. Açıkcası Galatasaray ayda bir milyon doların üzerinde sadece faiz ödemek zorunda. Peki kulübün bir aylık geliri ne kadar? Faize bile yetmez.

BEŞİKTAŞ MECBUR BIRAKTI
Özhan Canaydın, Fatih Terim ile birlikte futbolda yaşanılan iki başarısız yılla çok yıprandı. Vaadlerinin birçoğunu yerine getirememişti. Aslında hangi dileği gerçekleşmişti ki? Bütün bu sıkıntılar üstüne Galatasaray Spor Kulübü 100. yılını kutlayacaktı. Şanssız bir durumdu. Kulübün 100 milyon doların üzerinde borcu varken, 100. yıl kutlanacaktı! Üstelik Beşiktaş 100. yılında şampiyon olmuş, Galatasaray'ın taraftarına karşı olan yükümlülüğünü artırmıştı. Fatih Terim'in ayrılışından sonra taraftarın yarasına Hagi pansuman olmuştu ama futbol takımı sezona acabalar ile giriyordu. Aslında pek çok kişi biliyor ki sezon başında, hem camiada hem taraftarda şampiyonluğa inanç yoktu. Çünkü son yıldaki gelişmeler, sportif başarılar camiada kenetlenmeyi değil, sevgisizliği getirdi. Faruk Süren-Alp Yalman çekişmesinden başlayan kulüp içi sevgisizlik ortamı birçok kişiye sıçradı. Kongrelerde birbirlerini gördüğünde yapmacık sevgi gösterileri sunan rozetli Galatasaraylılar, arkalarını döndüğünde içten içe küfürler ediyordu.

BIÇAKCI NEDEN BAŞKAN OLDU!
Ezeli rakibin kulüp içi çekişmelerine yıllardır tebessüm ve hayretle bakan Galatasaraylılar ne olduğunu anlamadan, Fenerbahçeli gruplar gibi davranmaya başladılar. Bir örnek; 15 yıl önce Alp Yalman başkan iken, Faruk Süren bayan basketbol takımına yönetimde olmamasına rağmen destek verebiliyordu. Şimdi öyle mi? Yönetim amatör şubelere dışardan destek, sponsor arayışına girdi ama kimseyi bulamadı. Bununla birlikte Özhan Canaydın da, bu tür kişilere yanaşmayı ve sevgisini kazanmayı başarabildi mi? Maalesef hayır. Sportif başarısızlıkları uzaktan, belki de keyifle seyreden Galatasaraylılar oluştu. "Madem Özhan Canaydın yıllardır başkanlığı istiyor. Görelim nasıl hazırlanmış" havasındaydılar. Camia bu halde iken, Galatasaray yeni sezona yeni Futbol Federasyonu ile girdi. Levent Bıçakcı, Galatasaray Kongre Üyesi. Ama kime sorsan, Aziz Yıldırım'ın Bıçakcı'yı seçtirdiğini söylüyor. F.Bahçe Kulübü geçmiş yıllarda Fenerbahçe Üyesi olan Şenes Erzik ve Abdullah Kığılı gibi iki başkanı devirmişti. Aziz Yıldırım'ın, bir Galatasaray Kongre Üyesi'ni federasyon başkanı yapma düşüncesinin altındaki niyeti ne olabilir? Bu sorunun cevabı araştırılmalı. Başkan Özhan Canaydın'ın en önemli eksiği bu; Galatasaray'ı sporun bütün kurumlarında sahipsiz bıraktı. Futbol Federasyonu, Fenerbahçe'nin egemenliği altında. Canaydın'ın oluşturduğu boşluğu Aziz Yıldırım ve ekibi doldurdu. Sonucunda; parasız, moralsiz Galatasaray bir de saha dışı etkenler ile yıpratılmaya başlandı.

SEYRANTEPE HERŞEYİ OLDU
Galatasaray'ın yıllardır hayalini kurduğu stat projesi son bir yılda umulmadık bir yola girdi. Ali Sami Yen'in yıkılıp, yerine modern stat yapılma projesi rafa kalktı ve özellikle hükümetin de yönlendirmesi ile stat projesi Seyrantepe'deki araziye kaydı. Bu proje son derece olumlu proje, gerçekleşirse Galatasaray bir başka boyut kazanacak. Gerçek anlamda dünya kulübü olacak. Bu yüzdendir ki ezeli rakiplerin Seyrantepe'yi engelleme çalışmaları bürokratik yollarla inanılmaz bir şekilde sürüyor. Ve bir yıldır başkan Özhan Canaydın, yönetici Refik Arkan ile birlikte gecesini gündüzünü Seyrantepe Projesi için harcamaya başladı. Başkan için, 100. yıl, şampiyonluk, amatör branşlar arka planda kaldı. Başkanın futbol şubesine desteğinin azalması, Ergun Gürsoy'un yıllar öncesinin enerjik yöneticisi olmaması, futbol takımının işini zorlaştırdı. Son derece özveri ile çalışan Fatih Gökşen de herşeye yetişemedi. Zaten futbol şubesinde sorunların yüzde 90'nını parasızlık oluşturuyor. Ve hiçbir yönetici kendi cebinde bunu karşılayacak ekonomik güce sahip değildi.



KONUYLA İLİŞKİLİ DİĞER YAZILAR
Cimbom Fenerleşti
Yarın

Ateşe devam
Pes etmek yok
Canaydın iyi ki futbolcu degil
Cimbom'da karartma
Bahaneleri kalmadı
Yenilgiyi beklemiyorduk
GS 1905 tescillendi
Hannover Yolcusu
Ribery moralsiz
Beşiktaş'a gidiyor
Büyük maç bugün
Avrupa sensiz çekilmiyor
 
Mandrake gelsin!..
Son iki haftada atılan 90+3 golleri olmasaydı nasıl bir tablo ile...
Hesap-Kitap Değil Guru...
F.Bahçe' de şampiyon- luğun...
Kanarya' nın kupa kızları
Beşiktaş' ı yenerek Türkiye...
Yıldızlar Kadıköy' de...
"Bizim için dönüm maçı. Lider...
Hoca ister biz alırız!
Başkan Yıldırım Demirören, "Rıza...
Tam bir profesyonel
Metin Akbaşoğlu, transfer...
Vefalı Şenol Güneş
1. Karadeniz Kitap ve Kültür...

Fenerbahçe | Galatasaray | Beşiktaş | Trabzonspor | Süper Lig | 2 & 3 Ligler | Aktüel | Yazarlar | Sayısal loto | Süper toto | Şans topu | Ana Sayfa

Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
Merkez Gazete Dergi Basım Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Üretim ve Tasarım  Merkez Bilgi Grubu