Galatasaray Başkanı Duygun Yarvusat, daha önce "Kaçtı, giti" diye açıklamalar yaptığı eski başkan Ünal Aysal'ın kendisine yönelik 'Bir lafa bakarım lafı mı diye bir söyleyene bakarım adam mı diye' yantını yorumladı. Bu sözlerden dolayı incinmediğini söyleyen Yarvusat; "Bu Mevlana'nın sözüdür. O Mevlana'yı bilmez zaten ona da birisi söylemiştir" diye konuştu.
Başkan adayları arasında Turgay Kıran ve Adnan Öztürk isimlerinin ön plana çıktığının hatırlatılması ve kendisinin aday olup olmayacağıyla ilgili olarak da Yarsuvat, "Aday sayısı fazla olabilir. Benim aklımdan geçen bir aday var o da ben değilim. Birisini de işaret etmeyeceğim" ifadelerini kullandı.
Aday olmayacağının altını çizen Yarvusat, "Öyle geldim, öyle gidiyorum. Bu yönetimden kaç kişinin yeni yönetimde olacağı konusunda bilgim yok. Çok gizli konuşuyorlar, bana haber vermiyorlar. Kapalı kapılar arkasında konuşuyorlar" diyerek kesin kararını açıkladı.
Geçen yıllarda yanan Galatasaray Üniversitesi'nin yeniden yapımının proje aşamasında olduğunu vurgulayan Yarsuvat, "Başkanlığı bıraktığımda da normal hayatıma devam edeceğim. Şu andaki normal değil. Kulüp meseleleriyle uğraşıyoruz. Orada daha çok vakit harcıyoruz. Başkanlığı bıraktıktan sonra ağırlığı üniversiteye vereceğim" diye sözlerini bitirdi.
Yarsuvat: "Ataman, kendisine gelmesi için tokat atmış"
Galatasaray Kulübü Başkanı Duygun Yarsuvat, güncel konular görüşmelerinin ardından kürsüye gelerek, üyelere açıklamalarda bulundu.
Galatasaray Liv Hospital Başantrenörü Ergin Ataman'ın genç oyuncu Göktürk Ural'a tokat atması konusuna değinen Yarsuvat, sporcunun kendilerine gelmeden, babasıyla önce bir gazeteye açıklamada bulunup, ardından da federasyona şikayetçi olduğunu anlatarak, "Artık bizim yapacak hiçbir şeyimiz yok. Ben hep söylerim, 19 yaşına gelmiş üniversite öğrencisinin ya da oyuncunun velisi olmaz. Bu sporcumuzun gazeteye, federasyona gitmeden önce, bize gelmesi gerekirdi. Demek ki bizi, kulüp yönetimini dikkate almıyor, 'ben istediğimi yaparım' diyor" diye konuştu.
Olayın ertesi günü Ataman'ın savunma vermek için federasyona gitmek zorunda kaldığını aktaran başkan Yarsuvat, "Buna rağmen hocayı da çağırdım ve konuştuk. Olayı bana anlattı. Oyuncunun ağzından ise dinleyemedim çünkü gelmedi. Ataman, bu genç çocuğun müsabaka sırasında kötü oynadığını, soyunma odasına gittiklerinde de uyarmak için kendisine gelmesi için tokat attığını söyledi" ifadelerini kullandı. Yarsuvat'ın bu sözlerine üyelerden, "Başkan inandın mı?" ifadeleriyle tepki geldi.
Yarsuvat, spor yapmış olanların bu durumu anlayacağını söyleyerek, "Ben şahsen Türkiye'nin ve Avrupa'nın en iyi koçlarından olan hocamızı cezalandıramam. Ben gidiyorum, yeni gelen yönetim isterse cezalandırsın" değerlendirmesinde bulundu.
"Atletico Madrid'le ihtilaf var"
Duygun Yarsuvat, Soma'daki maden faciasında yaşımını yitirenlerin ailelerine destek olmak amacıyla İspanyol ekibi Atletico Madrid'le oynanan yardım maçının gelirinin ihtiyaç sahiplerine aktarılamaması konusuna açıklık getirdi.
Bu konunun ağızlarda sakız olduğunu söyleyerek duyduğu rahatsızlığı dile getiren başkan Yarsuvat, şöyle devam etti:
"Soma'ya yardım amacıyla üç farklı organizasyon yapıldı. İlki TFF Süper Kupa'da Fenerbahçe ile karşılaştığımız maçtı. Hasılatı Soma'ya bağışlanacaktı ama federasyon oraya bir spor akademisi yapma kararı aldı ve bunun inşasına başladı. İkincisi, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Chelsea'nin katıldığı mini turnuvaydı. Buradan da bir şey gitmemiş. Fenerbahçeli dostlarımız, bir vakıf kurduklarını ve öğrencilere bu vakıf üzerinden burs vereceklerini bildirmişler. Bu da böyle kalmış. Bizimki ise 6 Ağustos 2014'te Atletico Madrid'le İzmir'de bir maç oynanmış. İspanyol ekibiyle yapılan bir anlaşma var. Bu anlaşma yürürlüğe girmiş, maç oynanmış. Resmi olarak 22 bin seyirci var. Fakat maçın 10 dakikasından sonra kapılar açılmış ve içeri biletsiz seyirci gelmiş. Anlaşmaya göre seyirci başına hasılattan pay almak istiyor Atletico Madrid ve bu işten 159 bin avro talep ediyorlar. Bizim hesabımıza göre, masraflar düşüldükten sonra bize düşen hasılat 106 bin avro. Elde kalan 106 bin avro. Kulüpler arası hesaplaşma yapılmadığı için para duruyor ama bunu biz ödeyeceğiz."
Derya Taşdelenler konusu
Başkan Yarsuvat, eski yönetici Derya Taşdelenler'in medyaya yansıyan, Galatasaray Kulübü'nün çeklerini ödemediği şeklindeki iddialarını yalanladı.
Özhan Canaydın döneminde mağazacılık biriminden sorumlu yöneticilik yapan Taşdelenler'in, oğlu üzerine açtığı firmalarla Galatasaray'a ürünler satmaya başladığını, aynı zamanda GS Store mağazalarına da ürün verdiğini söyleyen Yarsuvat, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Galatasaray yönetimi bu arkadaşımızı hep desteklemiş. İşlerini iyi idare edememiş, şirketlerini ve mağazalarını kapatmış, bize verdiği çekleri de ödememiş. Tutmuş 600 bin liralık bir üretim yapıp, zorla fahiş fiyattan satmaya çalışmış, bu da kabul görmemiş. Mağazacılıktan sorumlu olan bir profesyonel yöneticiyi, 'seni vururum, öldürürüm' diye tehdit etmiş. Bu tehdit üzerine stada 1 ay süreyle girememiş. Kulüp yönetimi ise bu adamın çeklerini icraya koymamış. Yani arkası yazdırılan çekler Galatasaray Kulübü tarafından tahsil edilme yoluna gidilmemiş. Burada Galatasaray'ın ne kusuru var. Kusur, o çeklerin zamanında tahsil edilmemesinde. Başımıza ne geliyorsa, biraz da bu iyi niyetten geliyor. Çekler icraya verilmemiş ama biz işleme koyacağız."
"Kalamış Tesisleri'nin kirası ödenmedi"
Yarsuvat, Kalamış Tesisleri'nin kira ödemesinin uzun süre yapılmadığını bildirdi.
Tesisteki işletmecinin, 2014 mayıs ayından itibaren kira ödemesi yapmadığını, daha sonra bir miktar para yatırıp kalan bölüm için sporculara yemek verdiği şeklinde fatura kestiğini belirten başkan Yarsuvat, "Bu faturaları da yetkileri olmamasına rağmen iki profesyonel çalışan imzalıyor. Bu yöneticiler, biz göreve başlamadan ayrılmışlar. 'Galatasaray'ın malı deniz, yemeyen domuz' düşüncesinden hareket etmişler" şeklinde konuştu.
