İslam aleminde yardımlaşma, fedakarlık ve Allah'a yakınlaşmanın en güzel vesilelerinden biri olan Kurban Bayramı için geri sayım sürerken, mali mükellefiyetler de gündemin ilk sıralarına yerleşti. Kurban, belirli şartları taşıyan kişilerin yerine getirmesi gereken mali bir ibadettir. Hanefi mezhebine göre vacip, Şafii ve diğer mezheplere göre ise müekked sünnet olarak kabul edilen kurban ibadeti, toplumsal adaleti ve dayanışmayı pekiştirir. Ancak bu ibadetin geçerli olması ve kişiye borç teşkil etmesi için İslam fıkhının belirlediği bazı temel kriterler mevcuttur. Vatandaşların ibadetlerini huzur içinde ve doğru bir şekilde yerine getirebilmesi amacıyla, kurban kesmekle sorumlu olan kişilerin taşıması gereken şartları, Diyanet'in açıklamalarına göre derledik. İşte detaylar!

KURBAN KESMEK KİMLERE FARZDIR?
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu'nun fıkhi bilgilendirmelerine göre, bir kimsenin kurban kesmekle yükümlü (sorumlu) olabilmesi için şu şartları bir arada taşıması gerekmektedir:
- Müslüman Olmak: Kurban ibadeti, İslam dininin bir şiarı olduğu için yalnızca Müslüman olan kişilerin yerine getirmesi gereken bir yükümlülüktür.
- Akıllı ve Ergen (Bâliğ) Olmak: Hanefi mezhebindeki bazı fıkıh alimlerine göre zengin olan çocuk ve akıl hastalarının mallarından da velileri tarafından kurban kesilmesi gerektiği savunulsa da, genel olarak kabul gören fetvaya göre kurban kesecek kişinin akıl sağlığının yerinde ve ergenlik çağına ulaşmış olması şarttır.
- Yolcu Olmamak (Mukim Olmak): İslam dini, seyahat halinde olan kişilere kolaylıklar tanımıştır. Dinen yolcu (seferî) sayılan kişilerin kurban kesme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak yolcu olan bir kimse, kendi isteğiyle kurban keserse bu ibadeti geçerli olur ve sevabını alır.
- Dinen Zengin Olmak (Nisap Miktarına Ulaşmak): Kurban kesmenin en kritik şartı maddi güçtür. Temel ihtiyaçlarının ve borçlarının dışında, belirli bir mali birikime sahip olan kişilerin kurban kesmesi dinen zorunludur.

DİNEN ZENGİNLİK ÖLÇÜSÜ (NİSAP MİKTARI) NE KADARDIR?
Kurban ibadetinde zenginliğin ölçüsü, zekatta olduğu gibi "nisap miktarı" ile belirlenir. Kişinin asli ihtiyaçları (evi, arabası, ev eşyaları, mutfak giderleri, giyecekleri) ve varsa borçları çıktıktan sonra elinde 80.18 gram altın veya bu altın miktarının değerinde nakit para, ticaret malı ya da ihtiyaç fazlası mülke sahip olması gerekir. Kurbanda zekattan farklı olarak, bu paranın veya malın üzerinden bir yıl geçmesi (havelan-ı havl) şartı aranmaz. Kurban Bayramı günlerinde bu zenginliğe sahip olan her Müslümanın kurban kesmesi vaciptir.

BORCU VEYA KREDİSİ OLAN KİŞİ KURBAN KESEBİLİR Mİ?
Vatandaşların en çok ikilemde kaldığı konulardan biri de borçluluk durumudur. Diyanet bu konuda çok net bir ayrım yapmaktadır: Eğer bir kişinin mevcut borçları, elindeki birikiminden düşüldüğünde kalan miktar 80.18 gram altının (nisap miktarının) altına iniyorsa, o kişinin kurban kesme yükümlülüğü ortadan kalkar. Ancak ev, araba veya uzun vadeli ticari krediler gibi taksitli borçları olan kişiler, o ayki taksitlerini ödedikten sonra geride kalan nakit veya birikimleriyle nisap miktarını koruyorlarsa kurban kesmekle yükümlüdürler. İslam dini, kişiyi asli ihtiyaçlarından ve borç ödeme gücünden mahrum bırakacak şekilde ibadet etmeye zorlamamaktadır.
